Cüzdan kitap kapağı

6. bölüm / 6

Cüzdan

6

Vaveyla Yazarı: Hayal Ergin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 6

Max, Ivana’yı kafeye getirdiğinde masadaki sohbet çoktan başlamıştı. “Sonunda ya!” dedi Ryan, Max’e bakarak. “Biraz daha geç kalsaydın siparişleri de sen verirdin.” Max sakince omuz silkti. “Beni beklemeseydiniz.” Sanki onu beklememe ihtimalimiz vardı. Sevgilisini bizimle tanıştıracaktı sonuçta. Max’in Ivana’yı ne kadar sahiplendiğini düşününce kızı pamuklara sarıp getirmediğine şaşırmıştım.

“Arkadaşlar, Ivana. Ivana, Ellie, Thomas, Ryan, Carl ve Noah.” Ivana gülümseyerek başını hafifçe eğdi. “Memnun oldum.” Max boş sandalyelerden birini gösterince Ivana teşekkür edip yanıma oturdu. Güzel bir yüzü vardı. Biraz da utangaç görünüyordu ama bunun yeni tanıştığı insanlarla ilgili olabileceğini düşündüm. Thomas ve Noah bir şey hakkında tartışıyordu. Ryan da arada ikisine laf yetiştiriyordu. Carl ise telefonunu masaya bırakmış ve Max’in anlattığı bir şeye gülüyordu.

Thomas ve Carl bir süredir grubumuza dâhildi. Geri kalanımız lisede tanışmıştık ama üniversiteyle birlikte herkesin hayatı farklı yönlere savrulmuştu. Yine de bazı arkadaşlıklar kaldığı yerden devam ediyordu. Ryan da bugün Max için buradaydı.

“Ne içiyorsunuz?” diye sordu Max yerine otururken. “Americano!” dedim hemen. Max gülümsedi. “Şaşırmadım.” Ben de gülümsedim. “Bu kadar belli mi?” Noah araya girdi. “Biraz. Buraya gelmeden önce de ne zaman kahve içeceğiz diye sordun.” Şımararak gözlerimi devirdim. “Çünkü kahvesiz yaşayamıyorum.” Ryan hemen karşılık verdi. “Hayır kızım. Sadece kendini kandırıyorsun.” Thomas güldü. “Max de aynı şeyi söylüyor ama kahvesini bitirene kadar kimseyle konuşmuyor.” Max hiç düşünmeden cevap verdi. “Çünkü siz konuşmaya değecek şeyler söylemiyorsunuz.”

Ryan kahkaha attı. “Carl da öyle. Sabah kahvesini içmeden adamın yüzüne bakılmıyor. Geçen onlara kalmaya gittim. Sigarasını ve kahvesini bitirene kadar yüzümüze bakmadı.” Carl başını kaldırıp hepimize baktı. “Benim hakkımda konuşmayı bitirdiniz mi?” Noah sırıttı. “Hayır. Daha yeni başladık.” Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Carl yalnızca başını iki yana sallayıp telefonunu yeniden eline aldı.

“Ben de bir süre baristalık yaptım.” dedi Ivana. Merakla ona döndüm. “Gerçekten mi?” Ivana başını salladı. “Evet. Üniversiteye başlamadan önce. Bir süre sonra insanların kahve siparişlerini kendilerinden daha iyi tanımaya başlamıştım.” Güldüm. “Bence bazı insanların ne içtiğini ezberlemek hiç zor değil.” Ivana gülümsedi. “Sen de onlardan biri misin?” “Kesinlikle.” “Peki ne içiyorsun?” Siparişlerimin çoğunu sayınca Ivana’nın yüzü aydınlandı. “Ben de aynısını seviyorum!”

Kahve siparişleriyle başlayan sohbetimiz kısa sürede derslere, hocalara ve üniversitede karşılaştığımız insanlara kadar uzandı. Masadaki herkes kendi arasında konuşurken Ivana’yla birbirimizi daha yakından tanımaya başlamıştık. Bir süre sonra bana dönüp gülümsedi. “Bir ara beraber kahve içelim. Bu grubun içinde doğru düzgün sohbet edemiyoruz.”

Ardından dilini çıkarıp Max’e baktı. Tam o sırada Max kolunu omuzlarına attı. İkisini yan yana görünce gülümsedim. Birbirlerine bakışlarından bile ne kadar mutlu oldukları anlaşılıyordu. “Kesinlikle,” dedim. “Bir de mümkünse bunlar olmadan.” Ryan hemen sesini yükseltti. “Duydum!” Ona baktım. “Duyman için söyledim zaten.” Ivana kahkaha attı.

