2. bölüm · ~Buz ve Gölge~

Bölüm 2 - Gölgenin Adresi

Dodowz

Gece yarısını çoktan geçmişti.Vexia, siyah arabasının direksiyonunda sessizce ilerliyordu. Şehrin ışıkları arkasında kalırken yollar giderek tenhalaşıyordu.Telefonu yolcu koltuğunda duruyordu.Ekranda hâlâ aynı mesaj açıktı.KİMSEYE GÜVENME.Vexia mesajı bir kez daha okudu.Sonra telefonu ters çevirdi.Bunu söyleyen insanlara hiçbir zaman güvenmemişti.Çünkü gerçekten güvenilmemesi gereken insanlar, genellikle bunu söylemezdi.Araba sonunda şehrin dışındaki eski sanayi bölgesine ulaştı. Sokak lambalarının bazıları yanmıyordu. Binaların çoğu terk edilmiş görünüyordu.Vexia, gönderilen adrese baktı.Eski Morozov Deposu.Kaşları hafifçe çatıldı.Morozov.Bu isim burada neden vardı?Arabayı durdurdu.Motoru kapattıktan sonra birkaç saniye yerinden kıpırdamadı.İçinde açıklayamadığı bir his vardı.Sanki burayı daha önce görmüştü.Ama mümkün değildi.Çocukluğundan beri bu bölgeye hiç gelmemişti.En azından ona söylenen buydu.Vexia arabadan indi.Soğuk hava yüzüne çarptı.Depoya doğru ilerlerken topuklarının sesi boş sokakta yankılanıyordu.Kapının önüne geldiğinde kilitli olduğunu gördü.Tam geri dönecekken içeriden bir ses geldi.“Geç kaldın.”Vexia durdu.Başını yavaşça çevirdi.Karanlığın içinden uzun boylu bir adam çıktı.Yüzünün yarısı gölgede kalıyordu.Vexia ona bakarken elini fark ettirmeden ceketinin cebine götürdü.“Beni çağıran sen misin?”Adam cevap vermedi.Sadece birkaç saniye boyunca Vexia’yı inceledi.Sonra,“Senin hakkında anlatılanlardan daha fazlasını biliyorum,” dedi.Vexia’nın bakışları sertleşti.“Benim hakkımda kim ne anlatmış?”Adam cebinden küçük, siyah bir zarf çıkardı.“Bunu açmadan önce bir şeyi bilmen gerekiyor.”Vexia zarfı almadı.“Neyi?”Adamın yüzündeki ifade değişti.“Bu görev sandığın şey değil.”Vexia sessiz kaldı.“Peki ne?”Adam zarfı ona doğru uzattı.“Geçmişin.”Vexia’nın gözleri zarfa indi.Üzerinde yalnızca tek bir kelime vardı.MOROZOVA.Kalbi ilk kez hızlandı.Zarfı aldı.Fakat açmadan önce adamın kolunu tuttu.“Bana oyun oynama.”Adam gözlerini Vexia’nın gözlerine dikti.“Oyunun içinde olduğunu bile bilmiyorsun.”Vexia onu bıraktı.Zarfı açtı.İçinden eski bir fotoğraf çıktı.Fotoğrafta genç bir kadın vardı.Vexia’nın annesi.Yanında ise hiç tanımadığı bir adam duruyordu.Vexia fotoğrafa birkaç saniye baktı.Sonra fotoğrafın arkasındaki yazıyı gördü.“Vexia doğmadan üç ay önce.”Nefesi kesildi.Çünkü annesi ona yıllardır başka bir hikâye anlatmıştı.Babası onu hamileyken terk etmişti.Ama fotoğraftaki tarih…Her şeyi değiştiriyordu.Vexia başını kaldırdı.“Bu fotoğraf nereden çıktı?”Adam cevap vermedi.Vexia’nın sesi bu kez daha sertti.“Bunu nereden buldun?”Adam yavaşça arkasını döndü.“Babanı bulmak istiyorsan, yarın gece saat on ikide aynı yerde ol.”Vexia bir adım attı.“Bana babam hakkında ne biliyorsun?”Adam durdu.Ama arkasını dönmedi.“Sandığın gibi ölü değil.”Vexia’nın yüzündeki bütün ifade bir anda kayboldu.Adam karanlığın içinde gözden kaybolurken Vexia olduğu yerde kaldı.Elindeki fotoğrafa baktı.Sonra fotoğrafı ters çevirdi.Arkasında ikinci bir cümle vardı.“Sana anlatılan ilk yalan bu değildi.”Vexia’nın parmakları fotoğrafın kenarını sıkıca kavradı.İlk kez…Korktu.Çünkü yıllardır cevabını aradığı soru artık değişmişti.Babası neden gitmişti?değil.Babası neden geri dönmemişti?