1- Çarpışma Ücreti

Yazar: Ferhantea 🔖

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1- Çarpışma Ücreti
  1. 1 1- Çarpışma Ücreti851 kelime · Okuduğun bölüm

KİTABA BAŞLARKEN;
İlk olarak lütfen ve lütfen yorum yapın🍀
İyi olsun, kötü olsun, eleştirel olsun, olaylar ile ilgili olsun, karakterlerin tavırları ile ilgili olsun...
Hem genel hem de satır arası yorumlarınızı bekliyorumm🧜🏻‍♀️

İkinci olarak verdiğim emek için bölümü beğenmeden geçmeyin lütfen🫶🏻

Şimdilik bu kadardı, önemli bir duyurum olursa sonraki bölümlerde tekrar görüşüzz💗

Başlama tarih ve saati!!!!

Demir'den:

"Daha ne kadar yürüyeceğiz Demir?"

"Geldik sayılır Güneş."

"Bir saattir bunu söylüyorsun."

"Bu sefer ciddiyim."

"Bende söyle yürüyorum."

Büyük bahçesi ve bahçesinde havuzu olan, dışarıdan bakınca bile pahalı olduğu belli olan iki katlı evin önünde durduk.

"Vay canına! Bu evde mi yaşayacağız?!" Sevinçle soran Güneş'in kafasını evin yan tarafındaki internet kafaya çevirdim.

"Burada yaşayacağız" dedim.

Güneş'in yüzündeki gülümseme bir anda soldu.
"İyi de orası bir internet kafe!" diye bağırdı.

"Üst dairesi boş, çok uygun bir fiyatla anlaştık. Sadece biraz ses gelebilir"

Güneş hoşnutsuz yüz ifadesi ile bana bakmaya başladı.

Ona karşılık gülümsedim.

Yeni evimizin sahibinin anlattığı gibi şöhretli evin ziline bastım. Bahçe kapısı açılınca o büyük bahçeye ilk adımımı attım.

Evin kapısını orta yaşlarda bir kadın açtı.
"Şahin bey ile görüşecektik" dememle kadın gülümsedi.

"Yeni kiracılar olmalısınız, içeri gelin"

Güneşle birlikte evin geniş oturma odasına girdik. Kadın yanımıza geldi. "Oturalım Şahin'de birazdan gelir" Gülümsemesini hiç bozmadan birine seslendi. "Begüm!"

Begüm adlı kadın içeriye girdi.
"Buyurun efendim!"

"Bize 4 kahve yap, sana zahmet."
"Hemen efendim"

Birkaç dakika sonra Şahin bey yanımıza geldi, kadının yanına oturdu.
"Eşimle tanışmışsınız" dedi önce, gülümseyerek. Sonra asıl meseleyi konuşmaya başladı.

"Alt katı internet kafe olduğu için giriş, çıkışlarınızı oradan yapmalısınız. Maalesef başka girişi yok."

"Sorun değil" diyerek gülümsedim. O sırada kahvelerimiz de gelmişti.

"Buraya ne için geldiniz? Ailenizden uzaklaşmak kolay olmamıştır"

Acı barındıran bir tebessümle konuşmak üzere ağzımı açmışken Güneş konuştu.
"Öldüler" ailemiz o küçükken dağıldığı için bu konulardan nefret ediyordu. Sakin olması için elini tuttum.

"Üzgünüm, bu konuyu açmamalıydım" dedi kadın, üzüldüğü ses tonundan bile anlaşılıyordu.

"Sorun değil ama artık gitsek iyi olacak" diyerek ayağa kalktık.

Adam bize yol göstererek eve kadar geldi. Anahtarları verip giderken biz de eve girdik.

Savaştan:

Evin yakınlarına geldiğimde motoru park edip eve geçtim.
"Naber annecim"
"Yine motorla mı geldin Savaş?" bildiği hâlde azarlar gibi sormuştu.

"Ya anne, açmayalım bu konuyu"

"Senin özel şoförün var, sadece senin için çalışıyor ve sen onu kullanmıyorsun bile! Benim haberim almadan motoru bindiğini görmeyeyim!"

"Tamam anne" dedim oflayarak.

"Geç masaya, öğle yemeği yiyelim"
"Ben yemeyeceğim, internet kafeye gidiyorum" diyerek hareketlendim.
"Üst daire artık dolu çıkma oralara" diye gelen babamın uyarısından sonra internet kafeye gittim.
"Nerede kaldın ya yemek soğudu" diye yanıma geldi Poyraz.
"Annemi bilirsin işte"
"Neyse gel!"

