2. bölüm / 2
ÇALINTI İZLERBU YOLU BEN SEÇTİM
Bölümler 2Şu an: BU YOLU BEN SEÇTİM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2.BÖLÜM
2 Gün Sonra
Gece en sonunda görüntüleri bulabilmesiyle rahat bir nefes verdi.
" Hackleme sonucu silinen görüntüleri buldum."
Olca elindeki çakmağı cebine koyup ekrana baktı.
" Tamam başlat."
Gece oynatma tuşuna basıp görüntüleri açtı.
Babası arabasının yanında duruyordu. Telefonda bir şeyler konuşuyor ara sıra da saatine bakıyordu. Ve işte o sırada katil belirdi. Adamın arkasından yaklaşıp kafasına silah dayamıştı.
Olca bu anı izlerken dayanamayıp bağırdı.
" Büyüt şunu."
Ekran büyütüldüğünde katilin yüzü daha ayrıntılı gözükmeye başlamıştı.
Gece gözlüğünü düzeltip devam etti.
" Bu bir yabancı Türk olmadığı kesin."
Olca babasının yere yığılışını izlerken tırnaklarını avuç içine bastırdı.
" Katilin görüntüsünden onu bulabilir misin ? "
" Deneyeceğim merak etme."
Gece katili araştırmaya koyulurken Olca öfkeyle sandalyeyi duvara fırlattı.
" Seni bulacağım piç."
Bir kaç saat sonra hava kararmış gece yarısı olmuştu. Liyan ve Olca koltukta zorla ayakta durmaya çalışırken Gece sevinçle kahkaha attı.
" Katili buldum. Adrien STERLİNG adında İngiltereli bir adam."
Olca ayağa kalkıp bilgisayara yaklaştı. Gece bilgileri kaydırırken devam etti.
" Aslında normal biri olsaydı bulmam kesinlikle daha uzun sürerdi. Ama adam hiç gizli biri değil tam tersine pistlerde tanılan , polisler tarafından aranan biri. Kendisi 30 yaşında yasa dışı bir driftçi.”
Liyan tırnaklarını birbirini sürtüp bilmişçe gülümsedi.
" Driftçiymiş. Gelsin de benimle yarışsın."
" Şuan yurt dışında olduğu biliniyormuş polisler tetikte her an onu yakalayabilirler."
Olca pencereye doğru yürüyüp kararmış gökyüzünü izledi.
" O iş polislere kalırsa rüyamızda görürüz."
Gece sandalyesini döndürüp Olca'ya baktı.
" Ne yapmayı planlıyorsun peki ? "
" Yurtdışına gitmeyi."
" Yurtdışına gitmek para demektir Olca."
Olca ikisine dönüp elindeki çakmağı yaktı.
" Birincisi ben Olca değilim bana Gölge diyeceksiniz. İkincisi ise paranın bize bu şekilde gelmeyeceğini gayet de iyi biliyorum."
Liyan derin nefes alıp arkasına yaslandı.
" Şöyle söyleyeyim Gece. Kısaca para çalacağız demek istiyor."
Gece redederek ayağa kalktı.
" Bakın arkadaşlar ben zaten aranan biriyim. Bu yüzden başıma daha fazla dert açmak istemiyorum."
Olca çakmağı defalarca yakıp söndürürken dişlerini sıktı.
" Tamam o zaman zeytin biz ikimiz gidiyoruz sende burada polislerle kalırsın."
Gece stresle boynunu kaşıdı.
" Hayır... hayır polisler asla olmaz. Ben hapishaneye gidemem."
" O zaman soygun için plan yapmaya başlayabiliriz."
Olca dolaptan iki tane büyük kağıt çıkardı. Kağıtları açıp masaya sererken ikisi şaşkınca onu izledi.
" Bunlar yakındaki bankanın krokisi ve iç düzeni."
Gece kağıtları incelerken inanamayarak. "Yok artık." dedi. " Sen nereden buldun bunları ? "
" Babam bankada görevliydi. Çocukken beni de yanında getirirdi ve bende her gidişimde orayı çizerdim."
