Beyza Gölge kitap kapağı

2. bölüm / 2

Beyza Gölge

1. Bölüm

Vaveyla Yazarı: 🖤Nisa.nyx .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1. Bölüm

Sessizliğin Başladığı Ev
“Bazı kapılar yeni başlangıçlara açılır. Bazılarıysa geçmişin hiç kapanmamış yaralarına…”
Bazı evler yalnızca duvarlardan oluşmazdı.
Bazıları, içinde yaşayan insanların bıraktığı duygularla ayakta kalırdı.
Ve bazı evler…
Sadece bakınca bile insanın içine açıklayamadığı bir ağırlık bırakırdı.
Arabanın camına yansıyan yüzüme dalmıştım.
İnsan bazen aynaya baktığında kendini değil, geride bıraktığı hayatı görüyordu.
Ben de öyleydim.
Arkada bıraktığım şehir hâlâ aynıydı. Aynı sokaklar, aynı insanlar, aynı anılar…
Değişen tek şey bendim.
Belki de bu yüzden gitmek zorundaydım.
Çünkü bazı yerler, ne kadar seversen sev, seni iyileştirmezdi.
Yavaşça gözlerimi kapattım.
Kendime tek bir söz vermiştim.
Bu kez hiçbir şeye bağlanmayacaktım.
Ne bir sokağa…
Ne bir eve…
Ne de bir insana.
Araba yavaşlayınca gözlerimi açtım.
Şoför sessizce,
“Hanımefendi, geldik.” dedi.
Başımı kaldırıp dışarı baktım.
Karşımda duran ev, fotoğraflardan çok daha güzeldi.
Arabanın camından dışarı baktığımda ilk gördüğüm şey, siyah ferforje kapının arkasında yükselen beyaz iki katlı ev oldu. Gün batımının turuncuya çalan ışıkları, cephenin kusursuz çizgilerini yumuşatıyor; beyaz duvarların üzerine altın renginde gölgeler bırakıyordu. Sanki güneş, batmadan önce bu eve son kez dokunmak ister gibi her köşesini usulca aydınlatıyordu.
Kapının iki yanında uzanan lavanta sıraları rüzgâr estikçe aynı anda hafifçe eğiliyor, etrafa insanı çocukluğuna götüren o tanıdık kokuyu yayıyordu. Bahçeye uzanan açık gri taş yol, hiçbir taşın bir diğerinden farklı görünmediği kadar özenle döşenmişti. Yolun sonunda duran büyük ahşap kapı ise evin en dikkat çekici ayrıntısıydı. Koyu ceviz rengindeki yüzeyi, yıllar geçse de eskimeyecek kadar sağlam görünüyordu.
Bir süre olduğum yerde kaldım.
Garipti…
İnsan bazen ilk kez gördüğü bir yere yabancı hissetmezdi.
Sanki bu eve daha önce gelmiştim.
Ya da…
Bu ev beni benden daha iyi tanıyordu.
Düşünceme kendim bile hafifçe gülümsedim.
Saçmalıyordum.
Yeni bir şehir, yeni bir ev ve yeni bir hayat…
Hepsi buydu.
Öyle olmak zorundaydı.
Derin bir nefes alıp kapıya doğru yürüdüm.
Valizimin tekerlekleri taş yolun üzerinde yavaşça ilerlerken çıkan ses, bahçedeki sessizliğe karışıyordu. Rüzgâr saçlarımın birkaç tutamını yüzüme savurdu. Lavanta kokusu her nefes alışımda biraz daha belirginleşiyordu.
Sessizlik…
Belki de uzun zamandır ihtiyacım olan tek şey buydu.
İçeri girdiğimde ilk hissettiğim şey sessizlik oldu.
Rahatsız eden değil…
Dinlendiren bir sessizlik.
Salonun tavanına kadar yükselen geniş camlardan süzülen gün ışığı, açık renk ahşap zemine ince desenler bırakıyordu. Her köşe kusursuz görünüyordu.
Fazla kusursuz…
İnsan, böyle yerlerde bir eksik arıyordu.
Gözlerim salonu yavaşça dolaştı.
Bomboş olmasına rağmen evin içinde tuhaf bir sıcaklık vardı.
Sanki duvarlar yıllardır birilerini dinlemiş, kahkahaları ezberlemiş, vedalara şahit olmuştu.
Bir ev, içinde yaşayan insanlardan iz taşırdı.
Bu ev de taşıyordu.
Sadece kimin izleri olduğunu bilmiyordum.
Parmak uçlarımla duvara dokundum.
Soğuktu.
Ama nedense, o soğukluğun altında yaşayan bir kalp varmış gibi hissettirdi.
Tam o sırada telefonum titredi.
Aras.
İsmini görünce istemsizce gülümsedim.
Hayatıma en beklemediğim anda girmişti.
Onunla konuşurken zaman daha yavaş akıyor, en sıradan cümleler bile içimde uzun süre yankı bırakıyordu.
Bazen sadece “İyi misin?” diye sorması bile bütün günümü değiştirmeye yetiyordu.
Yanındayken güçlü görünmeye çalışmıyordum.
Çünkü ilk defa biri, en sessiz hâlimi bile duyabiliyordu.
Ekranda sadece iki kelime yazıyordu.
“Taşındın mı?”
Parmaklarım birkaç saniye boyunca ekranın üzerinde bekledi.
“Evet.”
Göndere bastım.
Mesajımın üzerinden yalnızca birkaç saniye geçmişti ki telefon tekrar titredi.
“İlk iş pencereye bak.”
Kaşlarımı çatıp salondaki büyük cama doğru yürüdüm.
Perdeyi hafifçe araladığım anda nefesim durdu.
Yolun karşısında siyah bir araba vardı.
Arabanın kapısına yaslanmış biri bana bakıyordu.
Ve gülümsüyordu.
Aras…
Kalbim bir anlığına yerinde durmayı unutmuş gibiydi.
Çünkü…
Ona bu adresi henüz söylememiştim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18