5. bölüm · "Birden-bire hayatımın tümü oldun"
5 bölüm
Kafedeki o akşamın üzerinden bir gün geçmişti. Defne, okulun geniş koridorunda Ece’yle yürürken her zamanki gibi hızlı hızlı konuşuyor, bir yandan da çantasında defterini arıyordu.
“Sana diyorum Ece, çocuk uzaylı gibi! Herkesle arasına görünmez bir duvar örüyor ama dün kahve içerken baya normal konuştu benimle.”
Ece gözlerini devirdi. “Defne, Emir’in ailesini bilmiyorsun galiba sen? Şehrin en büyük mimarlık şirketleri onların. Okula siyah, özel şoförlü bir arabayla gelip gidiyor çocuk. Kimseyle muhatap olmaması çok normal.”
Defne duraksadı. “Öyle miymiş?”
O sırada koridorun başından Emir görünmüştü. Gerçekten de üzerinde oldukça kaliteli, sade ama pahalı olduğu her halinden belli olan koyu renk bir kazak vardı. Etrafındakiler ona selam vermeye çalışsa da Emir sadece hafif bir baş hareketiyle geçip gidiyor, kimseyle göz teması bile kurmuyordu. Biri yanlışlıkla koluna çarptığında yüzünü hafifçe ekşitip geri çekildi; temastan nefret ettiği her halinden belliydi.
Ama Defne’yi gördüğünde o soğuk ifadesi anında yumuşadı. Yürüyüşü yavaşladı.
Defne hemen yanına adımladı. “Selam, bay mesafe.”
Emir’in dudak kenarı hafifçe kıvrıldı. Normalde yanına bu kadar yaklaşan birine mesafe koyardı ama Defne tam dibinde yürürken hiç rahatsız görünmüyordu.
“Selam. Yine bir şey kaybettin mi bugün?”
“Aşk olsun, daha sabahın dokuzu! Bu arada şoförle geldiğini niye söylemedin? Baya havalıymış.”
Emir omuz silkti. “Önemli bir şey değil çünkü. Sadece kalabalıktan ve insanlarla uğraşmaktan hoşlanmıyorum.”
“Benimle uğraşıyorsun ama?”
Emir durdu. Koyu renk gözleriyle Defne’ye baktı. Normalde insanlarla konuşmayı vakit kaybı görürdü ama Defne’nin bu canlı, neşeli tavırları garip bir şekilde hoşuna gidiyordu.
“Sen farklısın,” dedi sakince. “Seni dinlemek yormuyor.”
Defne bu cevap karşısında bir an ne diyeceğini bilemedi, hafifçe kızararak önüne döndü.
💫💫💫
Akşam saatlerinde Emir’lerin oldukça geniş tasarımlı evinde sessizlik hakimdir. Emir, odasındaki büyük çalışma masasında oturmuş gitarının tellerine hafifçe dokunuyordu.
Kapı hafifçe çalındı ve annesi içeri girdi. Mürekkep mavisi şık giyimi ve sıcak gülümsemesiyle Emir’e baktı. Onların arasındaki ilişki her zaman arkadaştan farksızdı; Emir dışarıya ne kadar kapalıysa, annesine karşı bir o kadar açıktı.
“Yine sadece gitarınla mı dertleşiyorsun?” dedi annesi yumuşak bir sesle, yanındaki berjere oturarak.
Emir gitarı kenara koydu. “Yok... Proje ödevi aldık da onu düşünüyordum.”
Annesi oğlunu çok iyi tanıyordu. Emir’in insanlardan ne kadar uzak durduğunu, temastan kaçındığını ve kolay kolay kimseyi hayatına sokmadığını biliyordu. Ama şu an yüzünde bambaşka bir ifade vardı.
“Sadece proje ödevi gibi durmuyor ama? Kiminle eşleştin?”
Emir hafifçe arkasına yaslandı, gözlerinde belli belirsiz bir tebessüm belirdi. “Defne adında bir kız. Baya sakar... Bugün gözümün önünde iki kere kalem düşürdü.”
Annesi şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. “Ve sen buna kızmak yerine gülümsüyorsun?”
“Gülünmeyecek gibi değil ki,” dedi Emir, sesi yumuşayarak. “Çok konuşuyor, sürekli bir şeyler anlatıyor. Normalde insan gürültüsünden nefret ederim biliyorsun ama o konuşunca garip bir şekilde dinlemek istiyorum.”
Annesi oğlunun bu halini izlerken gülümsedi. “Anlaşılan bu Defne senin o meşhur duvarlarını biraz sarsmış.”
Emir bakışlarını pencereden dışarıya, şehir ışıklarına çevirdi. İçinde yavaş yavaş büyüyen o hissi inkar etmedi.
“Sarsmak ne kelime...” diye mırıldandı kendi kendine. “Galiba ilk defa birinin yanımda olmasına itiraz etmiyorum.”
Selamm bebeklerimm bölüm nasıldııı uzun süre yokti diye bu gün 2 yada 3 bölüm atmaya çalısacagım insallah yapabilirim yaa atamasamda yarin yaad diyer gün falan insallah atarım cünkü suan cok ta müsait deyulim ama yazmaya calısıcam sizi sebiomm baayy💖💖💖