" Sen gerçekten çok garipsin. Ama bir sıkıntı var ya banka değişmişse ? "
" Merak etmeyin günceller."
Olca ellerini masaya koyup mavi gözleriyle ikisine odaklandı.
" Evet var mısınız benimle maceraya ? "
Liyan ve Gece birbirine bakıp gülümsedi.
" Varız hem de sonuna kadar."
" Soygunu yarın gece yarısında yapacağız. O zamana kadar gerekli malzemeleri ve ekipmanları temin edelim."
......
İNGİLTERE
Adam son model arabasından inip belindeki tabancayı çıkardı. Havaya bir kaç el ateş ederken arkası dönük 5 kişi oldukları yerde kalakaldı.
Aralarında ki koyu kahve saçlı kız yüzünü adama dönüp kahkaha attı.
" Ekibimize mi katılmak istiyorsun ? Yoksa patlatacağımız otelin sahibi misin ? "
Adam silahını geri kemerine yerleştirip bir kaç adımla kadının önüne geçti.
" Ben bundan sonra otel de dahil hepinizin sahibiyim pisicik."
Kadın cevap vermeye fırsat bulamadan adam deri eldivenli eliyle kadının boğazını tuttu.
" Kabul etmeme bir şansın olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. "
Kadın zorla yutkunup adamın buz mavisi gözlerine baktı. Ama en çok dikkatini çeken ise şakağındaki kesik iziydi.
" Bu gruba istediğin gibi giremezsin."
Gruptaki diğer kişiler adama silahlarını doğrulturken adam bu andan eğlenmiş olacak ki dudağının kenarını kıvırdı.
" Size sorduğumu hatırlamıyorum ayrıca bilgi vereyim ben bu gruba girmedim ben bu grubu kurdum. Şimdi hepiniz bana uyacaksınız."
Kadın adamın elini boğazından çekip boynunu ovdu.
" Lanet olası pislik."
" İsmim lanet olası pislik değil tatlım. Siz bana RAVEN diyebilirsiniz."
Gruptakiler bu lakabı duydukları an gözleri kocaman açılmıştı. Kadını umursamadan silahlarını indirip dizlerinin üzerine çöktüler.
" Bizi şereflendirdiniz efendim."
Adam ellerini ceplerine sokup kaşlarıyla oteli işaret etti.
" İşte şimdi oteli halledebilirsiniz. Çıkan mallardan beni haberlendirin."
Kadın ellerini sıkıp içinden küfürler yağdırırken adam lüks arabasına yaslandı.
" Sen ne bekliyorsun ? "
Kadın kendi arabasına yaslanıp adama kafa tuttu.
" Senin boş lafların beni etkilemez."
Adam belindeki tabancayı çıkarıp kadına doğrulttu.
" Dediklerime uymazsan seni tek kurşunla vururum."
" Eğer beni öldürürsen çok şey kaybedersin bu sana kalmış."
Sinsice gülümseyip otele girdi. Adam silahını arabasının üzerine koyup bir sigara yaktı.
" Aptal kadın."
......
Soygun zamanı gelmişti. Hepsi maskelerini takıp arabadan indi. Gece hemen bankanın önüne gelip kameraları ve alarm sistemini yok etmeye çalıştı. Liyan etrafı kollarken Olca elindeki siyah eldivenleri düzeltti.
" Hallettin mi ? "
Gece elindeki ekipmanlarla alarm sistemini kırmaya çalışırken Liyan'a bakış attı.
" Lütfen sessiz ol."
" Hızlı ama ya."
Olca yanlarına yaklaşan adamı fark edip ikisine döndü.
" Biri geliyor. Ben onu oyalacağım."
Gece korkuyla küfürler ederken Liyan tetikte durdu.
Olca adamın yoluna geçip elini göğsünde bağladı.
" Bir adım daha atarsan anında ölürsün."
Adam ellerini havaya kaldırıp etrafa baktı.
" Ben bir şey yapmadım ki."
Merakına yenilip bir adım daha atarken önündeki taşa takılıp yere yapıştı. Olca derin nefes verip adamı inceledi.
