Çıkmaz kitap kapağı

3. bölüm / 3

Çıkmaz

TUHAF OLAYLAR

Yazar: Ayşegül Erdoğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: TUHAF OLAYLAR

Tatlılardan sonra içecek faslına geçilmiş, insanlar sohbete dalmıştı. Bende gelen tuvalet ihtiyacından ötürü ayaklanmış ardından ne tarafa gideceğimi anlamak için etrafa bir göz gezirmiştim. Ben ayakta iken bana doğrulan bakışları hemen hissettim. Gözlerimi onlara doğru çevirdiğimde sanki suçüstü yakalanmışlar gibi hemen önlerine dönüp sohbetlerine devam ettiler. İlginç bir durumdu fakat artık bu durumlara alışmış gibiydim. Sandalyemi geriye çektim ve tuvalete doğru ilerledim. İlerliyordum ki birinin aniden omzuma dokunduğunu hissettim. Kafamı çevirdiğimde karşımda Meltemi buldum. Sorgulayan gözlerle ona baktığımda bana "Seninle gelmemi ister misin?" Dedi. "Gerek yok teşekkürler." Diye cevap verdim. Sonra dönüp tuvalete gittim. Artık şaşırmamaya çalışsam da mutlaka yine şaşıracağım bir şeyler gerçekleşiyordu. Nihayet tuvalete girdim, ihtiyacımı giderdim. Ellerimi yıkarken aynada kendimi inceleme fırsatı buldum. Suratım ilk geldiğim gibi parlak değildi. Gözlerim ışıltılı bir şekilde bakmıyordu. Sanki bir şey içimdeki ışığı söküp almıştı. Uzun süre gözümü kırpmadan dalgın bir şekilde kendimi seyrettim. Ta ki bir şey hızla kapının önünden geçene kadar. Hızla kafamı çevirdim ve açık kapının ilerisine baktım. Bomboştu. Belki de kuruntu yapıyordum. Ellerimi yasladığım lavabodan çektim ve kapıya doğru ilerledim. Daha varmadan çok net bir şekilde birinin önünden geçtiğini gördüm. Sensörlü ışık yandı ve söndü. Kapının önünde öylece duraksıyordum. Korkmuş muydum? Birinin tuvalet kapısının önünden geçmesi ne kadar anormal olabilirdi ki. Peki bu neden tüyler ürpertici geliyordu? Daha fazla beklemedim. Bir nevi ne olacaksa olsun gibi düşünüyordum. Biraz da merakıma yenik düşüyordum. Kapıdan çıktım. Sensörlü ışık bir kaç cızırtıdan sonra ortalığı tamamen aydınlattı. Etrafa göz gezdirdim. İzlendiğimi hissedebiliyordum. Sadece hissetmiyordum, neredeyse emindim. Başta yavaş adımlar attım hemen ardından kendimi savunmasız hissederek hızlandım. Sensörlü ışık kapandı. Karanlıkta kalmıştım. Panikle yolumu bulmaya çalışırken duvara çarptım. Kafamı sert vurmuştum. Ellerimle bir müddet kafamı ovaladıktan sonra ilerlemeye devam ettim. Yürüdüm, yürüdüm fakat herhangi bir ışık göremedim. Yemeğin olduğu salon çoktan gözükmeliydi. Kafamda soru işaretleri oluşmuşken arka tarafımda ayak sesleri duydum. Sert tabanlı ayakkabı giyen birinin ayak sesleri olmalıydı. Bana doğru yaklaşıyordu. Korkuyla olduğum yerde duruyorken ayak sesleri kesildi. Durmuştu. Tam arkamda bir yerlerde durmuştu. Ses çıkarmadan adım atmaya çalıştım. Belki arkamdaki beni duymadan burdan çıkabilirdim. Belki de zararsız biriydi. Olabilirdi. Ya da sadece kendimi avutmaya çalışıyordum. Bu fikir daha mantıklı gelmişti. Yavaşça ilerlemeye devam ederken önümde bir koşuşturma sesi duydum. Biri topuklu ayakkabılarla koşuyordu. Ardından da sert tabanlı ayakkabılarla biri onu takip ediyordu. Ya da kovalıyordu. Evet. Kovalıyordu. Belki de arkamdakinin de birazdan beni kovalayacağı gibi. Bir süre durdum. Bir kaç normal adım attıktan sonra koşmaya başladım. Bir yandan arkamı dinliyordum. Benimle birlikte koşan biri olacak mı diye. Gelmiyordu. Beni takip etmiyordu. Ben koşmaya devam ediyordum. Arada kafamı arkaya çeviriyor, biri geliyor mu diye dinlemeye çalışıyordum. Etraf zifiri karanlık olduğu için hiçbir şey görünmüyordu. Kimsenin beni takip etmemesi beni biraz rahatlamıştı. Bende koşarak daha fazla gürültü çıkarmak istememiştim. Sessiz olursam beni bulamazlardı. Böyle düşünüyordum. Nerede olduğumu anlamak için ellerimi ileriye uzattım, etrafımda bir duvar varsa bunu anlamak ve ona göre hareket etmek istiyordum. Ellerim havada bir süre ilerledim. Ta ki bir bedene çarpana kadar. Ellerimi hemen geri çektim fakat geç kalmıştım. Bu sefer onun elleri bana uzanmıştı. Anlık değil sanki sonsuza dek kavramak ister gibi bileklerime asılmıştı. Çığlık atamadım. Şoka girmiş gibiydim. Bileklerimi hareket ettiremiyordum. Beni bırakmıyordu. Etraf sıcak olmaya başlamıştı. Sanki başımın etrafında bir duman vardı. Soludukça daha da güçsüzleştiğimi hissediyordum. Göz kapaklarım ağırlaşıyordu. Bu ikinci zifiri karanlıktı. Işığın ise beni nerede bulacağı meçhuldü..

Yazardan🌑
Merhaba sevgili okurlarım. Bu hikayemizin 3. Bölümüydü. İnşallah beğenmişsinizdir. Hikayeye devam etmek istiyorum ancak sizin motivasyonunuza da ihtiyacım var. Sizden ricam bölümü beğenmeniz ve kaydetmeniz. Dilerseniz beni takip edebilirsiniz. Çok memnun olurum. 💝 Ayrıca okumayı seven başka arkadaşlarınız varsa hikayeyi onlarla da paylaşabilirsiniz. Arkadaşınızla bölümleri konuşup yeni bölümde neler olacağını tartışabilirsiniz. Uygulamaya girdiğimde birinin hikayemi beğenmiş olduğu için gelen bildirimler beni yazmaya daha çok teşvik ediyor🥹 Gerçekten hikayenin gelmesini istiyorsanız lütfen beğenin. Bende inşallah elimden geldiği kadar yazmaya çalışacağım. Sizleri seviyorum🥰

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

34okunma 6beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…