Bir orkide masalı kitap kapağı

1. bölüm / 1

Menekşeler ve Orkideler

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Menekşeler ve Orkideler
  1. 1 Menekşeler ve Orkideler958 kelime · Okuduğun bölüm

20 mayıs 2026 Sabah kahvaltısını özenle hazırladım kırmızı kare desenli masa örtümün üzerine peynir, bahçemden zeytin,torunumun en sevdiği kahvaltılık olan soğanlı menemen, ve Balcı Mehmetten aldığım çeşit ballar koydum. Çünkü nede olsa tek torunum Ahu’m geliyordu. Küçüklüğünden beri kitapları,masallarımı ve benim gibi çiçekleri en çokta orkideleri sever. Kahvaltıyı hazırladıktan sonra çiçek bahçeme gittim, içinde orkideler,menekşeler, güller ve daha pek çok çeşit çiçek vardı. Tek tek hepsini suladım. Sıra orkidelere gelince korna sesi duydum. Kızım gelmişti. Hemen yaşlı ellerimdeki kuru toprağı temizleyip yanlarına gittim. Ahu’yu gördüm o anda . Gamzeli yanakları, karışık toprağı andıran kumral saçları, bal rengi gözleri ve çilli yanakları... ne çok benziyordu benim gençliğime.Kızım arabadan çıkmadan , torunum koştu yanıma. Beraber sımsıkı sarıldık.Sonra kızım ve damadım. Beraber mutfağa geçtik gevrek getirmişler,en sevdiğim.Kahvaltı ederken Ahu “Anneanne bu gün nasıl masallar anlatacaksın?” Dedi. Açıkçası aklımda bir masal yoktu “Bilmem sen bul” dedim , Ahu biraz düşündükten sonra şunu söyledi “dedemle nasıl tanıştınız onu anlatır mısın?” Duyduğumda biraz durdum çünkü dedesiyle bazı zamanlar çok kötü, hatırlamak istemiyecek anlar yaşadık ama olsun biricik torunum istemişti benden “ anlatırım” dedim. Kahvaltıdan sonra mutfağı topladık, çay koyduk ve salona geçtik. Ahu hadi başlayalım dediğinde kafasını dizimin üzerine koydum ve “hadi başlayalım” dedim.