" İyi misin ? "
Adam utançla yerden kalkıp üzerindeki tozları temizledi.
" İyiyim. Bu arada siz üçünüz bu saatte bankanın önünde ne yapıyorsunuz ? "
Üçünüde incelerken Olca boğazını temizledi.
" Bu seni ilgilendirmez sakar. "
Adam Olca'nın yüzündeki maskeye ve ellerindeki eldivenlere bakarken bir kaşını kaldırdı.
" Vay demek bir soygun yapıyorsunuz. "
" Şansını zorlamadan defolup git."
" Sakin ol merak etmeyin konu para olduğu için sizi şikayet filan etmeyeceğim."
Liyan çakısını çıkarıp adama doğrulttu.
" Bak sen şu süt çocuğuna elini hiç bir şeye sürmeden para sahibi olmaya çalışıyor. Sen onu rüyanda görürsün aptal ! "
Adam kendisine doğrultulan çakıyla geri adım attı.
" Ben size yardım edebilirim. "
Olca Liyan'a bakış atıp çakıyı indirmesini sağladı.
" Nasıl olcakmış o ? "
" Bankanın içerisinde çokça alarm sistemi var. Onların nasıl yok edeleceğini ve kasanın nerede olduğunu biliyorum."
" Bunları uydurmadığını nereden bileceğiz ?"
" Çünkü bu bankanın güvenliğiyim."
Liyan dayanamayıp kahkaha attı.
" Lan şaka bir yana nerde aranan kişi varsa hepsini bulduk."
Olca adama elini uzattı.
" Gruba hoşgeldin ama şunu söylemeliyim bir yanlışında gözümü kırpmadan seni öldürürüm."
" Benim adım da Tuna .Ve şunu belirteyim ihanet benlik değil ben ihanet etmem. "
Olca adama ceketinden bir çift eldiven ve maske uzattı.
" İhanet etmem deme. Çünkü şuan bize katılarak bizzat çalıştığın bankaya ihanet ettin."
Tuna eldivenleri giyip maskeyi kafasına geçirdi.
" Ben size etmem demek istemiştim."
Gece kırmızı ışığın en sonunda söndüğünü görünce rahatça nefes verdi.
" Tamam hallettim. Şimdi sıra kapıda."
Tuna cebinden bir anahtarlık çıkarıp onlara gösterdi.
" Onu da hallettik sayın."
Kapıya gidip aralarındaki kırmızı anahtarla kilidi açtı. Kapı geriye doğru açılırken eliyle içeriyi işaret etti.
" Hanımlar önden mi gitmek istersiniz yoksa..."
Olca adama bakış atıp içeri girdi.
Diğerleri de peşinden girerken Tuna hâlâ mavi bakışın etkisindeydi.
Olca cebinden fener çıkarıp etrafı inceledi.
" Soldaki koridora gireceğiz. Gece sen ise sağdaki güvenlik odasına girip kameraları etkisiz hale getir."
" Tamamdır o iş bende."
Liyan Olca'nın peşinden giderken omzunun üzerinden arkada kalan adama baktı. Telefonu sıkıca tutmuş bir şeyler yazıyordu.
Topuklarının üzerinde dönüp adamın önüne bakmayıp ona çarpmasını izledi.
Adam yere düşen telefonunu almaya eğilirken Liyan ayağıyla telefonu geriye itti.
" Umarım banka sahibiyle mesajlaşmıyorsundur."
Tuna arkaya kayan telefonunu izlerken dişlerini sıktı.
" Tabikide hayır saçmalama."
" Ne yapıyordun peki ? "
" Sevgilimle mesajlaşıyordum oldu mu ? "
Liyan adama inanmayıp telefonu yerden almaya giderken Tuna koşarak Liyan'ı itleyip yerden aldı.
Liyan geriye savrulurken gözleri kocaman açılmıştı.
" Sen ne yaptığını zannediyorsun ?!"
Tuna telefonunu hemen cebine sıkıştırdı.
" Bu benim özelim."
" Başlatma lan özeline ! Ne saklıyorsun bizden ?"
