4. bölüm / 5
Çatıda sıcak çikolataBölüm-4 sessizlikler ve fısıltılar
Bölümler 5Şu an: Bölüm-4 sessizlikler ve fısıltılar
Ertesi sabah okul koridorları yine gürültülüydü.
Dolap kapakları çarpıyor, ayakkabılar hızlı adımlarla sürüyordu.
Ama Melek Ecrin bu sefer sessiz bir hayalet gibi değildi.
Fincanı evde bırakmıştı, ama aklında hâlâ çatının serin rüzgârı ve sıcak çikolatanın tadı vardı.
Öğle arası geldiğinde, arkadaş grupları sıradan dedikodularına devam ediyordu.
Ama bu sefer farklı bir hava vardı.
Melek Ecrin’in birisiyle çatıda otururken görünmüş olması… sessiz bir fısıltı olarak yayılmıştı.
“Duydun mu?”
“Çatıdayken… yalnız içiyormuş.”
“Gerçekten mi?”
Melek Ecrin duymamış gibi yaptı.
Ama içten içe… kalbi hızlı atıyordu.
Her kelime, her bakış onun geçmişinin gölgesini hatırlatıyordu.
O gün, Elif yanına geldi.
“Seninle konuşmamız lazım,” dedi, sessiz ama kararlı bir sesle.
Melek Ecrin sadece başını salladı. Onu takip etti.
Koridoru, sınıfı, merdivenleri geçtiler.
Ve yine çatıya çıktılar.
Soğuk rüzgâr, yaprakların hışırtısı… her şey her zamanki gibi ama bir o kadar farklıydı.
Elif fincanı uzattı:
“Bir fincan daha mı?”
Ama Melek Ecrin kabul etmedi.
Yine de yanında oturmasını izledi.
Bir süre sessizce oturdular.
Konuşmaya gerek yoktu. Sadece oturmak bile bazı şeyleri anlatıyordu.
Sonra Elif nazikçe sordu:
“Biliyor musun… seninle ilgili herkes konuşuyor. Fakat ben… bunu anlamak istiyorum. Neden her gün buradasın?”
Melek Ecrin başını eğdi.
Cevap vermek istemiyordu.
Ama gözlerindeki yorgunluk her şeyi anlatıyordu.
“Geçmiş… bazen çok ağır,” dedi sonunda, sesi titreyerek.
“Ve bazen… sadece başkaları görmezse, onunla başa çıkmak daha kolay olur.”
Elif hafifçe gülümsedi.
“Biliyorum. Ama yalnız olman gerekmez.”
O an Melek Ecrin’in kalbinde hafif bir titreme oldu.
İçine işleyen bir his: birinin gerçekten yanında olduğunu bilmek.
Ama yine de bir şey vardı.
Kırılmışlık, kayıp, o günden kalan ağırlık… kolay silinmeyecek kadar derin.
O günden sonra okul, eski sessizliğini koruyamadı.
Bazıları fısıldamaya devam etti, bazıları merakla izledi.
Ama Melek Ecrin için fark eden tek şey, Elif’in yanında olmasıydı.
İlk kez, birisi ona “gitmeyeceğim” demişti ve bu, sadece bir sözcük olmaktan çıkıp gerçek bir bağ haline gelmişti.
Ve o akşam…
Melek Ecrin yine çatıda otururken fincanını hazırladı.
Ama bu sefer Elif yanındaydı.
Sadece oturuyordu.
Hiç konuşmadan… ama varlığı her şeyden daha çok anlam taşıyordu.
Melek Ecrin sessizce fısıldadı:
“Belki… bir gün geçmişi bırakabilirim.”
Elif sadece başını salladı.
Ve birlikte… sessizce güneşi batırdılar
Bölüm etkileşimi