10 Temmuz 1976 Sabah kuşların cıvıltısı ve annemin bağırarak şarkı söylemesiyle uyandım. Saate baktığımda bir gördüm ki saat 12 olmuş. Nasıl bir uyumaysa artık. Pembe üstünde çiçekler çizili dolabıma doğru ilerledim açtığımda çiçekli elbisemi görünce sevindim ve hemen alıp giydim, ardından kumral ve ince telli saçlarımı tarayıp ördüm ve artık hazırım. Aynaya baktığımda çilli, kumral saçlı, kahve ve büyük gözlü saf bir kız gördüm. Aşağı indiğimde babam kapıda konuşuyordu kapıdaki kişiyi görmek istedim biraz daha baktım ve bir çift kahve göz gördüm. Kumral saçlı , çekik gözlü ama filtre kahve kadar kara ve uzun kirpikliydi. Pürüzsüz yüzü adeta bir bebek suratı gibiydi ama belliydi ki buraya gelmeden önce sakallarını kesmişti. Ve benden nerdeyse 30 santimetre uzun gibiydi. Ben zaten 1.70’dim belliki baya uzunmuş. Ona bakarken oda göz ucuyla bana baktığını gördüm. Sonra şaşırdı bir daha baktı. Babamda “sen iyimisin oğlum” dediğinde beni görmemesi için kaçtım hemen. Sonra arkamdan babam geldi ve yemek masasına oturduk. Babama o çocuğu sormak istiyordum ama yanlış anlamasından korkuyordum. Lakin ben sormadan babam söyledi “Birtane çocuk geldi güler yüzlü efendi bir çocuk. Kalacak yeri yokmuş bende iskelenin ordaki kulübelerden birtanesini verdim. Çiğdem sende çocuğa yiyecek bir şeyler götürür müsün ben muhtarlığa gidicem şimdi” .”tamam babacım” dedim bende. Kahvaltımı bitirdikten sonra bir sepet hazırladım yumurta,peynir,zeytin… gibi ihtiyaçları koydum ve bisikletime binip iskeleleye gittim. Kulübelere bakarken yine onu gördüm ve o tarafa yürüdüm. Beni görünce hemen kendine çeki düzen verdi. Beyaz bir gömlek ve siyah keten bir pantolon onu adeta mafya liderine benzetiyordu fakat yanaklı ve gamzeli suratı onu bir kediye benzetiyordu. Bana daha önce bu bakışları gördüğüm Mehmet aklıma geldi oda bana böyle bakar hatta beni babamdan 4 kez istedi ama benim rızam olmadığı için kabul etmedi. Sonra hemen “merhaba” dedim ve oda belliki sesini kalınlaştırmaya çalıştı ve “selam” dedi. İsmini sorduğumda “Ömer, Ömer Efe Yargı” dedi ne güzelmiş ismi. «Sizin adınız nedir» dedi. “Ben Çiğdem,Çiğdem Kurt” dediğimde “İlkbaharda açan güzel çiçek” diye mırıldandı. Ne yani ismimin anlamını biliyormuydu ?. “Peki sizin isminizin anlamı ne ?”. “ Hayat dolu demek” . “İşiniz nedir peki ?” diye sordum. Acaba fazlaya mı kaçmıştım. Bıyık altından gülümseyerek » Edebiyat öğretmeniyim, yarışmanıza İstanbuldan katılıyorum, Rizeliyim, hobilerim kitap okumak ve insanları dinlemek, gezmeye bayılan bir insanım, en sevdiğim hayvan köpekler çünkü inan bana onlar kadar sadığım ve Fenerbahçeliyim belki bir gün seni stada götürürüm. Başka söylemediğim bir şey kaldı mı ?» ağzım açık bir şekilde dinlemiştim adam tek nefeste ve tonlamaya dikkat ederek cümleleri kurmuştu ve aşırı sempatikti. » He birde en sevdiğim renk mavi denizlere de bayılırım peki ya sen ?» Biraz boşluk oldu ve bende “Şey biraz geç oldu sadece ben Çiğdem, bunu babam göndermemi istedi içinde peynir zeytin falan var bakkaldan almana gerek yok” dediğimde içine bakarak göz gezdirdi ve “teşekkür ederim çiçek hanım ” dedi. Bana çiçek hanım dedi bende “Rica ederim hayat dolu beyfendi” dedim. Hayat dolu bey neydi ya! Ama o bunu duyunca hoşuna gitmiş olacak ki dudakları kıvrıldı. Burada çok durduğumu farkettim ve babam fark etmesin diye “Ömer bey ben gidiyorum size iyi günler” dediğimde kendine geldi yani fark ettimde 5-6 dakikadır bana bakıyordu sonra “hmm tamam iyi günler görüşürüz çiçek hanım” demişti ufaktan sırıttım ve “iyi günler” dedim ve oradan bisikletime binip sahile indim. Sahile indiğimde o deniz kokusunu içime çektim o kadar güzeldi ki deniz tam yüzmelikti yani. Yere baktığımda deniz kabukları buldum hazır zaten günlüğüme yapıştıracak deniz kabuğu lazımdı zaten. Yerden bulduğum deniz kabuklarını önce denizde yıkadım sonra taşa kurusun diye bıraktım. Baktım deniz aşırı cilveli dalgalanıyor sanki yüzmem için oynaşıyor gibiydi bende bisikletin sepetinden çiçekli pembe askılı mayomu alıp giyinme odasına girdim. Ardındanda denize balıklama uçtum valla hiç minik minik yürüyerek giremezdim saçımıda bir güzel suladım. Denizde yüzdükten sonra şezlonglardan birine havlumu serip uzandım, Güneş yakıcı değil fakat aşırı sıcaktı. Orada neredeyse akşama kadar uyumuşum. Uyandığımda Güneş hafiften batıyordu. Hafif hafif gözlerimi açarken Ömer’i gördüm. Küçük bir sırıttım ve ardından aklım başıma geldi. NE İŞİ VARDI BURADA !!! Aklım başına geldikten sonra yerimden fişek gibi sıçradım. “Noluyo lan” diye bağırdım. Ömerde benden korkmuş olacak ki oda irkildi. “ Ne bağırıyorsun ya, ödüm patladı”dedi. “ EEE bizim buralarda böyledir adam olcan” dedim. Benim bu sözüme şaşırmıştı ama hoşuna da gitmişti. Bıyık altından gülümseyerek “Tamam hanımefendi “ dedi. Ardından “ Akşam bir şeyler içmeye gidelim mi ?” diye sordu hevesli bir şekilde. “Nasıl yani ?” diye sordum anlamamazlıktan gelerek. “Yani şey çay olarak dedim yoksa alkol içmem, asla.” bu sözleri hoşuma gitmişti. “Hayır onu anladım sadece neden benimle buluşmak istiyorsun ki ?” bu sözlerimde ciddiydim yani benimle neden buluşmak istesin ki. “Çünkü seni tanımak istiyorum bal gözlü neden bilmem ama tanımak istiyorum seni”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…