1. bölüm / 2
Bir Savaşta Kendini Kaybetmek1.bölüm
Bölümler 2Şu an: 1.bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir cennette yaşamak çok güzeldir de bir cehennemde hayatının aşkını yaşamak…
1.bölüm
GEÇMİŞ
Hayat normal giderken bir savaşa uyanmak nasıl mı hissettirir? Hmm önceden çok kötü derdim şimdi o kadarda kötü gelmiyor yani en azından önceki hayatımdan çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Günlerdem perşembeydi. Her gün olduğu gibi babamla kavga ederek uyumuştum. Her gün öyleydik zaten. Zengin ve devletten bir ailenin kızı olmak herkese göre güzeldir ama bana soracak olursanız tıpkı bir hapishanede yaşıyor gibiydim. Her gün ailemle türllü türlü kavgalar yaşıyordum, ailem paradan başka bişey düşünmüyordu ve beni sürekli zengin biriyle evlendirmek istiyorlardı. Ta ki o güne kadar. Patlama sesleriyle uyanmıştım. Fransa ile Türkiye arasında savaş çıkmıştı. Evet Türküm ama ailem vatanına ihanet ederek Fransa için çalışmışlardı o yüzdem bende Fransadaydım. Ne olduğunu bilemeyerek uyandığımda dışarıda çıkan yangıma bakmıştım korkmamıştım, evet herkes tabii ki de savaştan korkar ama ben korkmamıştım. Nedeni ise zaten ölmekten korkmamamdı. Ölümün bana iyi geleceğini düşünüyordum. Evde kimse yokru büyük ihtimalle kaçmışlardı. Sadece bir koruma vardı. Baran.
Baran benim sadece korumam değildi bu hayattaki tek arkadaşımdı. Sadece beş yıl bizde çalışsa da beni en çok dinleyen bana hem koruma hemde arkadaş gibi davranan tek kişiydi. “Hadi hızlı ol kaçmamış gerek yoksa burada ölebiliriz.” dedi Baran. Yüzüne baktım. “Ne bekliyorsun Hera hadisene.” Yine yüzüne bakmaya devam ettim. “Sen git ben kaçmayacam kaçacak bişey olduğunu düşünmüyorum.” Şaşkınlıkla o da yüzüme baktı ve daha çok yaklaşarak “Saçmalama ne yaptığının farkında mısın? Sen burada gerçekten ölmek mi istiyorsun? Ve en önemlisi benim gerçekten sensiz kaçacağımı mı düşünüyorsun ha? Hera şuan aklın yerinde mi? Hadi yoksa birazdan gerçekten ölebiliriz.” Geri çekildim be yatağıma oturdum.
Evet yatağıma oturdum ve Barana tekrar baktım. “Baran sen istiyorsan kaç dedim ben kaçmak istemiyorum hem niye kaçayım hayatı çok mu seviyorum sanki burada ölsemde çok mu farkedecek?” Baran beni kaldırdı elime silah verdi. Bana. Beni çekmeye başladı ve evden çıktık. Savaşın arasına karışmayk pekte istemiyordum ama evden çıktığımıza göre geri dönüş yoktu.
“Baran ne yaptığının farkında mısın?”
“Evet gayette farkındayım orada biraz daha kalsan geberecektin çünkü.” Tam on saniye sonra arkadan patlama sesi geldi. Ve evet tahmin ettiğiniz gibi ev patlamıştı. Korkuyla Barana “Evin patlayacağını nereden biliyordun?” dedim. Bana baktı ve “Sabah bodrum katına inmiştim babanın oraya bir bomba koyduğunu gördüm. Aslında başta anlamadım ama gidip bakınca bomba olduğunu ve geri sayımın başladığını gördüm tabii baban kaçmıştı ve geri sayım sadece kırk beş dakikaydı.” Onu dinlerken şaşkınlık üstüne şaşkınlık geçiriyordum. Ailem benden kurtulmaya çalışıyordu. Çokta şaşırmamam gerekirdi ama şaşırdım. Kaç saniye ya da dakika geçtiğini bilmiyordum ama tek yaptığım Baranın yüzüne bakmaktı. Dalgınlığımdan çıkaran şey bir Türkün -Fransada yaşadığımızdan Fransız sanmıştı- Barana saldırmasıydı. Baran ne kadar karşı çıkmaya çalışsa da benimde arkamdan bir asker gelmişti.
GÜNÜMÜZ
Ben neredeydim? Olduğum yer çok karanlık ve sessiz. Ne olduğunu hatırlamıyordum. İçeriye birisi girdi.
“Kimsin ve benden ne istiyorsun?”
“Giray Pars Demirel senden ne istiyorum konusunda da,” düşündü sonra “Fransız devletinden bir ailenin kızısın sadece bize burada birazcık misafir olacaksın.” Gülmeye başladım, gülüşüm bu deli mi dedirtecek kadar fazlaydı. Gülüşümün arasından “Şimdi ben burada tutsağım diye ailemin beni almasını bekleyeceksiniz öyle mi? Peki çokta beklemeyin bence zira ailem savaşta bir bomba ile evle birlikte beni yakmaha çalıştılar ve şuan beni zaten ölü biliyorlar.” Giray beni incelemeye başladı. En son gözlerime baktı. “Şimdi sana inanmamı mı bekliyorsun?”
“Hayır ben sadece gerçekleri söylemek istedim hem Baran nerede?”
“Onu ayrı bir odada bekleriyoruz.”
“Ona bişey olursa-“ diyordum ki aniden sözümü kesti “Ona bişey olmayacak tabii sen uslu durduğun sürece.” Şaşkınlıkla ona baktım. Baran benim herşeyimdi ona bişey olursa hayatım boyunca kendimi affedemezdim. Sessiz kalmayı tercih ettim ve Girau bana alaylı bir gülümsemeyle bakıp dışarı çıktı.
Çıktığında ağlamaya başladım. Evet kolay kolay ağlamazdım ama konu sevdiğim biri olunca yıkılırdım. Sevdiğim biri de tek kişi vardı o da Barandı. Giray çıktıktan sonra olanları hatırladım belki Baranı dinleyip erken çıksaydım şuan burada ağlamak zorunda kalmazdım. Ne kadar vakit geçtiğini bilmiyordum tek bildiğim yorgunluktan uyuya kaldığımdı. Uyandığımda karanlık olduğu için gece mi gündüz mü bilmiyordum. Bileğimin acıdığını çok sonra farkettim. Bileğim kızarmıştı çünkü sıkı bir şekilde bağlamışlardı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Aslında çokta kendimi umursamıyordum umursadığım kişi Barandı. Ne yapacağımı bilemezken birisi küçük pencereden yemek uzattı. Pencereye sadece bakmaya devam ettim birkaç dakika sonra uzanıp yemeği aldım. Yemeği aldım ama gerçekten yiyeceğimi düşünüyorlar mıydı? Yemeği bir köşeye koydum ve yerime gittim. Yerimde bundan sonra ne yapacağımı düşünüyordum. Ailem artık beni öldü olarak biliyorlar ve yaşadığımı bilseler bile almaya gelmezlerdi. Artık tüm ömrüm bu yerde geçecekti. Yani aslında bir taraftan iyi çünkü zaten hayatımı sevmiyordum. En azından günlük ailemle kavga etmeyecektim ve kendimi vatan haini hissetmeyecektim.
Bölüm etkileşimi
