Bölüm:1 "Cansu"

Vaveyla Yazarı: Rabia Akboğa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Bölüm:1 "Cansu"
  1. 1 Bölüm:1 "Cansu"1.216 kelime · Okuduğun bölüm

Bölüm:1 "Cansui"

"Hiç kimse göründüğü gibi değildir.."

Cansu

'David Guetta Hey Mama' müziği kulaklarıma dolunca yattığım yerde huzursuzca kıpırdandım.

Komodinin üzerinde duran telefonuma uzanıp alarmı kapattım. Yalnızca beş dakika daha uyumak istiyordum.

Gözlerimi kapatıp kendimi uykunun huzurlu kollarına bırakmak için hazırlandım. Ama uyku beni kucaklamadan önce aynı ses tekrar yükseldi.

"Hadi ama " dedim kendi kendime. "Beş dakika daha dolmadı"

Söylenerek telefonu aldım. Alarmı kapatacağım sırada ekranda gördüğüm rakamla hızlıca koltuktan doğruldum. Saat ne zaman 22.30 olmuştu?

Hızlıca üzerimi değiştirdim. Makyaj yapmaya vaktim yoktu. Anahtarımı ve telefonumu alıp dışarıya çıktım. Klasik bir sonbahar havası vardı. Bir hafta önce aldığım ve hala kullanamadığım motoruma baktım. İşe otobüsle gidersem makyaj için yirmi dakikam olurdu.

Yarın daha erken kalkıp motorumu kullanacağıma dair kendime tutamayacağım bir söz daha verdim. Tıpkı bir haftadır yaptığım gibi.

Otobüs durağına koşarak ilerledim. Kolumdaki saate baktığımda hala üç dakikam olduğunu fark ettim. Daha hızlı koşmalıydım. Hava karardığı için dışarıda çok insan yoktu.

Her gece olduğu gibi bu gecede sadece çocuk parkını istila eden alkollü ergenler vardı.

Sanırım beni bu halde görecek başka kimse yoktu. Muhtemelen alkolden yarın beni bu halde gördüklerini unuturlardı.

Önümdeki teyzeyi kenara itip otobüse atladım. O kadar yavaş hareket ediyordu ki nerdeyse makyaj için var olan yirmi dakikamın yarısını alacaktı benden.

Otobüsteki tek boş yere kurulup hızlıca aynamı ve makyaj malzemelerimi çıkardım. Kasım ayının sonlarında olduğumuz için yağmur hiç durmadan yağıyordu. Bu durumda göz makyajımın yüzümden akması hiçten bile değildi.

"Romatizmalarım tuttu kızım." dedi az önceki kaplumbağa kadar yavaş olan kadın yanıma yaklaşarak. "Sen gençsin, biraz ayakta dursan?"

"Ben hayır kurumu değilim" dedim gözümü aynadan çekmeden. "Şansınızı başkasında deneyin"

Yaşlı kadın önümde dikilip söylenmeye başladı. "Gençlik ölmüş"

"Gençlik ölmedi be teyzecim " dedim yaşlı kadına dönerek. "Senin bir ayağın çukurda"

"Siz buraya geçin teyzecim" dedi arkamdan gelen erkek sesi. Yaşlı kadın teşekkür edip o tarafa yöneldi.

"Sonunda" diye mırıldandım. Daha fazla bu -sıkıcı- muhabbeti devam ettiremeyecektim.

Yaklaşık on beş dakika sonra araç durdu. Ayağa kalkıp arka kapıya yöneldim.

"Bakar mısın?"

Hemen yan tarafımdan gelen sesin sahibine döndüm. Bu az önce beni yaşlı teyzeden kurtaran kişiydi.

Yaklaşık 1.80 boylarında, beyaz, on dokuzununum ortalarında olan yakışıklı sayılabilecek biriydi. Yapılı vücudu spora ağırlık verdiğini haykırıyordu.

Yüzüme sahte bir gülüş yerleştirip ona döndüm. Muhtemelen güzel kız gören her erkek gibi numaramı isteyecekti. Neden tüm erkekler aynıydı ki sanki?

