Bölümler 1Şu an: 1."Bölüm" Kör Nokta"
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba kitabıma hoşgeldiniz.Umarim beğenirsiniz.İyi okumalar dilerim ballar!!
Oy vermeyi unutmayın.
Hayatın bazı kanunları vardır.Ve sen inansan da inanmasanda bu kanunlar insan eli değmeden kusursuz bir biçimde işler.Eskiden inanmazdım,eskiden hiç birşeye inanmazdım.Ancak zaman bazen çoğu şeyi değiştirebiliyor.İnsanlar gibi,ben gibi ve düşünceler gibi.
Değişim.
Evet,değişim bazen kötü bazense iyidir.Ama şunu unutmaman gerekir.İnsanlar asla değişmez.Sadece kandırıcı maskeleri vardır ve o maskeler o kadar gerçektir ki kendileri bile gerçekten değiştiklerini düşünür.Bunu bana öğreten babamdı ancak doğruluğunu gösteren ise hayat.Peki ya annem?Ah hayır,onun benim hayatımda pek bir rolü yoktur.Düşünüyorum da olmasını da istemezdim.
İçeriden adımın seslenmesi ile daldığım düşüncelerden sıyrıldım.Sık sık düşünürdüm ama pek bir faydasını gördüğüm söylenemezdi.
"Larin,nerdesin yine sen?"Duyduğum sesle derin bir nefes aldım ve banyodan çıktım.
"Burdayım anne."Bıkkınlıkla kurduğum cümleden sonrakapı açılma sesi geldi.Annem gördükleriyle şok olurken yine azar işiteceğimi biliyordum.
"Ah,Larin yine mi kestin saçlarını?Sana daha kaç defa bunu yapmamanı söyleyeceğim.Şuna bak omuzlarına bile değmiyor.Tanrı aşkına amacın ne senin?"Düz bakışlarla ona baktım.
"Kendi kararlarımı verebilecek yaştayım Sare hanım."söylediklerimle daha çok sinirlenmişti ancak umrumda olduğu söylenemezdi.O yüzden yanından geçip odadan çıktım.Merdivenlerden inerken hala onun söylenmelerini duyuyordum.Bu kadına katlanamıyordum.Yirmi üç yaşına gelmeme rağmen hala hayatıma hükmetmeye çalışıyordu.Ve bu fazlası ile sinir bozucuydu.
Dış kapıyı açarak evden çıktım.Yüzüme soğuk hava değerken gerçekten fazla huzurluydu.Kulaklığımı takarak müziği açtım.Metroya yetişmem lazımdı.Saç kesme işini bugün yapmasam nolurdu sanki.Ah larin.Ancak son pişmanlık fayda etmezdi.Bu yüzden adımlarımı hızlandırdım.Yirmi dakikalık yürüyüşün sonunda metroya varmıştım.Kendime bir yer kapıp oturdum.
Hay aksi.Kitabımı da evde bırakmıştım.Bıkkınlıkla arkama yaslanıp gözlerimi kapattım.Gelen telefon sesiyle gözlerimi açtım.Bana ait değildi.Karşımda oturan adama aitti.Umursamayıp gözlerimi kapattım ancak aklım karşımdaki adamdaydı.Çünkü son 3 yıldır bindiğim her metroda karşımda bu adamı görmem tesadüf olamazdı.O adam her yerdeydi.Gittiğim hastanede,markette,metroda ve tabiki evimin önünde.
Ancak umrumda değildi.Son zamanlarda hiçbir şey umrumda değildi.
Metronun durması ile ayağa kalktım.Karşımdaki adam gitmişti.Şaşırmamıştım.Görünüp görünüp kaybolurdu.Saçmaydı,insanlar saçmalıktan ibaretti.Ve onların düşünceleri de.Eylemleri ise cabasıydı.İnsan sevmiyordum,sevmeyi denediğim olmuştu ancak zarardan başka bir şey getirmiyorlardı.Sadece karşımda duran şu ruh hastasını seviyordum.Çocukluk arkadaşım atalayı.Favori otistiğim koşarak üstüme atlarken iki katım olduğunu unutmuş görünüyordu.Yinede gülümseyerek kollarımı ona doladım.
"Yeni tarzına bayıldım bebeğim çok farklı gözüküyorsun."
Dalga geçerek söyledikleri ile göz devirdim ve hastaneye çekiştirdim.Fazla dalgacı ve masumdu.Evet masum.Hayattaki en büyük şansım bu şapşaldı.
"Konuşmayı bırakta yürü hadi atalay geç kaldık zaten."Söylediklerim ile yine konuşmaya başladı.Ah fazla konuşkandı.
"Yarım saattir burda seni bekliyorum minik kuş.Hem suçlusun hem güçlü."Sanırım biraz haklıydı.
"Haklısın atalay ama saçlarımı kesmem lazımdı ve-" devam ettiren o oldu.
"Ve sürekli dalıp gittiğin için işlerin daha çok uzuyor."şirin olduğunu dşündüğüm bir gülümseme gönderdim.Sanırım fazla şirin olmamıştı.
"Orangutana benzemeyi bırak minik kuş."Ona dil çıkardım ve asansöre bindim.Elini omzuma atarak gülümsedi.
"Endişelenme güzelim,o iyileşecek."Mavi gözlerindeki şefkatle başımı salladım.Abim gibiydi.Her kötü günümde de iyi günümde de o vardı.
Asansörün kapıları açılınca dışarı çıktık.208 numaralı odaya gidecektik.Onu çok özlemiştim.Hızlı adımlarla kapının önüne vardım.Yatağında uzanıyordu.Kırmızı başlıklı kız masalını okurken yatağına dağılan sarı saçları ile prensese benziyordu.Sessiz adımlarla yanında oturdum.Kitabını kapattı ve beni gördü.Sonrada arkamda duran atalayı.
"Anne!"diyerek boynuma atlaması ile sıkıca sarıldım.Kızımı özlemiştim.Çok özlemiştim.Sarı saçlarını koklarken daha sıkı sarıldım.Sadece bir gün geçmişti ancak nefessiz kalmış gibiydim.
Evet, o benim kızımdı.Canımdı ama hastaydı.16 yaşında sahip olmuştum ona.Şimdi ise kaybediyordum.Bu hastalığa ikinci kez yakalanıyordu ve ben hiçbirşey yapamıyordum.Doğduğundan beri hastaydı ama en iyi bildiğim şey,
Bir çocuğun doğurduğu çocuk sağlıklı olamazdı.
Merhabalarr!Larinin hikayesine hoşgeldiniz.Umarım bu yolculuğu keyifle bitirirz.Sizleri seviyorum.Hoşçakalınn.
Bölüm etkileşimi
