Cinler Diyarı kitap kapağı

6. bölüm / 6

Cinler Diyarı

JEL İLE SONSUZLUK EVİ

Yazar: Egehan Tarım

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: JEL İLE SONSUZLUK EVİ

Greaw jel yaratığa bakıp kılıcını çekti. Yaratık kurbağaları yemeyi bırakıp Greaw 'a doğru döndü. Jake ve Eıra da hazır pozisyona geçtiler ve kolay bir savaş olacağını düşündüler. Greaw kılıcını iki eliyle tutup karanlık bir büyüyle kapladı ve kılıcı siyah bir renk aldı. Greaw'ın etrafında karanlık mır ve siyah karışımlı görülebilir bir aura çıktı, o aura kılıcı da kapladı. Greaw,sol ayağını hafif geriye çekip " KARANLIK YILDIRIM! " diye bağırıp, sanki bir yıldırım gibi saniyeler içinde 100 metre ötedeki jel yaratığına atıldı. Kılıcı ona soktuğu an patlama benzeri bir şey yaşandı ve jeller her yere neredeyse bir insan boyutu kadar (1.50) saçıldı. Jake ve Eira Greaw'a hayranlıkla baktılar ardından Greaw'ın yanına gidip nasıl bu kadar güçlüsün gibi şeyler söyleyip Greawı övüyorlardı ancak Greaw onlara değil onların arkalarına bakıyordu. Eira Greaw'a yüzüne bakması gerektiğini söyledi. Greaw "şuan Eiranın yüzünden daha önemli bir şey var" dedi ve arkalarını gösterdi. Jake ve Eira arkalarına döndüklerinde etrafa saçılan bütün jellerin tek bir vücut haline geldiklerini gördüler. Jake,greaw'a onları patlatmadan başka nasıl öldürebiliriz diye sordu. Greaw "yıldırım saldırısının bile patlatmaya sebep olduğunu varsayarsak muhtemelen tek çare kaçmak" dedi. Eira o ikisine korku ile baktı ve "virüs gibi çoğalıyor bunlar, ama ölim cüler virüsler gibi" dedi. Greaw ve Jake ilk başta Eiranın patlamadan dolayı böyle bişey söyledigini düşünseler de aslında 6 tane jel yaratığının olduğunu gördüler. Jake rüzgar hançeri kullanarak onları bir süreliğine de olsa saldıramıyacakları hale getiriyordu. Greaw'da karanlık yıldırım kullanarak jelleri patlatıyordu. O ikisi jelleri bölerken,Eira'ya oradan kaçıp maceracıların(cinler) loncasını bulmasını ve yardım istemesini söylediler. Eira aradan koşarak kaçtı ve maceracı loncasını aramaya başladı. Kasabaya doğru koşarak 10 dakikada vardı, bu sırada da Jake ve Greaw jel yaratıklarını kasabaya yön len memeleri için oyalayabildikleri kadar oyaladılar. Eira bu süreçte kasabaya varmıştı, kasabada loncayı aramaya başladı. Aceleyle etraftaki cinlere loncanın yerini sordu. Cinler ona en yakın loncanın bulunduğu yeri tarif ettiler ve Eira da oraya doğru koşarak gitti. Loncanın büyük kapısını sertçe açtı ve içeriye girdi. Bütün cinler Eiraya 3,5 saniye baktı ve sonra ise geri meşgul oldukları işlerine döndüler. Eira bağırarak "KASABANIN YAKINLARINDA ÖLÜMSÜZ BİR JEL YARATIK VAR! "dedi. Lonca dan 10 tane deneyimli maceracı yaratığı öldürmek için Eira ile yola çıktılar. Jake ve Greaw bu süreçte yaratığı oyalamak için epey yorulmuşlardı.Eira maceracılar ile birlikte jel yaratığına saldırdı. Maceracılar teker teker hızlı bir şekilde jel yaratıkları öldürdü. Bölündükçe öldürmeye devam ettiler ve git gide sayılarının arttığını ama boyutlarının ve güçlerinin azaldığını fark ettiler. Durmadan böldükçe böldüler ve en sonunda jeller 50 tane olmuşlardı ve boyları 1 metreye kadar inmişlerdi. Artık bir tehdit değillerdi. Maceracılar jel yaratıkları oldukları yerde bırakmayı düşündü. Jake " eğer yaratıkları böyle oldukları yerde bırakırsak, birleşip daha büyük bir tehdit olabilirler "dedi. Maceracılardan bir tanesi " ozaman ne yapacağız ellisini de kesmeye devam edersek en sonunda yüz, belkide yüzlerce olabilirler"diye yanıt verdi. Eira, jel yaratıkları hapsedebiliriz diye düşünüp herkese fikrini anlattı. Maceracılar onları aynı hapise koyarsak yine birleşip kocaman bir yaratık haline gelebileceklerini