1. bölüm / 7
ÇİÇEK VE ONU İSTEMEYEN TOPRAĞIGİRİŞ
Bölümler 7Şu an: GİRİŞ
- 1 GİRİŞ316 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 BİR SEN70 kelime
- 3 SANMAK28 kelime
- 4 SÖĞÜT54 kelime
- 5 ÖZLENEN64 kelime
- 6 İZLER MEZARLIĞI87 kelime
- 7 EY MÜMTENA'M42 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir toprağa denk gelirsiniz. Bir gün tüm köklerinizi en derinine salmak isteyeceğinizden habersiz dönüp bir daha bakarsınız. O bakış, son bakışınız olmaz ama. Günler günleri kovalar. Topraklarınızın birbirine karıştığı yerde ufakça bir filiz baş gösterir. Bir kökü toprağınızda bir kökü onun toprağında. Bu size müjde olur. Habersiz olduğunu sanıp koşa koşa gider haber verirsiniz. Gerçekten de habersizdir. Habersizdir ancak artık haberi vardır. İstemez, o çiçeği. Kabul etmez, sorumluluğunu. Alırsınız ordan. Bilirsiniz ki zaman büyütecek, köklendirecektir onu. Arsızca bahçesinin topraklarına iliştirirsiniz çiçeğinizi. Fakat ne sahibi rahatsız olsun istersiniz ne de bahçesindeki tüm çiçekler. Bu yüzden en karanlık, soğuk, verimsiz, kuru ve de kuytu köşelere saklarsınız. Bahçe sahibi görmesin diye. Günler ayları kovalar. Zaman büyütmüş ve de köklendirmiştir baş gösteren ufakça filizi. O verimsiz ve kuru toprağa rağmen. Etrafına hoş kokular saçmaya başlar. Bu koku bahçesindeki bazı çiçekleri rahatsız ederken bazısını da gıpta ederek baktırır. Hatta bu koku öyle bir kokudur ki varlığından habersiz olduğun bahçelerdeki çiçeklerden bile övgüler alır. Yine zaman geçer. Aylar ayları kovalar. Çiçeğiniz artık ufakça değildir. Kokusu da artık daha yoğun fakat daha hoştur. Aklınıza gelir bazen, varlığından habersiz bahçelerdeki çiçeklerin aldığı kokuyu bahçe sahibi almıyor mu, diye. İçten içe beklersiniz o kokuyu alsın diye. Sadece beklersiniz. Bekler ve etrafa hoş kokular saçmaya devam edersiniz. Bu kez zaman acımasızdır. Hızlı geçer. Yıl yılı kovalar. Uzakta, aydınlıkta biri belirir. Bu kişiyi bilirsiniz. Bu, bahçe ve arsızca iliştiğiniz toprağın sahibidir. Bir nefeste yanınızda biter. Yere eğilir ve zaman ile özenle büyüttüğünüz en özel çiçeğinizi tek çekişte tüm kökleriyle beraber söker toprağından. En verimsiz, kuytu topraklarında da istememiştir çiçeğinizi. Bir paçavra gibi topraklarından çıkarır ve en uzağa fırlatır. Yerinizden edilmek ve sökülüp uzaklara fırlatılmak sorun değildir ama sizin için. Asıl sorunu sizi sökmek için yere eğildiğinde fark edersiniz. Fark edersiniz ki üstü, başı, sökerken ve uzaklara fırlatırken kullandığı elleri siz kokuyorsunuz. En başından beri varlığınızı, yerinizi biliyormuş. Kokunuzu almış. Üzerine sinmişsiniz. Çiçeğinizin aklındaysa sadece dokunuşlarının izi kalmış.
