1. bölüm / 1
BLACKWHİTESiyah-Beyaz
Bölümler 1Şu an: Siyah-Beyaz
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
.“Evet şimdiki haberimiz ise Maraştaki bir gencin gene 2 gün önceki yaşanan olayı ele alıyor.Maraşlı genç okula silahla giderek öğrencileri yaraladı ve haliyle öğretmenlerde zarar gördü.Silah seslerine karşın korkan öğrenciler pencerelerden atlıyıp,nereye kaçacaklarını bilemediler.Bu duruma çok sinirlenen Urfa ve Maraşlılar miting ve protestolar düzenleyerek bu olaya karşı gelip öğrencileri ve öğretmenleri katleden katillere idam cezası getirilmesi isteniyor.Hükümetten ise hala açıklama bekleniyor.Şimdilik burada duralım ve ondan sonra gazeteciler hakkında bir röportajımız var.”
Normalde hiç böyle olmazdı ama artık oldu.2 gün önce Urfa olayı şimdide Maraş olayı,hangi insan bu kadar cani olabilir ki?Yazık o insanlara üzülüyorum.Onlar bu hayatı yaşamak istemediler.Nedendir bilmiyorum ama eskiden insan öldürmek için yürek yemek lazım gibi bir şey düşünüyordum lakin şimdi buna gerek kalmadı.Hükümet umarım bu katili bulabilir diye umut ediyorum.Diğer davalarda başarısız olsalar bile.”Puh yazıklar olsun insan varlıklı o katile,o kadar insan öldürdün cehennemin dibine.O kadar aile napıcak şimdi ha?”diye haykırdı Kehribar teyzem.”Hükümet bile bu kadar zaman geçmesine rağmen hiç bir şey yapmamışsa biz ölelim o zaman”diye ekledi annem”Di mi ya ben artık bu gençlere güvenemiyorum Selvin valla güvenemiyorum.Arkalarında her zaman bir iş var ve bu gün yüzüne çıktığında ise saplıyorlar”dedi teyzem
Onları dinlemeye başlamıştım ki biraz hararetli geçtiği söylenebilir.Teyzem çayını yudumlarken diğer aile büyüklerimizden ses çıkmıyordu.Teyzem çayını yudumladıktan sonra eklemeye devam etti”Yok neymiş ailemiz bize fazla iyi bakmamış,gazla psikolojimiz bozukmuş.O yüzden insan öldürüyormuşuz gibi şeyler yalandan ibaret şeyler uyduruyorlar.Onu bunu geçtim o gözü yaşlı aileler ne yapıcak,onlar nasıl bu acıya dayanıcaklar?peki ya hükümetimiz ne yapıyor?ağzı çenesi kapalı bir şekilde oturuyor ve hiç bir şey yapmıyorlar”
Akrabalarımızdan birisi araya girdi fakat kim olduğunu hatırlamıyorum”Kehribarcığım öyle deme bak şu aralar Türkiye gerçektende çöküşte ve bu kadar da olay varken ülkede söyle bana hükümet hangisine yetişsin?”
“Öyle bir şey olur mu burada önemli bir şey olmuş senin söylediğin şeye bak.Hadi az kişi gönderirler onu bile anlarım ama hiç de nasıl oluyor?”diye söylendi annem
“Ay iyiki bir şey söyledik Elçin ama abarttın sadece düşüncemi söylüyorum.Hem ben en çok sizin söylediklerinizi değil,Denizin söyleyeceklerimi merak ediyorum.Çünkü o lise son öğrencisi ve ondan duymak isterim.”
Bana bakıldı bir süre”Peki hükümetin yaptıklarına karşı ne düşünüyorsun Deniz?”sordu teyzem”Bilemiyorum teyze fakat bu konuda hükümete güvenemiyorum yani baksana kadın tacizleri oldu,bir şey yapılmadı doğru düzgün.Ahmet minuguzzi olayında hükümet nedense veliyi davalı gördü.150 bin mahkum serbest kaldı.Hatta serbest kalanlar daha dakkasından eşlerini öldürdüler.Yani kısaca hükümetin bundan sonra ne yapacağını bilmiyorum.”
Annem be teyzem bir süreliğine bakıştılar ve annem bana gülümseyerek “Senin endişeni anlayabiliyorum Denizcim.Haklısın hükümet biraz bir şey yapmıyor olabilir.Ama baksana halk ayaklandıysa hükümet bunları yakalayacaklardır.Bundan hiçte şüphen olmasın”
“Umarım annem umarım” dedim güçlükle”Denizciğim bizim sinirlendiğimiz şey hükümetin suçlular yakalanınca halkın sesi bir nevi azaldığında suçluları masum diye bırakmasına kızıyoruz yoksa haklısın yani”dedi akrabamız.
