4. bölüm · Biriciğim
“Sevgilim”
-Bu ilişkiye ad koymanın zamanı gelmedimi
-Nasıl olucak o?
Efe ne kadar salaksın çıkma teklifi bekliyor kız kaç ay geçmiş!
-Efe bana sevgilim de ben anlarım
-Anlaştık damla
Damla hergün efeden o kelimeyi yazmasını bekliyordu Efeyse yazmak yerine not kısmına sevgilim isminde bir şarkı koymuştu damla anlamıştı bu işin olduğunu ama üzülmüştü kalbî kırılmıştı bir çıkma teklifi bile almamıştı ama aklı hep efedeydi çok seviyordu onu ilk defa birine bu kadar bağlanmıştı onu kaybetmekten korkuyordu güzelim kız haklı olduğu her tartışmalarda bile efeden özür dilerdi yalvarırdı ama bizim kızda az fena değildi öyle bir siniri vardı ki efenin tabiriyle kasıp kavuran bir sinir ağzına geleni söylüyordu ama mutluydu hep gülüyordu tartışsalar bile özlüyorlardı birbirlerini aradan 1saat geçmeden barışıyorlardı gel zaman git zaman böyle geçmişti aylar damla okuldaki arkadaşlarına bahsederdi ya efeyi bu sefer ciddi olduklarını bahsetti arkadaşlarından biri dedi ona
-bu cocuk önceki ilişkilerinde yara almış seni yara bandı gibi kullanmasın?
-o öyle biri değil halden anlar kıyamaz kullanmaya kalktığı an ben siktiri çekerim merak etme .
-bağlanırsan da tekrar yapabilcekmisin?
-sen beni ne sandın kızım arkama bile bakmam
Ah be damla şimdiki aklın olsa dermiydin bunları hiç sanmıyorum bu kadar acı çekeceğini bilseydin asla demezdin .Damla ders boyu yazılar yazıyordu efeye bir yazısı hala burda tam 1.064 kücük kare içine E harfini yazmış minik minik ve o küçük kağıt parçasına şunları yazmış
“Seni tanıdığım zaman çok mutlu birisi değildim sana karşı hep mızmız davrandım hiçbir zaman yakın davranmadım sana ilk başta çok kızıyordum herşeyi çok kafaya takıyordun sonra senle konuşurken güldüğümü farkettim herşeyi o zaman anlamıştım seni sevdiğimi sonra sen bana o kızları anlatıyordun moralim bozuluyordu ama belli etmiyordum ama belki farkındaydın bilmiyorum sonra sana çok söylemeyi düşündüm ama olumsuz mesaj atacağını biliyordum sonra sen bana seni seviyorum diyince dedim hadi canım inanamamıştım sonra sana sordum arkadaşçamı ciddimi diye o an ne diyeceğimi bilemedim telefona bakamıyordum ve birden yazdın aşığım derdim zaten dedin o zaman dedim kendime al aferin gerizekalı rezil olmuş gibi hissetmiştim kendime yakıştıramadım pişman oldum söylediğime birde senden o tepkiyi alınca daha da kötü olmuştum ama umursamamıştım sana birşey olacak diye korkuyordum hep merak ediyordum geçmişinde olsun hissettiklerin olsun bana onları anlattığında rahatlamıştım güveniyor artık bana dedim kendi kendime dedim kızım bu çocuk senin kaderin sonra sen bana daha da yakın oldun dediğim kelimenin gerçek olduğunu anladım birde bana karım diyince o zaman havalara uçmuştum senle gelecek düşündüm düşünmeyede devam edeceğim daha çok yazacağım varda yer yok seni çok seviyorum efe.”
Bunu yazdığı tarih 04.04.2024 hepte dört rakamını beklemiş gibi 444 ah be damla bunu ne çilelerle sakladın ben bilirim kimse değil halada odanın en bulunmaz yerinde saklıyormuşsun ama bu sefer gün yüzüne çıktı küçük mektubun duygulandırdın beni damlacım keşke herşey hep bu saf düşünceyle kalsaydın. Herneyse aylardan haziran geldi yks yaklaştı efe yks ye girecekti günden güne stresi artıyordu damla hep iyi gelmeye çalışırdı sakinleştirmeye çalışırdı başarırdı da ailesinden daha yakındı ona hiç yüz yüze gelmeseler dahi elleri buluşmasa dahi cuma günü gecesi birbirine iyi geceler deyip uyudular sabah oldu cumartesi daha hiç konuşmamalarına rağmen efe “gunaydın bu arada güzelim” yazmıştı damla anlamamıştı ne alaka şimdi demişti günaydını anlamıştı da bu arada kısmını anlamamıştı başkasına mı yazacaktı banamı yazdı diye düşünüp durdu
