21. bölüm / 40
Bir çiçek siparişiBölüm 22
Bölümler 40Şu an: Bölüm 22
- 1 Sipariş185 kelime
- 2 Bölüm 2104 kelime
- 3 Bölüm3210 kelime
- 4 Bölüm 4258 kelime
- 5 Bölüm5209 kelime
- 6 Bölüm 6289 kelime
- 7 Bölüm 7164 kelime
- 8 Bölüm 8133 kelime
- 9 Bölüm 9259 kelime
- 10 Bölüm 10220 kelime
- 11 Bölüm 11186 kelime
- 12 Bölüm 12423 kelime
- 13 Bölüm 14337 kelime
- 14 Bölüm 15408 kelime
- 15 Bölüm 16370 kelime
- 16 Bölüm 17382 kelime
- 17 Bölüm 18299 kelime
- 18 Bölüm 19260 kelime
- 19 Bölüm 20290 kelime
- 20 Bölüm 21159 kelime
- 21 Bölüm 22279 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 Bölüm 23239 kelime
- 23 Bölüm 23 devamı265 kelime
- 24 Bölüm 24324 kelime
- 25 Bölüm 24 devamı276 kelime
- 26 Bölüm 25289 kelime
- 27 Bölüm 26210 kelime
- 28 Bölüm 27194 kelime
- 29 Bölüm 28233 kelime
- 30 Bölüm 29287 kelime
- 31 Bölüm 30261 kelime
- 32 Bölüm 31295 kelime
- 33 Bölüm 33260 kelime
- 34 Bölüm 32286 kelime
- 35 Bölüm 34292 kelime
- 36 Bölüm 35304 kelime
- 37 Bölüm 36323 kelime
- 38 Bölüm 37(SEZON FİNALİ)238 kelime
- 39 Bölüm 13341 kelime
- 40 2. SEZON FRAGMAN176 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
22. BÖLÜM: YALININ DİRENİŞİ
Sabah güneşi yalıyı aydınlatırken, herkes Ömer Ağa’nın sofraya gelmesini bekliyordu. Koltuklarda gergin bir atmosfer hakimdi. Esra, Kaan ve Ali; Kemal ve Derya’ya adeta ateş püsküren gözlerle bakıyordu. Emir ve Sümeyye ise onları desteklercesine yakınlarında duruyor, aradaki o soğuk duvarı kırmaya çalışıyorlardı.
Evin ağır kapıları açıldı ve Ömer Ağa’nın sağ kolu Zülfikar içeri girdi. "Ömer Bey birazdan teşrif edecekler," dedi. Az sonra Ömer Ağa’nın ağır adımları duyuldu. Herkes saygıyla ayağa kalktı. Ömer Ağa, masanın başındaki yerine oturduğunda, salon tamamen sessizliğe büründü.
Ömer Ağa, tabağına bakmadan doğrudan Kemal ve Derya’ya döndü. "Derya kızım," dedi, sesi herkesi ürkütecek kadar sakindi. "Babanla ilgili bazı yeni haberler aldım. Sanki o kutunun içindekiler artık hepimizin meselesi haline gelmiş."
Kahvaltı bittiğinde Ömer Ağa peçetesini masaya bıraktı ve Kemal ile Derya’ya baktı. "Kemal, Derya… Benimle gelin," dedi. Ardından Zülfikar'a dönerek, "Zülfikar, sen dışarıda bekle. Bize müsaade et, torunum ve müstakbel gelinimle konuşacağım," diye ekledi.
Bu sözler masadaki Esra, Kaan ve Ali üzerinde bir bomba etkisi yarattı. Esra'nın yüzü öfkeden kasılırken, Ali öfkeyle elindeki çatalı tabağına bıraktı. Sadece Emir ve Sümeyye, hafif bir tebessümle Kemal ve Derya'ya destek veren bakışlar attılar. Ömer Ağa, diğerlerinin şaşkınlığına hiç aldırış etmeden çalışma odasına yürüdü.
Odaya girdiklerinde Ömer Ağa çalışma masasına oturdu. "İkinizin arasındaki bağın sadece bir yakınlıktan ibaret olmadığını görüyorum," dedi. Kemal öne doğru eğildi, sesi kararlıydı: "Dede, eğer o kutuda bu yalının geçmişine dair bir leke varsa, onu saklayarak temizleyemeyiz."
Ömer Ağa çekmeceyi açtı ve içinden sararmış bir zarf çıkardı. "Biliyorum," dedi Ömer Ağa. "O kutunun bir kopyası yıllardır bende. Ama bunu açmak sadece Derya’nın ailesini değil, hepimizi yakacak. Esra, Ali ve Kaan bu gerçeği öğrenirse, yalıda bir savaş başlatırlar. Size güveniyorum, bu yangını birlikte söndüreceğiz."
Bölüm etkileşimi
