1. bölüm / 1
Buz ve Kül1. “Her Şey Daha İyi Olacak.”
Bölümler 1Şu an: 1. “Her Şey Daha İyi Olacak.”
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
❄︎ ⁙ ❄️
Çantamı sandalyemin üzerine bıraktım.
İçinden çıkan her şeyi tek tek ayırırken, aslında insanın hayatını bir çantaya sığdırabilmesinin ne kadar tuhaf olduğunu düşündüm. Birkaç defter, yarısı tükenmiş bir kalem, kulaklığım, eski okuldan kalma buruşturulmuş kâğıtlar...
Hepsi buydu.
Geçmişim de galiba bundan ibaretti.
En azından öyle olmasını istiyordum.
Eski okuluma ait son birkaç şeyi çantamdan çıkarıp masanın üzerine bıraktım. Bir süre onlara baktım.
Bazı şeyleri geride bırakmak, onları unutmak anlamına gelmiyordu.
Keşke öyle olsaydı diye düşünürken annem içeri daldı. Yarın yeni okulumdaki ilk günümdü ve o da doğal olarak endişeleniyor, heyecanlanıyordu.
"Formanı ütülettirdim kızım," diyerek odaya adımladı. Elinde okul eteğim ve tişörtüm vardı. Sandalyemin üzerin astı kıyafetlerimi. "Boşalttın mı çantanı?"
Başımı salladım masamın kenarından yatağıma yürürken. Yeni okul işi beni germiyor değildi. "Boşalttım." Dedim yatağıma oturduğumda.
Annem dudaklarını büzüp yanıma oturdu ve ellerini ellerimin üzerine koydu. "Her şey daha iyi olacak, merak etme," dedi ve alnımdan öptü. Başımı salladım ve gülümsedim. "Her şey daha iyi olacak."
❄︎ ⁙ ❄︎
Sabah erkenden uyanıp duşa girmiştim üzerimdeki gerginliği atmak için. İşe yarayıp yaramadığı tartışılırdı. Midemdeki bulantı yüzünden kahvaltı edemeden babamla evden çıkıp okula doğru yola çıkmıştık.
Okul bir tık uzaktı. Arabayla on beş dakika sürüyordu. Diğer günlerde beni korumalar alacağı için benim açımdan sorun yoktu.
Okula yaklaştıkça midem iyice bulanmaya başlamıştı. Okula varana kadar babamla tek kelime konuşmadık. Kemerimi açıp arabadan indiğimde Eylül ayının verdiği o ılık hava yüzüme vurdu. Kapımı kapatıp babamın yanıma gelmesiyle okula yürüdük.
"Biraz heyecanlı gördüm seni." Dedi babam. Sesi beni eğlendirmeye çalışıyor gibiydi. Heyecanlı değil, gerginim. "Doğrudur. Birazcık heyecanlı olabilirim." Dedim kıkırdarken. Okulun binasından içeri girene kadar bütün bakışlar üzerimizdeydi. Ne kadar Veyl şirketinin sahibinin kızı olsam da, bakışlardan rahatsız oluyordum.
Merdivenlerden müdürün katına çıktık. Kapının önüne geldiğimizde koridorda hafif bir kalabalık vardı. Babam, kapıyı tıklatıp müdürün "Gel." sesiyle içeri girdik.
Müdür koltuğunda oturuyordu. Bizi görünce yüzünde bir tebessüm oluştu. "Oo! Hoş geldiniz Cevdet Bey. Buyurun, şöyle geçin." Diyerek önündeki koltukları gösterdi eliyle. Kafası bana döndüğünde "Sende hoş geldin okulumuza Lavin." Gülümsedim. Babamla aynı anda hareket ederek koltuklara oturduk.
"Merhabalar Levent Bey. Hoş bulduk." Levent Bey gülümsedi ve önündeki dosyayı kapattı.
"Belgelerin tamam. Sınıfını ve ders programını Okul Aile Birliğinden alabilirsin." Derin bir nefes alıp devam etti. "Yalnız bir konu hakkında konuşmamız gerekiyor."
Babamın bakışları bana döndükten sonra tekrar müdüre çevrildi. "Okul değişikliğinin sebebiyle ilgili mi?"
Müdür başını salladı. "Evet. Daha doğrusu, Lavin'in kendini burada güvende hissetmesiyle ilgili."
Sandalyede doğruldum. "Ben iyiyim."
Babam bana hemen cevap vermedi, Levent Bey de gözlerini üzerimden çekmedi. "Bunu söylemen güzel," dedi Levent Bey. "Ama eski okulunda yaşananların tekrar etmesini istemiyoruz. Burada herhangi bir problemle karşı karşıya kalırsan tek başına çözmeye çalışma."
"Çözmeye çalışmıyorum zaten."
"Lavin." diye uyarıcı bir ses tonuyla konuştu babam.
"Ne?"
"Bir şey olursa bize söyle, güzel kızım."
Sadece "Tamam." dedim.
Levent Bey hafifçe gülümsedi. "Babanın senden istediği bu kadar Lavin."
"Benim de babamdan istediğim bir şey var." dedim sakin bir sesle. Babam bana döndü. "Ney?"
"Beni burada, herkesin önünde korumaya çalışmaman." dedim sert bir dille. Tamam, yaşadıklarım kolay değildi ama bir bebek gibi korunmaya ihtiyacım yoktu.
Kendimi koruyabiliyordum.
"Biz seni korumaya çalışmıyoruz."
"Öyle görünüyorsunuz."
Levent Bey bu sırada ikimize bakıp derin bir nefes alıp verdi. "Sanırım ikinizin bu konu hakkında konuşacak daha çok şeyi var." Yoktu, ama o an varmış gibi hissettim.
"Ben çıkabilir miyim?" diye sordum hiçbir şey olmamış gibi. Levent Bey başını salladı. "Elbette. Okul Aile Birliği sağ tarafta. İlk dersine kadar vaktin var." Başımı sallayıp kapıya yöneldim. Tam çıkacakken arkamdan babamın sesi geldi.
"Lavin."
"Efendim?" Ona döndüm.
"Her şey daha iyi olacak."
Bir an ona baktım, sonra kapıyı açtım.
"Umarım."
❄︎ ⁙ ❄︎
Merhabalar! İlk kurgumla sizlerleyim. Bu bölümü giriş bölümü olduğundan çok uzun tutmak istemedim.
Seviliyorsunuz!
Bölüm etkileşimi
