Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm Yeni Bir Başlangıç
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Taşınmak, sadece bir evin anahtarını değiştirmek değil alıştığın duvarların arasında kalan anılar, gözden kaçan sessizlikler, hayatın küçük alışkanlıkları ile elveda demektir.
Ben Lara 16 yaşındayım. Ve bu sabah bavuluma sadece eşyalarımı değil, geçmişimi de koyup çıktım yola.
Annem arka koltuktaki saksıları tutmaya çalışırken babam, mırıldanarak " Bu radyo ne zaman düzelecek ? " diyor, ben ise dışarıyı izliyordum.Rüzgar saçlarımı yüzüme savururken aklımdaki o sorunun cevabını arıyordum : Acaba bir yere gitmek mi daha zordur yoksa bir yerden ayrılmak mı ?
Sorunun cevabını tam olarak bilmiyordum. Ama içimde tarif edemediğim bir boşluk vardı. Ne üzgündüm, Ne de heyecanlı. Bir şey bitmişti fakat neyin başlayacağını henüz kimse bilmiyordu. Ben bile.
Yeni şehrimiz küçük bir sahil kasabası. Adını haritada ilk kez duydum
Foça.
Ne çok kalabalık, ne çok tenha tam ortası gibi
Deniz var ama gürültüsü yok
Sessizliği tanımlayan bir yer
Evimiz denizi gören bir yokuşun ucunda. Balkondan bakınca uçsuz bucaksız bir mavilik gözüküyor. Belki bu yüzden biraz daha kolay alışırdım. Çünkü mavi renginin bana iyi geleceğini düşünüyordum
Pazartesi, Yeni Okulda İlk Günüm
Çok fazla kıyafet denedim.
Ama sonunda yine kendim gibi görünmeyi seçtim
Sade bir üst, solmuş bir kot ve dağınık saçlar......
Okulun kapısına geldiğimde içimde küçük bir telaş vardı. Görünmeyecek kadar küçük ama hissedilecek kadar büyük.
Sanki herkesin bir hikayesi yazılmış sadece benim ki boş kalmış gibiydi
Koridorun köşesinde bir grup öğrenci vardı. Kahkahalar, hızlı ayak sesleri, omuz omuz çarpışan cümleler. Herkes bir şey anlatıyor, bir yere yetişiyor, bir gruba ait görünüyordu.
Sadece biri farklıydı. Ne konuşuyordu ne gülüyordu. Sanki o da burda olmaya mecburdu. Ama burda olmayı o seçmemişti. Göz göze geldiğimizde gözleri bir şey sormadı ama cevap arar gibiydi.
Kalabalığın içinde kimse beni fark etmiyordu. Bu iyi bir şeydi.
Sınıf listesi duvar da asılı bir şekilde duruyordu. Adımı bulur gibi yapıp uzunca baktım. Sadece oyalanıyordum.
" Adını ezberlemeye mi çalışıyorsun yoksa kaçıp gitmenin bahanesini mi arıyorsun "
Dönüp baktım. Kıvırcık saçlı yeşil sırt çantalı bir kız.
Gülümsüyordu ama alaycı değil.
" İkiside olabilir " Dedim.
Omuz silkti.
" İkiside gayet mantıklı. Ama madem burdasın en azından kantini bulabilesin diye eşlik edeyim "
Hafif bir gülümseme ile " Lara " Diye karşılık verip yanına geçtim
" Ben de eylül "
Koridorda yan yana yürürken içimdeki gerginlik yavaş yavaş azaldı. Eylül konuşkan, enerjik biriydi. Ben genelde sessiz kalmayı tercih ederim ama onunla konuşmak garip şekilde kolaydı.
Kantine vardığımızda tost kokusu etrafa yayılmıştı. Kahkaha sesleri, tabak çatal gürültüsü arasında derin bir nefes aldım.
Boş bir masaya oturduk, ama daha önce kimlerin orada olduğunu fark etmemiştim; bir grup öğrenci bana meraklı meraklı baktı. Eylül hemen gülerek fısıldadı:
“Merak etme, hepsi tatlılar. Ama biraz gürültücü olabilirler.”
Siparişlerimizi aldık: ben çikolatalı süt ve peynirli tost, Eylül ise meyveli smoothie ve tostunu aldı. Otururken bir anda yan masadaki grup bana ilginç bir bakış attı ve biri şakayla karışık seslendi:
“Yeni gelene selam!”
Gülümsedim ve başımı salladım. Eylül arkamdan sessizce, “İşte böyle, hoş geldin partisi başladı bile,” dedi. Biz de birbirimize bakıp gülüştük.
Tostlarımızı yerken Eylül okulun en eğlenceli anlarını anlatmaya başladı: öğle tatillerinde yapılan mini yarışmalar, tuhaf ama komik kurallar ve kimlerin en çok şaka yaptığını anlattı. Ben de kendi hikâyelerimi ekledim; ikimiz de konuşurken kahkahalarımız kantinin dört bir yanına yayıldı.
Bir yudum çikolatalı süt aldım ve düşündüm: “Belki de burası, düşündüğümden çok daha eğlenceli olacak. "
Bölüm etkileşimi