Tuna daha fazla dayanamayıp telefonu ona uzattı.
" Al bak."
Liyan telefonu alırken adamın gözlerine baktı.
Hemen mesajlar kısmına girip baştaki kişiye bastı. Aslında yalan söylediği ortaya çıkmıştı ama bu yalan onların yararınaydı.
Göz devirip telefonu geri ona uzattı.
" Madem amacın kötü değildi. Niye doğruyu söylemedin ?"
" Ne bileyim korktum senden."
" Bu güzel bir şey afferin korkmaya devam et."
Gece kendi bilgisayarından kameraları hacklemeyi başarmıştı. Ama kontrol etmek için koridorun köşesindeki kameraya baktı. Kırmızı ışık sönmüştü. Hemen bilgisayarını kapatıp odadan çıktı.
Olca elindeki aletlerle kapıdaki parmak izi okuyucusunu kırmaya çalışırken Liyan yanına gelip ona yardım etti. Tuna yanlarına giderken dış kapıda fark ettiği silüetle olduğu yerde kalakaldı. Bu diğer güvenliklerden biriydi. Adam kaşlarını çatarak Tuna'ya baktı.
" Sen niye içerdesin ? Alarmlar ötmedi mi ? "
Tuna stresle başını kaşıdı.
" Öttü ama..."
" Ama ne ? Lan hem ötse sürekli öter belliki ötmemiş. Ben en iyisi bir bakayım sorunun ne olduğuna."
Tuna adamın önüne geçip çaresizce gülümsedi.
" Sorun yok merak etme gel biraz oturalım hem ikimizde yorulduk."
Gece elinde tuttuğu vazoyla kenardan onları izledi. Tek bir an bekliyordu ve o an geldiği gibi de vazoyu adamın kafasında kıracaktı.
Adam Tuna'nın bu garip tavırlarından şüphelenip arkasına dönmeye yeltenirken. Gece nefesini tutup titreyen ellerine aldırmadan vazoyu adamın kafasına geçirdi. Adam aldığı darbeyle bir eliyle kafasını tutarken dengesini kaybederek düştü.
Tuna elini ağzına koyup kocaman gözlerle yerde yatan adama baktı.
" Şimdi ne yapacağız ? "
Gece yerdeki adamdan gözlerini kaçırıp gözlüğünü düzeltti.
" Önce bir gruba haber verelim."
" Ya o mavi gözlü sinirlenip bizi gruptan atarsa."
" Saçmalama niye öyle yapsın ? "
" Ne bileyim ? "
Gece kısa bir gözlerini yerdeki adama çevirdi.
" Baksana yaşıyor mu ? "
Tuna eğilip iki parmağını adamın boynuna koydu.
" Yaşıyor."
Gece kenarda duran malzemelerden ip ve bant alıp Tuna'ya fırlattı.
" Adamın ağzını bantla ve onu bir yere bağla ."
Tuna işini halletmeye koyulurken Gece kasanın olduğu yere gitti. Olca kasanın üzerine patlayıcı yerleştiriyordu.
" Biraz ses yayılacak bu yüzden parayı alıp kaçmak için çok zamanımız yok."
Gece ve Liyan başlarıyla onayladı. Hepsi heyecan içindeydi.
" Uzaklaşın."
Olca cebinden çakmağını çıkarıp patlayıcıyı tutuşturdu.
Olca da aynı şekilde geriye koşarken patlama sesi etrafta yankılandı. Duman görüş alanını keserken öksürüp eliyle dumanı kendisinden uzaklaştırmaya çalıştı.
" Hadi hızlı olalım."
Liyan kasanın patlayan kapısını geri açmaya çalışıp aralıktan girdi. Adım atamayacak kadar para vardı.
" Aman tanrım."
Gece hemen valizi getirip ortaya koydu. Ve hepsi hızlıca doldurmaya başladı.
İşleri bitince Tuna hemen yardım amacıyla onlardan valizi aldı. Liyan hızlıca arabaya binip çalıştırırken diğerleri de bindi. Çok zamanları yoktu.
Bölüm etkileşimi
