1. bölüm / 2
Birbirimize Mahkûm1. Bölüm-Aynı sıra
Bölümler 2Şu an: 1. Bölüm-Aynı sıra
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. Bölüm – Aynı Sıra
Okulun bahçesi her zamanki gibi gürültülüydü.
Herkes bir şeylere gülüyor, bağırıyor, saçma sapan konular konuşuyordu. Ben ise kulaklık takmış gibi yapıp hiçbirini duymuyordum.
Çünkü bugün yeni biri gelecekti.
Müdür yardımcısının sabah anonsundan beri içimde garip bir huzursuzluk vardı. Sebebini bilmiyordum ama kalbim boşuna sıkışmazdı.
Zil çaldı. Sınıfa girdim.
Her zamanki sırama, cam kenarına oturdum. Defterimi açtım ama tek bir kelime bile yazmadım.
Kapı açıldı.
Önce ayakkabı sesi geldi.
Sonra öğretmenin sesi:
“Çocuklar, aramıza yeni bir arkadaş katıldı. Kendini tanıt bakalım.”
Başımı kaldırmadım.
Ta ki sınıf sessizleşene kadar.
“Merhaba,” dedi biri.
Ses… çok tanıdıktı.
Kalem elimden düştü.
Başımı yavaşça kaldırdım ve göz göze geldik.
O.
Geçen yaz hiçbir şey söylemeden hayatımdan çıkan çocuk.
Mesajlarıma bakmayan, sonra da “yoğundum” diye geçiştiren çocuk.
Şimdi karşımdaki sırada duruyordu.
Hiçbir şey olmamış gibi.
Gözleri bana kaydı.
Bir saniye durdu.
Sonra dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
Sanki beni tanımıyormuş gibi.
Öğretmen onu benim yanıma oturttu.
Kaderin şakasına bak, başka yer mi yoktu be?
Yanıma oturduğunda kolu koluma değdi.
İçimden “çek elini” diye bağırmak geçse de sustum. Gururum vardı sonuçta.
Defterime eğildim.
Fısıltıyla konuştu:
“Burada olacağını bilmiyordum.”
Gözümü bile kaldırmadan cevap verdim:
“Yalan söylemeyi ne ara bıraktın?”
Sessizlik oldu.
Sonra kısık bir kahkaha attı. Sinir bozucu derecede tanıdık bir kahkaha.
“Demek hâlâ sinirlisin.”
Kalemi masaya bıraktım, döndüm.
“Demek hâlâ umursamadığımı sanıyorsun.”
Gözlerimin içine baktı. Bu sefer kaçmadı.
“Bu sefer gitmeyeceğim,” dedi.
İçimde bir şeyler koptu.
Çünkü en tehlikeli cümleler, geç kalmış olanlardı.
Ve ben…
Bu hikâyenin bana yine pahalıya patlayacağını hissediyordum.
Bölüm etkileşimi