Bense onları sadece dinledim ,evet sadece dinledim.Hayatın insanlığa küsüp sadece kötülüğün var olduğu bir dünyadaki en normal olayını dinliyorum.Bu şey beni ürkütüyor.Keşke her şey adaletli olabilseydi.Söylediğim cümle çok saçma lakin düzelticek olursak her şey şuan ki bulunduğumuz durumdan daha iyi olsaydı.Keşke o eski 2017-2018 yıllarına geri dönebilseydik…
Annemden izin alarak odama çıktım ve orda biraz vakit geçirdim.Yazda çok önemli bir sınavım var.Bu yüzden birazcık sınava çalıştım.İlk olarak kimyaya başladım.Formüller ve ezber ağırlıklı derslerde fazla iyi değilim ama anlamaya çalışıyorum.Kimyada biraz ezber yapıp,aklımda aklımda kalanları not alıyordum.Böylece daha iyi çalışmış oluyordum.Ders çalışırken kapı çalındığını duydum.Sanırım annem kapıyı açtı.Çünkü “hoşgeldin”kelimesini söyleyen kişinin sesi anneme çok benziyordu.Bu saatte normalde babam gelir ama ayak sesleri çok garipti.Sanki 3-5 kişi aynı anda gelmiş gibiydi.”Paranoyaya geliyorum sanırım”diyerekten ders çalışmaya devam ettim.Ardından uzun bir süre geçti.Evde sessizlik koptu.Bende ilk başta aşağıya indim herkes orada mı diye.Yavaş ve ağır adımlarla etrafı kolaçan ettim.Baktım ki oda karanlıktı..Salona girdim,Lambayı ararken bir anda ışık açıldı ve ne göreyim
“Süpriz!”
Bugün benim doğum günüm (ve ben unuttum)
“Doğum günün kutlu olsun Deniz diye hep bir ağızdan dilediler.Çok mutlu oldum böyle özel günümü nasıl olduda unutabildim ki ben?
Bide o 3-5 kişi meğersem benim kuzenlerim ve en yakın arkadaşım Mehmetmiş.Mehmet benim ta en eski arkadaşlarımdan birisi ve halada en yakın arkadaşım.Onu çok severim.Kendisi tıpkı en canımdan bile sevdiğim cankardeşim gibidir.Ona her zaman güvenirim ve ona inanırım.Çünkü o bana hiçbir zaman yalan söylemez.”Doğum günün kutlu olsun Deniz,nice yıllara umarım her geçirdiğimiz gün bugünkü kadar güzel olur.”dedi Mehmet”Al Buda hediyen”
Diye ekledi.Hediyeyi aldım,içini açtığımda içinden bir defter ortaya çıktı.Üzerinde “his defteri” işimizi bir defterdi bu.”Bu defterde nedir böyle?”diye sorduğumda Mehmet”Bu defter araştırdığıma göre gün içinde yaşadığın şeyleri not alman için ama sadece sana özel gelen şeyleri yazman gerekiyor veya seni çok kıran.Defter insan psikolojisinde özellikle kendi kendine konuşan insanlar için ferahlatan bir defter bu,belki şu aralar sınav stresindesindir.Rahatla diye aldım sana”birden aydınlanma yaşadım.
“Mehmet sende sınava hazırlanıyorsun”dedim”Olsun ben senin için aldım sana özel bir şey bu.”diyip gülümsedi.
