12. bölüm / 22
Bozuk Elma Paradoksu11🍎: Ormanın Karanlık Bekçileri
Bölümler 22Şu an: 11🍎: Ormanın Karanlık Bekçileri
- 1 🍎: İthaf27 kelime
- 2 1🍎: Daldan Düşen 3.Elma967 kelime
- 3 2🍎 :Daldan Düşen 2.Elma2.705 kelime
- 4 3🍎: Elma Çılgınlığı2.541 kelime
- 5 4🍎: Değişim2.662 kelime
- 6 5🍎: Kapanan Gözlerin Hüznü2.033 kelime
- 7 6🍎: Parçalanmış Masal1.058 kelime
- 8 7.🍎: Kayıp masal öpücüğü2.283 kelime
- 9 8🍎 : Vahşi Kovalamaca1.383 kelime
- 10 9🍎: Karanlık Yansımanın Çağrısı2.688 kelime
- 11 10🍎2.425 kelime
- 12 11🍎: Ormanın Karanlık Bekçileri992 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 12🍎2.204 kelime
- 14 13🍎369 kelime
- 15 14🍎1.405 kelime
- 16 15🍎2.778 kelime
- 17 16🍎2.269 kelime
- 18 17🍎1.879 kelime
- 19 18🍎2.389 kelime
- 20 19🍎: Masala Geri dönüş2.074 kelime
- 21 20🍎1.376 kelime
- 22 21🍎: Güz festivali1.125 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir zamanlar, karanlık ormanın derinliklerinde, kimsenin bilmediği bir kulübe vardı. Burası, masalların her zaman tatlı ve güvenli olmadığını hatırlatan bir yerdi. İçeride zaman durmuş gibiydi; tahta duvarlar hafifçe çatırdıyor, loş ışık cılız bir şekilde titreşerek gölgeleri dans ettiriyordu.
Ve o an, Melodi derin uykusundan uyandı.
Gözlerini açtığında, karşısında şekillenen karanlık figürleri fark etti. İlk başta gözlerinin ona oyun oynadığını düşündü—belki de yorgunluktan gerçekliği tam kavrayamıyordu. Ancak yataktan doğrulup kollarını esnettiği an, gerçeğin ağırlığı hızla üzerine çöktü. Evin asıl sahipleri gelmişti. Yedi gölge gibi duran cüceler, sessizce ona bakıyordu.
Bu cüceler, masal kitaplarındaki neşeli yardımcılar değildi. Biri kambur duruşuyla, yüzü derin kırışıklıklarla örtülüydü. Diğeri, çarpık bacaklarıyla gölgelerin içinde kaybolmuş gibiydi. En küçük olanı ise pis ağızlı, sinsice gülen bir varlıktı—ellerini ovuşturarak düşündüğü planlarını gizlemeye gerek bile duymuyordu. Kalan dört cüce de onlardan farksızdı; her biri, yüzlerinden kötü niyet akan, ürkütücü figürlerdi.
Melodi’nin içini bir ürperti sardı. Kalbi hızlandı, göğsü daralmaya başladı. Bana ne yapacaklar? diye düşündü, ama sorunun cevabını bulmaya cesaret edemedi. Korku, yatağın ağırlığıyla birleşerek onu olduğu yere mıhlamıştı.
Tam o sırada, kötü yansımasının fısıltısı kulaklarında yankılandı.
"Kurdu öldürseydin, buradan çoktan çıkardın. Ama bak şimdi ne oldu!"
Boğazım düğümleniyor. Kurdu öldürecek kadar bir canavar değildim. Ama şimdi, burada olmanın bedelini mi ödüyordum?
Cüceler birbirlerine bakarak alaycı kahkahalar atıyor. İçlerinden biri konuşuyor:
"Prensesle ne yapalım, cüceler?"
Onların planlarını net bir şekilde duyabiliyorum.