Üst daireye çıkan merdivenler bodruma kadar da iniyordu. Bodrumun kapısını açarak içeriye girdik.

"Hoşgeldiniz efendim" diyen korumalara selam verip gizli kapıdan da geçerek dövüş kulübüne gittik.

Ortam yine her zamanki gibi gürültülüydü. Bana ayrılan koltuğa geçip ringi seyretmeye başladım. Spiker konuşmaya başladı.
O sırada kamerada kayıttaydı.

"Günün dövüşçüleri 7 maçın 4'ünü kazanan Fuego" Spiker duraksadı herkes tezahürata başladı ve Fuego ringe çıktı.
"Oynadığı 3 maçın 3'ünü de kazanan Diego" yüksek sesli tezahüratların ardından Diego'da ringe çıktı.

"Sence hangisi alır?" yanımda oturan Rüzgar sormuştu.

"Diego'nun önceki rakipleri kolaysı, Fuego ise zorlukla mücadele ederek geldi. Fuego alır"

"Ama Diego, Fuego'nun tekniklerini biliyor. Çalışmışsa o alır" diye sohbete karıştı Poyraz.

"Kim kazanır bilmiyorum ama biz çok para kazanacağız. Hisselerde %20 artış var" parlayan gözlerle söyledi bunu Sinan.

Spikerin konuşması ile dikkatler oraya toplandı.

"Dövüş başlasın!"

"İlk hamleyi Diego yaptı, Fuego iyi karşıladı."
"Fuego'dan gelen sert yumruk! Rakibine ulaşmadı."
"Diego atakta! Sert bir kroşe! Fuego sendeletedi."
"Diego yumruklarına devam ediyor, Fuego yumrukları iyi karşılıyor."
"Fuego'ya açık şans! Diego yerde! Ayaklanmaya çalışıyor, Fuego izin vermedi."

"5, 4, 3, 2, 1, kazanan Fuego!!"

Ringde hala ölümüne yumruklar atan Fuego'ya baktım.
"Ayırın şunları!"

Ringin etrafında bekleyen adamlarım onları ayırdı. Diego tedavi için revire giderken Fuego yanımıza geldi.
"İyi oynadın" diyerek ortaya koyulan parayı uzattı Sinan.
Yine her maç olduğu gibi, temizlik yapılması için ring ve etrafının boşaltılmasını emrederek bizimkilerin yanına geldim. Dövüş kulübünden çıkarken "Ne yiyoruz?" diye sordu Poyraz.
"Tek derdin yemek" diye sessizce dalga geçen Sinan'ı da duymuştu. Poyraz, Sinan'ın ensesine çaktı bir kere. "Çok boğazdan gelir Sinan'ım!"
Onlar kavga etmeye devam ederken internet kafeye gelmiştik.
Kapıdan çıkarken sol omuzuma çarpan bedene bakmak için arkamı döndüm. "Pardon" diyerek içeriye doğru yürümeye devam edince önüne geçtim.

"Pardon?"

Anlamamış yüz ifadesi ile bakıyordu.

"Diyorum ki, herkesin sahip olmak istediği bedenimize çarpıp sadece 'Pardon' mu diyorsun?!"

"Ne yani sana çarptım diye para mı ödeyeyim istiyorsun?"

"Paran yetecekse öde ya da başka bir şekilde alırım" deyip gülümsedim.

Onun yüzü benim aksime ciddiydi.

"Ne saçmalıyorsun? Çekil önümden işim var, senin aksine"

"Bana bak, benim kim olduğumu biliyor musun sen?!" diyerek elimle omzundan tuttum.

"Savaş abartmıyor musun? Bırak da gidelim" diyen Sinan'ı onayladı bütün grup.

"Önce ona kim olduğumu öğretmeliyim" diyerek boştaki olan elimle yüzüne bir yumruk savurdum. Yumruğumu eliyle tutacak hiç beklemediğin anda bir yumruk attı. Yüzüme gelen yumrukla geriye doğru sendedim. Bir yumruk daha gelirken sinirle bağıran kızın sesiyle yumruğum havada kaldı.

"Demir!" Kız karşındakinin yanına gelerek bir tokat attı.

"Kimseyle kavga etmeyeceğim, demiştin! Sözünü tutsana!"

Kız, bana çarpan kişiyi çekiştirerek götürmeye başlayınca dudağımdan akan kanı silip bağırdım. "Bu iş burada bitmeyecek! Sana borcunu ödeteceğim, borçlu!"

Yanlış kişiye çarptın borçluu!!!!

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…