Çantamdan kartlarımdan birini çıkarıp ona uzattım. "Çok yazarsan engellerim"

Bakışlarını önce yüzüme sonra uzattığım karta çevirdi. "Bu nedir?"

"Numaram" dedin sorduğu soruyu tuhaf karşılayarak.

"Şey numaran için seni durdurmadım" dedi kart olan elimi geri iterek. "Sadece yaşlılara karşı daha saygılı olman gerektiğini söyleyecektim."

Duyduğum sözler sinir hücrelerim ayak parmaklarımdan beynime doğru yükselmesine neden oldu. Sadece yaşlılara daha saygılı olman gerektiğini söyleyecektim.

Öfkeyle arkama döndüm. Buradan bir an önce uzaklaşmak istiyordum. Adımlarımı hızlandırıp çalıştığım bara ilerledim.

Az önceki rezilliği unutmak ve o çocuğa gününü göstermek istiyordum. Ama yapabildiğim tek şey yalnızca öfkelenmekti.

Hızlıca bar tezgahına ilerledim. Belki kimse fark etmeden yerime geçebilirim. Ama bugün tüm talihsizliklerim benimleydi.

"Yine geç kaldın" Patronum karşıma geçip durmamı sağladı. "Seni uyarmıştım. Şimdi seni kovmam gerek"

"Bir daha olmayacak" dedim gülümsemeye çalışarak. "Bu sondu"

"Son bir aydır aynı şeyi söylüyorsun" dedi bağırarak. Gerçekten öfkeli görünüyordu. Cebinden çıkardığı zarfı bana uzattı. "Hak etmedin ama.."

"Bu son olsun" dedim son şansımı deneyerek. Ama boşuna kürek çekiyordum. Elindeki zarfı hiddetle çekip aldım. "Ben de çok meraklı değilim bu bok çukurunda çalışmaya"

Arkama dönüp geldiğim yöne ilerledim. Bu atıldığım yedinci işti. İlk üçünde bir hafta bile dayanamamıştım. Şimdi ise yeni bir iş bulmam gerekiyordu.

Yağan yağmurun altında beni bekleyen kötü kaderime doğru ilerlemeye başladım.

Kalan paramı tasarruflu kullanmam gerektiği için eve yürüyerek dönecektim. Zaten tüm paramı o motora yatırmıştım. Şimdi elimde yalnızca kovulduğum işten kalan bir zarf para kalmıştı.

Kestirme olduğunu bildiğim yola girdim. Burası ıssız bir yerdi. Ama eve yarım saat daha erken gitmemi sağlayacaktı. Hoş, boş evimde beni bekleyen bir ailem yoktu. Neydi bu acelem?

Montuma daha sıkı sarılıp soğuk havadan korunmaya çalıştım. Yağan yağmur damlaların zemine sert bir şekilde çarpıyor ve sıçrayıp üzerime geliyordu. Giydiğim kısa etek seçimimin yanlış olduğunu haykırıyordu. Böyle bir havada pantolon giymek daha akıllıca olurdu.

"Selam güzelim nereye böyle?" Yağmurdan korunmak için kapıya yaslanıp içen adama baktım. Yanındaki iki adamla birlikte sallanarak yanıma yaklaştılar.

"Başlıyoruz yine" diye mırıldandım.

"Bir yere gideceksen biz bırakırız seni" dedi ve sarı dişlerini göstererek kahkaha atmaya başladı. Diğer iki adam da ona eşlik ediyordu.

"Sizinle uğraşamam" dedim adımlarımı hızlandırarak. "Belanızı başka yerde arayın"

"Belamızın sen olmanı istiyoruz be güzelim" diyerek koluma yapıştı. Diğer ikisi de önüme geçti.

"Siz istediniz"

Kolumu tutan adamın kolunu ters çevirip kasıklarına tekmeyi bastım. Bu hareketi uzun zaman önce çıktığım bir çocuktan öğrenmiştim. İlk deneyimimi üzerinde deneyince ayrılmamız gerekmişti.

Böyle pisliklerle sürekli uğraşmam gerektiği için bu konuda iyice uzmanlaşmıştım. İnsanlar güzelliğime aldanıp korunmaya muhtaç bir kedi yavrusu olduğumu düşünüyorlardı. Ama hayatın gerçek yüzünü çok küçük yaşta görmek zorunda kaldığım için öyle değildim.

