1. bölüm · Boş çerçeve

1. Bölüm

Cemrel MkSkÜk

Az kalsın götüme gelecek kurşunla kendime gelmem bir oldu. Kafamın üstünden geçen mermi, uçağın sesi gibi kulaklarımı yırttı. Toz, toprak, barut… Bok gibi bir ortam.Aslında severim böyle yerleri. Ama yalnızken.Amına koyayım, bu sefer timle geldim.
Böyle sikik bir arazide, sikik bir adamı bulmak için iki yıl üç aydır dağ dağ geziyorum.Ve adam bilin bakalım nerede?Tahtalıköyde.
İki yıl üç aydır yaşamayan biri için hâlâ nefes tüketiyorum.
Tim birazdan gelir. Gelene kadar şehit olmazsam iyi olur. Çünkü bana hesap vermesi gereken bir baba var. Bir de anne.Şu an onlara odaklanamam.Önümde resmen bir ordu it var.
Ve ben bunlara iyilik yapıyorum. Acısızca öldürüyorum.Ama kıymet bilmiyorlar.Ne acınası.
“Hassiktir!”
Omzumdan vuruldum.Başka nereden terörist çıkar lan?Arkam boştu. Kör değilsem boştu. Taş yoktu.Gökten mi yağıyor bu kurşunlar?
İlahi Bakış Açısı

Umay, omzunun arkasına saplanan kurşunla sendeledi ama ateşi kesmedi. Daha temkinliydi artık. Dört bir yanının sarıldığını fark etti.
Şehitliğe bir adım daha yakındı.
Bu düşünceyle ateşini azalttı. Kendini korumalıydı.Sağ salim döneceğine söz verdiği biri vardı.
Yedi yaşında bir çocuktu.Kardeşi dediği.
Aynı soyadı bile yoktu.
Yetimhanenin rutubet kokan koridorlarında tanımıştı onu. İlk gittiğinde çocuk konuşmamıştı. Sadece ayakkabısının ucuna bakmıştı. Günler sonra, hiçbir sebep yokken elini tutmuştu.
Umay o an anlamıştı.Artık yalnız değildi.
“Geleceğim,” demişti.“Söz.”
Omzundan vurulduğu anda aklına ne vatan geldi ne ölüm. Yetimhanenin demir kapısı geldi. Çocuğun arkasından bakışı.
O kapının bir daha kapanmaması için yaşaması gerektiğini biliyordu.
Teröristler, kod adı Kuzgun olan Umay’ın öldüğünü sanarak çekildi. Umay, yaralı halde kamplara girmelerini bekledi. Bombalar çoktan hazırdı.
Doğru anı kolluyordu.
Uzaktan bir helikopter sesi duyuldu.
Gelmişlerdi.
Askerler Kuzgun’u görünce hızla yaklaştı. Hep birlikte helikoptere ilerlerken Umay bombaları aktive etti. Tam bindikleri anda kamp patladı.
Patlama dağın göğsünü yarar gibiydi. Yer bir an nefesini tuttu, sonra her şey çöktü. Alevin sıcaklığı helikopterin metaline vurdu. Hava cehennem gibi koktu.
Umay arkasına bakmadı.Çünkü bazı şeylere bakarsan geri dönemezsin.
Helikopter yükselirken kamptan geriye sadece duman kaldı.Ses yoktu artık.
Umay başını koltuğa yasladı. Omzundaki kan hâlâ akıyordu ama umurunda değildi. Gözlerinin önüne yine o kapı geldi. Demir. Soğuk.
“Bekle,” dedi içinden.“Söz verdim.”
Helikopter dağın üzerinden geçerken Kuzgun hayattaydı.
Ama bu dağ artık onu tanıyordu.
Bölüm Sonu