Carl dışında masadaki herkes sohbete katılıyordu. O ise çoğunlukla dinliyor ve arada bir konuşulanlara gülümseyerek karşılık veriyordu. Birkaç kez göz göze geldik ama konuşmamız gerekmedi. Yine de onun ne düşündüğünü merak ettim. Acaba @user0211, Carl hakkında ne düşünüyordu? Onu tanımak istemeyeceği kadar ne biliyordu?

Ellie, Thomas’ın anlattığı bir olaya gülerken Carl’ın bakışlarının kısa bir an ona döndüğünü fark etmedi.

Kafeden çıktığımızda Max telefonuna baktı. “Benim işim çıktı. Ryan, bize bir el at.” Ivana’yla birkaç kelime konuştuktan sonra ikisi biraz uzaklaştı. Ryan başını sallayıp bana döndü. “Sen eve nasıl gideceksin? Bizim gideceğimiz yer senin evinin ters yönünde kalıyor.” Bugün beni buraya Ryan getirmişti.

Kendi arabam yoktu. Annemler bu konuda hâlâ fazlasıyla pimpirikliydi. Özellikle Chicago’daki evde yaptığım kazalardan sonra araba almam meselesini bir süreliğine rafa kaldırmışlardı.

“Taksiyle giderim ya.” dedim. Ryan hemen itiraz etti. “Saçmalama. Carl seni bırakır. Aynı tarafa gidiyorsunuz değil mi?” Carl anahtarlarını parmaklarının arasında çevirdi. “Evet, bırakabilirim.” Başımı iki yana salladım. “Gerçekten sorun değil.” Ryan itirazımı duymamış gibi Carl’a döndü. “Dostum, nerede oturduğunu biliyor musun? West Side, 72. Cadde.” Carl ellerini pantolonunun ceplerine sokup omuzlarını kaldırdı. Yüzünde son derece sakin bir ifade vardı. “Yolumun üstü.” Yeniden Ryan’a döndüm. “Gerçekten taksi çağırabilirim.” Ryan gözlerini devirdi. “Ellie, adam seni bırakabileceğini söylüyor. Uzatma.”

Bunu söyledikten sonra Max ve Ivana’nın peşinden yürümeye başladı. Birkaç adım uzaklaşınca arkasına dönüp seslendi. “Tamamdır, çözüldü o zaman!” eliyle okey işareti yaptı ve sonra da arabasına doğru ilerledi.

Ben yalnızca Carl’a baktım. “Sanırım karar benim yerime verildi.” Carl hafifçe gülümsedi. “Öyle görünüyor.” Bir kez daha itiraz etmeyi denedim. “Gerçekten işin varsa taksi çağırabilirim.” Carl başını iki yana salladı. “Yok, merak etme. Evim yakınlarda.” Merakla sordum. “Paylaşımlı evde mi kalıyorsun?” “Evet. Max ve diğer 2 kişiyle ev arkadaşıyız. Ama seneye kendi evime geçmeyi düşünüyorum.” Başımı salladım. “Anladım.”

Arabaya bindim ve emniyet kemerimi taktım. Carl motoru çalıştırırken camdan dışarı baktım. “Ben kimseyle yaşayamayacağım için doğrudan kendi evime çıktım.” dedim. Carl gülümsedi. “Bunu anlayabiliyorum.” Ona döndüm. “Bu kadar mı?” Carl kısa bir an bana baktı. “Ne bekliyordun?” Omuz silktim.

“Bilmiyorum. Belki bir soru falan.” Bir elini direksiyondan çekip kolunu orta konsola yasladı. Kısa kollu tişörtünün altından görünen bicepsleri dikkatimi çekmişti. Bakışlarımı hemen yüzüne çevirmedim ama kendimi fazla belli etmek de istemiyordum.

Onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Ders aralarında karşılaşırsak birbirimize saygıyla gülümsüyorduk. Hepsi bu. Yine de sade giyiminin içindeki marka detayları ve kendinden emin tavrı dikkatimi çekiyordu. Bakışlarımı sonunda ondan çektiğimde sanki bunu fark etmiş gibi sırıttı. “Peki, evinde yalnız yaşamak nasıl?” diye sordu. “Güzel. Kimse eşyalarıma dokunmuyor. Ne zaman istersem kahve yapabiliyorum. Müzik açabiliyorum. Kombinlerimi hazırlarken kimseye hesap vermiyorum.” Carl gülümsedi. “Özellikle kahve kısmı önemli.” Ona dönüp hevesle karşılık verdim. “Kesinlikle.”