"Belki bir süre burada misafir olarak kalsa?"diyor biri. "Hatta dışarıda, kurdun yanında bırakabiliriz."
Kendi aralarında tartışmaya devam ediyorlar. Beni gözleriyle tartıyorlar, sanki ne kadar dayanıklı olduğumu ölçmeye çalışıyorlar.
"Aramızdan biri nöbet tutmalı," diyor pis dişleriyle gülümseyen cüce. "Bize zarar vermeye çalışırsa, onu ilk fark eden olmalı."
Onlardan kaçmam lazım. Ama ipleri görüyorum. Bileklerime dolanıyorlar, hızlı ve sertçe.
"Belki de Pamuk Prenses gibi cam fanusun içine koymalıyız," diyor biri. "Öyle mi yapsak, cüceler?”
"Bunu prens hazretlerine soralım," diyor diğeri, alaycı bir şekilde. ‘Belki sadece prensesin masalını değil, prensin masalını da bozacak.’
Ve o an, yansımam tekrar fısıldıyor.
‘Görüyorsun değil mi? Kendi masalını mahvettin. Şimdi beyaz atlı prensin masalını da yok edeceksin.’
Dinleme. Dinleme. Bir şeyler yapmalıydım.
‘ Onları öldür Melodi ansızın bıçakla!’ dinleme yansımanın emirlerini dinleme yoksa işler benim için daha mı zorlaşacak yaparsam. Bir plan yapmalıyım ama şimdilik benim savunmasız küçük prenses olduğumu düşünmelerini sağlamalıyım ki benim bir şey yapamadığı mı düşünüp gardlarını indirmesini izleyecektim.
‘ Ve eline bıçak alarak onları keseceksin di mi ?’ onların görmediği ama benim gözümün önünde mor bir perde gibi dönüp duran yansımamı yapmamı istediği şeyleri yapmamayı çalışmayı çalışmak gerçekten yoracak beni.
‘ Melodi içine delilik akıyor ama fark edemiyorsun, yavaş yavaş zihnini ele geçirecek.’
Cücelerin sesi yansımanın seslerini iyi ki bastırmaya yetmişti. Hala benimle ne yapacaklarını karar vermeyi kendi aralarında tartışmalarını ara verip bana döndüklerinde “ Kaçak prensesi aç ve susuz bırakacağız. Yemekleri hepsini yedin kaçak prenses.” kalın ve parazitli sesiyle konuştu.
“ Cüceler bunu sabah konuşalım hatta pamuk prensesin başına bir cüce bırakalım biz yiyecek bir şey ile işlerimizi bitirdikten sonra ilgileniriz.” Naif bir sesi vardı ama görünüşü öyle değildi. Ben buradan çıkmanın bir yolunu bulmalıyım onların en beklenmedik anda ellerinden - düşüncelerimi bozan yansımanın sözleri düşüncemi tersine söylemişti ‘ ellerinden anca ölümle kaçabilirsin onları öldür.’ Ben o kadar vahşi ve kötü olma- ‘ Seni vahşi delirmiş halin kanında dolaşıyor.’ dinleme dinleme.
Kulübenin içi, yemek kokularının keskinleştiği ve ağır sessizliklerin içinde kaybolduğu bir geceye bürünmüştü. Cüceler, kendilerine ait olan son lokmaları gürültülü bir iştahla tüketirken, Melodi izlemek zorunda kaldı. Şapırdatarak çiğnenen ekmekler, yağlı ellerin masaya sertçe vuruşları… Tüm bunlar onun midesini bulandırdı. Ama hareket etmemeliydi. Dayanmalıydı.
Son lokmalar yenildiğinde cüceler, ağır bedenleriyle yataklarına çekildiler. Kulübeyi dolduran bir uğultu gibi horlamaları yükselmeye başladı—kalın, düzensiz ve kulakları tırmalayan bir uyku simgesi. Karanlığın içinde uzanan çıplak ve kirlenmiş bedenleri, masalın artık eski masallar gibi olmadığını gösteriyordu.