Ona tebessümle sıcak bir gülümseme ile karşılama verdim.Ardından kuzenlerime sırasıyla sarılmaya başladım.İlk olarak en büyükleri Ece’ye sarıldı.Doğum günümü kutladıktan sonra kulağıma eğilip”Arsız Mehmet daha dakkasında hediyeyi verdi”dedi haliyle küçük bir kahkaha patlattım.Diğer gelen 2 kuzenimse çift yumurta ikizi oldukları için(ilk gördüğümde hangisi kim algılamadım)Sonra şapkalı en büyük kardeşin Rüzgar ve diğeri ise en küçük kardeşin Alperhan olduğunu anladım.”Doğum günün kutlu olsun gardaşım” diye bir anda girdi Alperhan”Nice yıllara dostum.Doğruyu söylemek gerekirse bende hiç bugüne kadar böylesine havalı bir doğum günü olmadı.Bence kendinle gurur duymalısın böyle HAVALI BİR PARTİYE SAHİP OLDUĞUN İÇİN.””Ne demeye çalışıyorsun yani?” Diye araya girdi Rüzgar.Şapkayla gözlerini aralamıştı.Alperhan rahat ve umursamaz bir tavır ile “Ee sonuçta bende hiç böyle şeyler olmadı bilirsin ya ama bence sizi bu konuda zorlamadığım için bana şük-“NEYİNİ ŞÜKREDELİM LAN SENİN?”diye gök inlettirdi Rüzgar”Ne zaman nerede olsak doğum günün yaklaştığı zamanlarda ‘abi şunu istiyorum,abi yok bana forma al’diyorsun onu geçtim doğum günün olmadığı zamanlarda da
Başka şeyler istiyorsun’Rüzgar yok neymiş efm resident evil’in 9.oyunu çıkıyormuş bana ondan al,yok neymiş gta 6 falan” diye söylendi Rüzgar”Almadın ki bana”” Ne demek almadım Alper?Sana fırından yeni çıkan oyunları daha yeni aldım.Bak dua et
Denizin doğum günü partisindeyiz yoksa senin 15 kemiğini kırarım.”dedi Rüzgar
“Ya tamam aldın da oyunlar yasaklandı ki artık oynuyamıyorsam almanın ne anlamı kaldı ki?” Diye dedi Alperhan bir etrafa bakındı
ardından yanımıza yaklaştı “Benim suçum değil bir kere hükümetin suçu bence hükümeti CİMER’E şikayet etmeliyiz.”diye çözüm üretti Alperhan.
“Ya çocuğum hükümet zaten CİMER’E bağlı bunun neresini anlamıyorsun?Hükümetin aldığı karar aynı zamanda CİMERİN de aldığı karar sa oluyor ya.”Nedendir bilmiyorum ama Rüzgar bunu deyince bir an ‘delalım’ ifadesi gibi bir şey oldu ve ben buna gülmeye başladım:
“Dilekçe yazsak?”
“Kolaysa yaz.”
“Bu karara karşı çıksak?”diye sordu Alperhan
“Olur kaç yıl hapiste yatçan?”
“Yurt dışına çıksak?”
“Hey,o kadarda kolay değil ben ülkemi batı uğruna satmam bunu bil” diye net ve tok sesle yanıtladı Rüzgar
“Nasıl yani Ya şimdi sen diyorsun ki o wattpad Türk yazarlarının yazdığı’vatana şehit olma’kitaplarındaki asker mi olucan?”diye sordu Alperhan
“Evet”
(Bu sahnede bu espriyi şehitlerimizle alay geçmek için yapmadım.Herbirisine Allah rahmet eylesin.Mekanları cennet olsun ve umarım kitabı sevmişsinizdir:))
………………………….
Özür dilerim Rüzgar fakat ben ve Alperhan random ata ata gülmeye başladık.Gerçi bir ben hakkıyla güldüm.Baktığımda Alperhanın yüzü sertleşmişti”Beni güldürme lütfen eğer sevgiliye ihtiyacın varsa 1.50 cm boyunda git edin o zaman,neyse ben deniz sana geri dönüyorum.Yani benim hiç böyle birisi benim için parti hazırlamadı.”
Bunu duyduğumda yüzümdeki tebessüm solumaya başladı”Bekle kimden söz ediyoruz?”diye sordum ansızın.Alperhan bir anlık şaşkına döndü büyükcene bir nefes aldı ve “Mehmetten bahsediyoruz tabiki.””Ne öhö-“diye hörkürdü Rüzgar hızlıcana boğazını temizleyerek “yani biz o kadar şey sırf mehmet yüzünden miydi?””Evet” diye normal bir şekilde cevapladı Alperhan “Bu çok saçma ya varya senin bu yönünü hiç sevmiyorum Alp hemde hiç”eleştirdi Rüzgar “kusura bakma ama eğer o Wattpad kitaplarındaki bir karakter olsaydın daha’Doğum günün kutlu olsun Deniz’dediğin anda tüm okuyucular senden nefret ederdi ve şuan ki bu sahnede sen bir figüransın ve konuşmaya hakkın yok.Bu olay sadece ben ve deniz arasında”dedi Alperhan ardından bana doğru döndü.Arkasından rüzgar elleriyle “tanrı seni korusun”işareti yaptı.