Carl radyoyu açtı. Arabayı yola çıkardığında içeriyi düşük sesli bir şarkı doldurdu. “İstersen değiştirebilirim." dedi. Başımı salladım. “Yok, kalsın. Güzelmiş.” Bir süre müzik eşliğinde ilerledik. Yol sakindi. Konuşmak için kendimizi zorlamamıza gerek yoktu. Sessizlik de rahatsız edici değildi.

“Bu arada,” dedi Carl, “cüzdanını geri aldığında içindekileri kontrol ettin mi?”

Ona döndüm. “Evet. Neden?” “Bilmiyorum. Cüzdanını kaybettiğinde insanın aklına ilk kartları geliyor. Sonra diğer şeyleri unutabiliyor.” “Her şey yerindeydi.”

Bir an duraksadım. “Sanırım.”

Carl kısa bir süre sustu. “Fotoğrafların da mı?” Başımı ona çevirdim. “Ne fotoğrafları?" Bu kez o da bana baktı. Yalnızca bir anlığına. Sonra gözlerini yeniden yola çevirdi. “Cüzdanında fotoğraf olduğunu düşündüm. İnsanlar bazen sevdiklerinin fotoğraflarını yanlarında taşır.”

Kaşlarımı hafifçe çattım. “Ben bugün gruba cüzdanımda fotoğraf olduğundan bahsettim mi?” Carl direksiyondaki elini düzeltti. “Bilmiyorum. Bahsetmiş olabilirsin.” “Sanmıyorum.” “Önemli bir şey değil, Ellie.” Sesi hâlâ sakindi. “Sadece sordum.”

Başımı yeniden cama çevirdim. Belki de gerçekten önemli bir şey değildi. Cüzdanımın içinde fotoğraf taşıdığımı bilen tek kişi o değildi sonuçta. Yine de Carl’ın bunu nereden bildiğini hatırlayamıyordum.

Üstelik fotoğraflardan söz ettiğimde aklıma yalnızca biri geliyordu. Jackson’ın fotoğrafını hâlâ cüzdanımda tuttuğumu gruptaki kimseye anlatmamıştım. Bunu konuştuğum tek kişi, cüzdanımı bana geri veren user’dı.

Carl radyonun sesini biraz yükseltti. Ben de başka bir şey sormadım. Ama yolun geri kalanında aklım, konuşmayı ne kadar çabuk değiştirdiğine takılıp kaldı.

Eve vardığımızda teşekkür edip arabadan indim. Kapıyı kapatmadan önce Carl’a bir kez daha baktım. Sanki bir şey söyleyecekmiş gibi duruyordu.

Ama söylemedi.

21.46
elliehernandoz: sana bir şey soracağım

user0211: sor

elliehernandoz: bugün biri bana cüzdanımdaki fotoğrafları sordu

user0211: fotoğrafları mı?

elliehernandoz: evet

user0211: kim?

elliehernandoz: bugün arkadaşlarımla kafeye gittim ya

user0211: evet

elliehernandoz: dönüşte biri beni eve bıraktı

user0211: romantik bir başlangıç

elliehernandoz: ciddiyim

user0211: tamam tamam anlat

elliehernandoz: cüzdanımın içindekileri kontrol edip etmediğimi sordu

user0211: mantıklı bir soru

elliehernandoz: sonra fotoğraflarımı sordu

user0211: belki cüzdanında fotoğraf olduğunu biliyordur

elliehernandoz: nereden bilecek?

user0211: belki söylemişsindir

elliehernandoz: hayır. Jackson’dan kalan fotoğrafları sakladığımı kimseye söylemedim

user0211: emin misin?

elliehernandoz: evet

user0211: o zaman belki tahmin etmiştir

elliehernandoz: fotoğraf taşıdığımı tahmin etmek başka, içindekileri spesifik olarak sormak başka

user0211: ne sorabilirdi başka?

elliehernandoz: ya ama

user0211: ama?

elliehernandoz: bilmiyorum. sorusu tuhaf geldi

user0211: belki de fazla düşünüyorsun

elliehernandoz: sen neden bu kadar rahatsın?

user0211: ne yapmamı bekliyorsun ell?

elliehernandoz: bilmiyorum

user0211: öğrenince haber ver

elliehernandoz: sinir bozucusun

user0211: ama yine de bana yazıyorsun

elliehernandoz: çünkü seninle konuşmak hoşuma gidiyor ✔️✔️
elliehernandoz: bir şey desene

user0211: bunu beklemiyordum

elliehernandoz: ben de yazdıktan sonra fark ettim

user0211: silmek için geç kaldın

elliehernandoz: keşke silseydim

user0211: bence silme

elliehernandoz: neden?

user0211: hoşuma gitti

elliehernandoz: iyi geceler user

user0211: iyi geceler Ell

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.