Vurduğum adam acıyla yere eğildiğinde iri sayılabilecek adam atağa geçti.

Sol gözüme değmekte olan elden son anda kurtulup başımı eğdim. Aynı şekilde kasıklarına vurduğumda onun da acıyla inlediği duydum.

Kaldı bir tane

"O kadar kolay lokma değilimdir" dedi sonuncu adam. Diğer iki adamın aksine daha ayıktı. Elini cebine götürüp orta boylarda bir bıçak çıkardı.

Ani bir atakla üzerime geldiğinde geriye doğru sıçradım. Ama o kadar hızlı davranmıştı ki ne yazık ki kolumun kesilmesine engel olmadım.

İkinci kez atağa geçtiğinde son anda kaçmayı başardım. Refleksleri iyi olduğu ve ayık olduğu için onu alt etmek kolay olmayacaktı.

"İmdaaaaaat" diye bağırarak koşmaya başladım. Bükemeyeceğin el varsa kaç. Dar sokakta hızlıca koşup kurtulmak için bir yol aradım.

Arkamdan bağırdığını duyabiliyordum. Şanssızlığıma bir kez daha küfrettim. Ben buydum işte. Her zaman şanssızdım. Var olan tek şeyim güzelliğimdi. O bile şansızlığımı yenemiyordu.

"Dur seni küçük fahişe" Ses uzaktan geliyordu. Kurtulmam için yeterince uzaktan.

"Sensin fahişe, kaltak" diye bağırdım. Normal şartlarda söylediği sözün bedelini ödetirdim. Ama şuan canım her şeyden değerliydi.

Kendimi kapısı açık boş bir apartmanın içine attım. Sesi uzaktan geldiğine göre muhtemelen beni görmemişti.

Kapıyı yavaşça aralayıp sokakta koşup giden adama baktım. "Ucuz atlattım" dedim derin bir nefes verirken.

Kesilen koluma bakmadan sakladığım yerden çıktım. Bir an önce eve gitmeli ve güzelliğimi lekeleyen bu kesikten kurtulmalıydım. Neyse ki birkaç hafta önce -o zaman çok gereksiz gibi gözüken- ten rengi yara bandını almıştım.

Çantamı kolumun altına sıkıştırıp boş sokakta yürümeye başladım. Hayatım hep boktan geçmişti. Bu arada ben Cansu. Çoğunuzun imrenerek baktığı o güzel kızlardanım. Hani yolda gördüğü üç erkekten en az ikisinin dikkatini çeken kızlardan. Ama benim o kızlardan farklı tek bir yönüm var. Göründüğüm gibi olmamam.

Giydiğim pahalı kıyafetler, yaptığım makyajlar fiziğimin bozulmaması için yemediğim yemek paralarımdan artan şeyler. Kulağa garip gelebilir ama bazen etrafta kendine hiçbir faydası olmayan insanlar sizin daha iyi görünmeniz için her şeyi yapıyorlar.

Yağan yağmur yavaşladığı için adımlarımı normal tutuyordum. Ne de olsa yarın okul öğleden sonraydı. Fakülteden çıkıp yeni bir iş bulabilirdim.

Oflayarak yerde duran taşa tekme attım. Taş yerde birkaç kez sekip bir şeyin önünde durdu. Yerde yatan büyük bir şeyin...

Düşüncelerimden uzaklaşıp önümde giderek büyüyen karartıya doğru yaklaştım.

"Aman tanrım" Yerde hareketsiz yatan kadına baktım. Başının etrafında hafif bir kan gölü oluşmuştu. Ambulansı aramak için telefonumu çıkardım. Henüz ekran kilidini açmıştım ki telefon ekranı karardı.

"Lanet olsun" Aptal telefonumun tam zamanında şarjı bitmişti. Titreyen parmaklarımı henüz kan bulaşmamış olan boynuna değdirdim. Nabız yoktu.

Lanet bir ceset neden karşıma çıkmıştı ki?

Hemen önümde duran gölgenin sahibine baktım. Ardından kulakları sağır eden bir çığlık sesi karanlık sokakta yankılandı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18