“Neyse ne diyordum…ha Mehmet,bak biz normalde böyle bir şey planlıyorduk ama yok şuaralar şöyle senin yok senin sevdiğin şeyler bilmem neydi,yani çocuk senin tam yakın arkadaşın onu bırakma bence.”diye hayıflandı
“Benden daha çok sevdin herhalde hm?”
“Ee tabi öyle keşke benimde mehmet abim gibi bir arkadaşım veya ABİM olsaydı…”
“Alperhan sözlerine dikkat et.”
“O birileri bakıyorumda nazlanmış.”
Haliyle ben hala gülmeye devam ettim.O ikisini burada ‘abi-kardeş’ kavgaları içerisindeyken ben diğer misafirlerle selamlaştım.Ardından pastaya sıra gelindi.Yani başımdaki herkes mumu üflemeden önce şu sözü söylüyordu”Dilek tut,DİLEK TUT” bende ilk olarak sınavım İÇİN düşünmeye başladım.Tam Dilek tutuyordum lakin o aklıma maraştaki okul olayı geldi.Dileğim şöyle idi”Umarım bu ülkeye bir katil gelmeli,fakat katilleri ve kötülüğü öldüren cinsten.Umarım ilk kurbanıda o maraştaki 9 kişiyi öldüren katil olur”diyip(bu arada içimden geçti sözler)mumu üfledim.Pastalar yavaştan tabaklara dolmaya başladı.Ben ve Mehmet dolan tabakları servis etmeye başladık.Çok güzel ve eğlenceli bir şeydi bu.Mehmet’le hem sohbet ede ede kısa sürede bitirmiş olduk.
Kendi haklarımızda alıp,salona doğru gittik.Salondaki bana alınan hediyeleri ise(biraz zorda olsa)onların izni işe odaya çıkardım.Başka bir gün açıcaktım çünkü.Geri geldiğimde televizyonda haberlerdeki o olay hakkında bir röportaj vardı.Röportajda 5.sınıflı bir kız Fatma isimli o anki yaşadığı trajediyi anlatıyordu:
“Bizim son 2 dersimiz boştu dışarıda arkadaşlarımızla oyun oynuyorduk biraz yorulunca sınıfa geçtik.Sınıftayken silah sesleri duymaya başlandı sandık ki grev yapıyorlar ama öyle değilmiş.Sıraların altına geçtik silahla bizlere vurmaya başladı.Belinay benim çok sevdiğim en yakın arkadaşım bu olay yaşanmadan önce hep hediye alırdık birbirimize.hediye çekilişleri yapardık çok yakındık.Bana en samimi gelen arkadaşımdı.Zaten olay gününde bizler camın kenarına yapışmışız.Camdan atlıyıp hayatımızı kurtarmaya çalışıyorduk.Merdivenlerden aşağıya inemezdik zaten saldırganlar oradan ayrılmıyorlardı.Ne yapabilirdik ki?ya bacaklarımız kırılacaktı ya da ölücektik…”
Bunu söyledikten sonra kırık bacağına baktı zavallı Fatma:
-Bizi gördüklerinde ise belinay ve kerem bize siper oldu.Onların oracıkta ölümlerine şahit oldum.Aynı şekilde Ayla hocamız içinde geçerli.Ben onun sayesinde Matematiği bu kadar çok sevdim.Sonra ayla hocamızda öğrencilere siper olmuştu.Yanımdaki yaralı arkadaşımla beraber camdan atladık.Ardından ambulansı çağırdılar ve oradaki yani kurtulan arkadaşlarımda bize ziyarete geldiler.İsteğim suçlular cezasını görsün ve psikolojik destek istiyorum.
“Puh bak şunları yaşadıklarına cehennemin dibine yollansın inşallah o katilin”
“Valla insanın artık bu gibi haberlere karşı ruhu kalmadı ki acıyı hissetsin”
“Bu röportajın ardından bazı yeni gelişmeler oldu.İlk olarak zanlının velileri tutuklandı.Çünkü araştırmalara göre katilin meğerse silaha erişim izni olduğu tespit edildi.Ardından ölen 4 arkadaşın cenazeleri ise yan yan dizildi.Bizi üzen nokta ise Zeynep kılıçın erkek kardeşinin annesine “anne abla nerde?”diyip annesinin ise “ablan arkadaşlarıyla beraber cennete gitmiş.”demesi ise bizi çok yıktı.Gelişmeler için lütfen takipte kalın”
Bölüm etkileşimi
