4. bölüm · Bir Kalp İki Nefes

4. Bölüm

Zeynep Dalman

💫 Fadime 💫
Sınıfta oluşan sessizlik birkaç saniye sürdü.
Herkes İso ile Eyüphan'a bakıyordu.
Eyüphan sandalyesinde biraz geriye yaslandı.
"Sen neden bu kadar karışıyorsun?" dedi.
İso cevap vermedi.
Sadece önüne döndü.
Benim sinirim iyice bozulmuştu.
"Gerçekten anlamıyorum." dedim.
"İnsanların hayatına karışmayı bırak."
İso başını hafifçe çevirdi.
"Karışmıyorum."
"O zaman biraz önce yaptığın neydi?"
"Sadece söyledim."
"Kimse senden fikir istemedi."
Bir an göz göze geldik.
İso’nun bakışları bu sefer farklıydı.
Cevap vermedi.
Tam o sırada hoca içeri girdi.
"Ders başlasın." dedi.
Herkes yerine oturdu.
Ama sınıftaki gerginlik hâlâ hissediliyordu.
Ders boyunca aklım başka yerdeydi.
Arkamdan Eyüphan hafifçe dürttü.
"Boşver." dedi fısıldayarak.
"Ben alışığım."
"Alışık olmak normal olduğu anlamına gelmez."
"İso öyledir."
Kaşlarımı çattım.
"Ne demek öyledir?"
"Karışmayı sever."
"Hiç hoşuma gitmedi."
Eyüphan güldü.
"Benim de."
Ön sıradan Oruç arkasına dönüp baktı.
"Siz ikiniz fısıldaşmayı bırakın yakalanacağız."
Aleyna da bize bakıp gülümsedi.
Ders bitince zil çaldı.
Sınıf bir anda gürültüyle doldu.
Ben çantamı toparlıyordum.
Tam kalkacaktım ki biri sırama yaslandı.
Başımı kaldırdım.
İso.
"Ne var yine?"
"Konuşmamız lazım."
Sinirle güldüm.
"İstemiyorum."
"İki dakika."
"Bir dakika bile yok."
Tam kalkacaktım ki kolumdan tuttu.
Sıkı değil ama durduracak kadar.
Bir an donup kaldım.
"Elini çek." dedim.
Hemen bıraktı.
"Sadece dinle."
Gözlerimi devirdim.
"Dinlemiyorum."
Çantamı omzuma taktım.
Tam çıkacaktım ki arkamdan söylediği cümle beni durdurdu.
"Eyüphan sandığın gibi biri değil."
Arkamı döndüm.
"Sen de sandığım gibi biri değilsin."
"Söylemek istediğim—"
"Yeter." dedim.
"Sürekli aynı şeyi söyleyip duruyorsun."
İso bir an sustu.
Sonra sadece başını salladı.
"Peki."
Bu sefer gerçekten sustu.
Ben de sınıftan çıktım.
Koridorda yürürken Aleyna bana yetişti.
"Ne oldu yine?"
"Hiç."
"İso mu?"
"Başka kim olacak."
Aleyna iç çekti.
"Aslında..."
"Aslında ne?"
"Bazen haklı çıkıyor."
Durup ona baktım.
"Sen de mi başladın?"
"Hayır hayır."
"Hem sen de Eyüphan’ı tanımıyorsun."
"Ben kimseyi tanımıyorum zaten."
Bir süre sessiz yürüdük.
Sonra Aleyna konuyu değiştirdi.
"Bugün okuldan sonra kantinde oturalım mı?"
"Olur."
Son ders de bitmişti.
Kantine gittik.
Masaya oturduk.
Bir süre sonra Oruç geldi.
Arkasından da…
İso.
Onu görünce içimden bir of çektim.
"Yine mi sen?" dedim.
Oruç güldü.
"Ben getirdim."
"Harika."
İso sandalyeye oturdu.
"Ben de çok heyecanlıyım."
Sinirle baktım.
"O zaman git."
"Hayır."
Aleyna gülmemek için kendini zor tutuyordu.
Tam o sırada kapıdan biri girdi.
Eyüphan.
Bizi görünce masaya doğru yürüdü.
"Selam." dedi.
"Selam." dedim.
İso’nun yüzü bir anda değişti.
Gerginleşmişti.
Eyüphan bana dönüp konuştu.
"Bugün söylediğim şeyi düşündün mü?"
"Neyi?"
"Takılma meselesini."
Ben cevap verecektim ki İso ayağa kalktı.
Sandalyenin sesi sert çıktı.
"Eyüphan."
Sesi bu sefer çok sertti.
Eyüphan ona döndü.
"Ne var?"
"Uzak dur."
Kantin bir anda sessizleşti.
Ben ayağa kalktım.
"Yeter artık!"
İkisi de bana baktı.
"Ben kimseyle arkadaş olmak için sizden izin almayacağım."
İso bana baktı.
Bir şey söylemedi.
Ama yüzündeki ifade…
Sanki bir şey söylemek isteyip söyleyemeyen biri gibiydi.
Sonra ceketini aldı.
Hiçbir şey demeden kantinden çıktı.
Ben de arkasından bakakaldım.
Neden bilmiyordum ama…
İçimde garip bir his oluşmuştu.
Sanki bu hikâyede bilmediğim çok şey vardı.
🔥 Bölüm Sonu 🔥