Melodi uyuyamıyordu. Rahatsızlık, yalnızca yatağın sertliğinden değil, zihninde yankılanan uğursuz fısıltıdan da geliyordu.
"Melodi, bak orada bıçak var. Herkes uyurken o bıçağı alıp onları tek tek öldür."
Yansıma , onun aklına hükmetmek ister gibi yankılandı. Ama Melodi kıpırdamadı. Hayır.Yansımasının sözlerini dinlemedi.
🍎
Melodi sabah suratına atılan kokuşmuş suyla gözlerini açmıştı. Ne olduğunu anlayamamıştı. Bir rahat verse uyusam diye düşünmüştü.
“ Cüceler biri bu prensesin başında nöbet tutsun bizde hayvan ve maden işlere dönelim ne dersiniz ?” Demişti diğer cücelere.
Yuno ise içi rahat şekilde cücelerinin verdiği talimatlarını dinledikleri için hiç aynaya bakıp Melodi bakarak hissettiği duyguları daha da hissetmek istemediği için yemek masasını oturmuş yemeğini yiyordu. Kadehindeki içeceği sağa sola sallayarak cücelerin az önce verdiği fikri düşünüyordu.
Prense mektup mu yollasam karanlık toprakların masalına bir davetli etsem diye düşünmüştü.
Masadan kalktı ve aynaya bu sefer yıldız ve elma masalında gidişatı bozmayı gidiyordu.
Melodi başına ne geleceğini bilmeden cücelerin evden çıktıklarını seyretti ve tek bir cüce kalmıştı. Güçlü yapısıyla duran ağız kokusu ve mide bulandırıcı teri ve kaba konuşması kulaklarını kirletmişti.
Beni burada o kaslı cüceyle yalnız bırakıp gittiler. Akıllarında ne olduğunu bilmiyorum. Bir planları mı var? Eğer öyleyse, bunu anlamanın hiçbir yolu yok. Keşke zihin okuma gibi bir gücüm olsaydı…
Ama ihtiyacım yok. Çünkü yansıma bunu benim için yapıyor.
*"Ben sana söyleyeyim, Melodi. Senin masalın hakkında kötü planları var."*
Hayır. **Hayır.**
"Hayır, yok!” diye dile getirdim, kimse duymazsa bile duyurmak istemez gibi. Ama kaslı yapılı cüce benim inkarımı duymadı. Kendi işine baktı.
O sırada, zihnimde yansımanın sesi kaybolmadı. Hatta yalnız kalmadı. Kafamda onları öldürme mi isteyen başka bir ses uyandı.
"Öldür onları!"
"Onlar seni öldürmeden önce masadaki bıçağı al!"
Bıçak? Ne bıçağı?
Gözlerimin önüne ölüm sahneleri beliriyor. Kan, bağırışlar, birinin yere yığılması… ama ben bunları istemiyorum. Bunları düşünmek istemiyorum.
Gözlerimi sıkıca kapatıyorum, ama sahne devam ediyor. Sanki biri bilerek önüme koyuyor gibi. Sanki bana seçim yaptırıyor gibi.
Ama hayır. Seçim yapmak zorunda değilim.
Masal hâlâ beni içinde tutuyor. Ama ben masalın kaderine mahkum değilim.
Melodi hala farkında değildi. Etkisinin geçtiğini düşünüyordu. Kendine tuttuğunu farz ediyordu ama hala linlin perilerinin çılgınlık sihrini ve ilizyonların devamını yavaş yavaş gözlerinin önünde belirip durdu.
Masal perilerim Yuno acaba prensi karanlık masala davet mi edecek ?
Melodi çılgınlığın farkına varıp bastıracak mı yoksa bastırmadan mağdur mu olacak ? Bunu bir sonraki kayıp masal sayfasında öğreneceğiz ?
Bölüm etkileşimi
