18. bölüm · Cehennem Çete
11. Bölüm
Hatırlatma: 10. Bölümde gitmeden önce Elçin, Mert’e “sanane” demişti.
Mert: Meraktan.
Lavinia: etme merak.
Elçin: gidelim artık.
Okullara gitmek için ayrılırlar. Yola koyulurlar.
Lavinia~
Yola koyulmuştum. Derse geç kalmıştım ama aklım kahvedeydi. Omzumdaki el ile irkildim ve arkama döndüm.
Mert: içmek ister misin aklın orada kaldı.
Elinde bir karamelli kahve vardı. Sırf bunun için gururumu hiçe sayabilirdim.
Lavinia: Thank you.
Mert: Bir gün o sesten I love you demeni bekliyorum.
Elindeki kahveyi alacakken elimle geri ittim.
Lavinia: HOŞT!
Ama eninde sonunda kahveyi aldım ve içtim. 🤫
Elçin~
Ata: kim o?
Elçin: ne bilim aq
Ata: sana mı yavşıyordu?
Elçin: sevgilisi var yavşamaz ama amacını anlamadım.
O sırada Ata bir anlığına düşer gibi oldu. Ata’yı tutup arkama baktığımda Eren’i gördüm yanında da Dilek vardı. Öylesine gelmiş gibi durmuyordu. Zorla gelmiş gibiydi sanırım.
Elçin: Ne var?
Eren: Ohooooo bu ne hız? Yavaş yavaş sor.
Elçin: Defol!
Eren: Niyeymiş?
Elçin: yanındaki sevgilin ağlamasın diye çünkü birazdan tetiği çekilmiş bomba gibi olmak zorundayım.
Dilek: hadi lan oradan barbie!
Elçin: Aynen ben barbieysem sen de harbi misin?
Dilek: aslınd-
Ata: defol dedi kız gidin artık yoksa top bende.
Eren: Elçin sevgilinde iyimiş ha! İşe karışmadı ama karışması gereken zamanı biliyor.
Elçin: Sen kendi sevgiline bak!
