1. bölüm / 1
Bir Ömrün Kırmızı Noktası1. Bölüm
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hiç kendinizi ıslak bir bezin suyunu sıktığınız gibi sıkmak istediniz mi?
Cevabınız 'hayır' ise siz hiç Adana'ya gelmemişsiniz demektir.
Bendeniz İzel Kamış.
Ve evet. Şuan kendimi sıkmak istiyorum.
O kadar sıcak ki bayılmak üzereyim.
"Kızım hâlâ valizini hazırlamadın mı? Hadi kalk hemen!"
Tanıştırayım; Sevda Kamış. Kendisi benim biricik annem olur. Ve yine her zamanki gibi bana söylenip duruyor.
"Çok sıcak anne kalkamıyorum."
"Kalkmak için uğraşmıyorsun bile kızım."
"Off.."
Annem biraz hareketli ve eğlenceli bir kadındır ve tam da bu yüzden bir şişe suyu aniden kafama boşalttı.
"ANNEEEEE!"
"Hahahaha! Bak isteyince kalkabiliyormuşsun."
"Neyse anneciğim sağol, sayende serinledim."
Annem bana kısa bir bakış attıktan sonra işine geri döndü.
Ben de kalkıp valizimi hazırlamaya başladım.
Neden valiz hazırladığımı soracak olursanız söyleyeyim: tatile gideceğiz. Bu tatile gitme fikrine gönlüm razı olmamasına rağmen annemin zoruyla gitmek zorunda kalıyorum.
Tatilleri severim aslında. Tabii, sevdiğim insanlarla gidince severim.
Ama ben bir deste et yığını ile gideceğim.
Oflayarak eşyalarımı toparladım.
Kızıl kısa saçlarımı da toplayarak üstüme bir şeyler giydim.
Ardından annem arabayı evin kapısının önüne getirdi. Valizleri arabaya yerleştirerek yola çıktık.
Uzun yolculukları hiç sevmiyordum.
Kulağımda kulaklıkla uyumaya çalışıyordum.
"Heyecanlı mısınız?"
Ben sesssiz kalırken yanımda oturan erkek kardeşim "Evet!" diye bağırdı.
Evet, bir de yeni ergenliğe girmeye başlayan erkek kardeşim var.
"Deniz, ablan uyudu mu?"
Annem sormuştu.
Kardeşim bana bakarak "Hayır bizi dinliyor." dedi.
"Yoruldun mu kızım?"
"Evet."
"Dinlenirsin. Bu tatili en çok sen hak ettin."
Geçen hafta üniversite sınavından çıkmıştım.
Bu tatile de benim için gidiyorduk.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra annem o çok sevdiği arkadaşını aradı ve evlerinin önüne geldiğimizi söyledi.
Ben yüzümü ekşitirken arkadaşı, ve yaşıtım iki kızı evden çıktı.
"Hellüü!"
İçimden bir küfür savurdum.
Bu iki kızı da sevemiyordum bir türlü.
Kısa bir sarılma faslı oldu.
Annem kötü davranmamam için beni o kadar uyarmıştı ki birini terslememek için zor duruyordum.
"Nabersiniz aşkolaar?"
Konuşan Sinem'di.
O konuştukça tüylerim diken diken oluyordu. Uzun sarı saçlarını savurdu. Yüzündeki katmanlı makyajıyla bana gıcık bakışlar atıyordu.
"İyi sen?" dedim.
"İyi." O da beni sevmiyordu.
Ama annelerimiz birbirlerini çok sevdiği için mecbur sesimizi çıkaramıyorduk.
Kardeşi Sude ile de selamlaşıp sarıldık. Sude biraz daha kafa dengiydi ama o da normal değildi bana göre.
Annem ve anneleri Rabia teyze de sarılıp özlemlerini giderdiler.
Sohbet muhabbet bittikten sonra yola devam ettik.
Antalya'ya gidiyorduk.
Yolculuk boyunca uyumuştum.
Kalktığımda otele varmıştık.
Sinem: Ne kadar büyük, tatil köyü resmen.
Ben: Zaten tatil köyü.
Yine bir sessizlik.
Sessizliği bozan Rabia teyze oldu.
-Sanırım iki misafirimiz daha olacak; Melike ve abisi Efe. Melike'yi tanıyorsun Sevda.
Beyninde tümör vardı. Kafa dağıtmak için gelmek istedi. Abisi de tek bırakamamış.
-Ay evet hatırladım. Gelsinler bakalım.
Sonrasında biz yemeklerimizi yemiş ve denizde biraz yüzmüştük.
Odalarımızda biraz dinlenip akşam yemeği için hazırlanmaya başlamıştık.
"Anne ben biraz dışarıda dolaşacağım, giderken ararsın."
"Tamam kızım dikkat et."
Bölüm etkileşimi