söyledi. Kendi aralarında biraz tartışıp jel yaratıkalrı için 50 farklı hücre yapmaya karar verdiler. Jake, aralarından sadece bir tanesini evcil hayvanı niyetine yanında götüreceğini söyledi. Greaw ve eira onu ne yapacağını sorduler Jake'e. Pembe, yumuşacık ve sevimli bir canlı jeli kimin istemeyeceğiniz sordu. Greaw ve Eira jel'in bir tehdit olabileceğini düşündüler ama yinede karşı gelmekten vaz geçtiler. Lurtia kasabasına doğru gittiler ve yolda nasıl konaklayacaklarını düşündüler. Greaw, onlara amcasının bu kasabada kaldığını söyledi. Greaw'ın Amcasının evine kalmaya gitmeye karar verdiler. Greaw'ın Amcasının evine geldiklerinde Jake ve Eira ya Amcasının garip biri olduğunu söyledi. Greaw kapıya tam tıklayacağı anda kapı bir anda anı bir hızla açıldı ve eli boşa düştü. Kapıyı açan kesinlikle amcası değildi ama kapının önündeki duvarda üç tane çizgi vardı. Eira bu çizgilerin üç haneli bir şifre olabileceğini düşündü. Üstünde ise doğru kitabı yerinden çekmelisin yazıyordu. Hemen yan taraftaki kitap rafında çekicekleirbi düşündüler. Bu üç çizgi de kitabın yerini gösterecekti. Şimdiki tek sıkıntı üç haneli kodu bulmaktı. Evi araştırmaya başladılar. Karnaşık bir evdi 5'ten fazla oda vardı ve bazı odaların içinde gizli bölmeler vardı. Üçe ayrılıp evi araştırmaya başladılar. Eira sağ ve sola doğru iki tarafa da gidilebilen koridorda sol taraftan gitti ve Jake ile Greaw da sağdan gitti. Eira'nın ilk karşısına çıkan odada kendi geldiği kapı dışında iki tane daha kapı vardı. Odayı araştırmaya başladılar ve osırada ise Jake ile Greaw birlikte sağ koridorda ilerlerken koridorun sanki sonsuz olduğunu düşündüler. Koridorun sonu gözüküyordu ve git gide daha çok yaklaşıyorlarmış gibi hissediyorlardı ama asla oraya varamıyorlardı. Eira ise odadaki kitaplıkta bir gariplik fark etti. Bütün kitaplar lacivertli ancak biri dışında, kırmızı kitap. Kırmızı kitabın 11. Sayfası dışında bütün sayfaları boştu, 11. Sayfada ise "3" yazıyordu. Eira bunun bir hane olduğunu düşünerek geri dönmek için geldiği kapıya bakmak için kafasını kitaptan kaldırdığı anda oda bomboş bir yer haline gelmişti. Sadece 3 tane kapı vardı ancak hangisinin geldiği kapı olduğuna karar veremiyordu. Jake ve Greaw ise bu koridorun bir sonunun olmadığını ve geri dönmeleri gerektiğini düşündüler. Arkalarına döndükleri anda hemen burunlarının dibinde bir kapı belirdi. İkiside korkup yerlerinden sıçradılar ve arkalarındaki jel'in üzerine düştüler. Jake ve Greaw jelden özür dilediler, jel ise anlamamış gibi onlara baktı. Jeli sevip geri arkalarını döndüklerinde kapının beş metre uzaklaştığını gördüler. Kapıya doğru ilerledikçe kapı uzaklaşıyordu ama arkalarındaki duvar yavaş yavaş üzerilerine geliyordu. Aralarında sıkışıp kalmamak için önlerindeki kapıya doğru ilerlemeye devam ettiler. Git gide efor harcıyorlardı ve bunun böyle devam ederse en sonunda yorgunluktan hareket edemez hale gelip arada şıkaşacaklarını düşündü Greaw. Jel yaratık Jake'in bacağını yere sabitleyip onun ayaklarını hiç oynatamamasına sebep oldu. Duvar üzerlerine doğru geliyordu ve jel kendini ikeye bölüp greaw'ın da ayaklarını tutunarak yere sabitledi. Sanki beton dökülmüş gibiydi hiç hareket edilemiyordu. Jake, sırf jel yaratığını yanına aldığı için bu kabusu geçemeyip öleceğini düşündü ve Greaw'a pişmanlık ile baktı. Duvar git gide üzerlerine geliyordu, kapı ile duvar arasında şıkışıp öleceklerdi. Duvar Jake'in burnunun dibinde geldi Greaw ise çığlık atıyordu. Tam osırada duvar içlerinden geçip gitti. Hiç birşey hissetmemişlerdi. Sanki hayal görmüş gibilerdi veya görmelerine sebep olunmuştu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…