6. bölüm / 10
Beyaz şakayık6. Bölüm Beni bırakma
Bölümler 10Şu an: 6. Bölüm Beni bırakma
- 1 1.Bölüm Ben Liyan324 kelime
- 2 2.Bölüm Mesaj278 kelime
- 3 3.Bölüm Büyük buluşma164 kelime
- 4 4.Bölüm Arel Sönmez.342 kelime
- 5 5.Bölüm sen benimsin713 kelime
- 6 6. Bölüm Beni bırakma570 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.Bölüm Kalbimin Tek Sahibi726 kelime
- 8 8. Bölüm Yalancı382 kelime
- 9 9.Bölüm yeni bir başlangıç325 kelime
- 10 10.Bölüm ada187 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Valizimi herşeyimi toplamıştım gidiyordum.
Kurtuluyorum.
"Liyan gitme lütfen"
"Liyanım lütfen"
"Beni bırakma"
Onu dinlemedim her şeyimi toplayıp Defnelere gittim.
Kapıyı çaldım Defne hızlıca kapıyı açtı.
"Ooo hoşgeldin Liyan"
"Defne bir süre sende kalabilirmiyim"
"Tabiki kal"
Valizimi içeri taşıdım.
Akşam olduğu için Defne yorgundu.
Bende aynı şekilde saat 21,13 dü Misafir odasına geçip yattım.
Tam o anda biri aradı.
Hödük Arel kişisi arıyor
Aramayı açacaktım ama konuşmayacaktım. Aramayı açtım.
"Nerdesin Liyan?"
"Her yerde seni arıyorum"
"Liyan lütfen izin ver bir kaç kelime söyleyeyim"
"Ailen için üzgünüm"
"Ama senin ailen olacağım sadece ailen değil herşeyin olacağım"
"Senin için savaşacağım"
Aramayı kapattım.
Söyledikleri beni şaşırtmıştı o inatçıydı fakat ben ondan daha inatçıyım.
Onu kendimden uzaklaştıracağım.
Hödük Arel kişisinden bir mesaj Mesajı açtım.
"Cama çık"
Hayır gelmiş olamazdı değil hemen cama çıktım.
Elinde beyaz şakayık çiçekğiyle duruyordu.
Beni görünce konuşmaya başladı.
"Bu çiçeğin anlamını biliyormusun?"
"Yok bilmiyorum"
"Bu çiçek bir yanda benim mahcubiyetimi sergilerken diğer tarafta senin masumluğunu yansıtıyor yani bizin yeni başlangıcımızı"
Aynı kitap gibi konuşuyordu Konuştum.
Çiçekleri bana doğru uzattı.
"Çiçekler sende kalsın"
"Senin için"
Diyerek ısrar etti.
"Ben çiçek sevmem"
"Eminmisin Liyas?"
"Liyas??"
Bu o olamazdı. Olay şöyle
Ben daha 7 yaşındaydım yine annemle babamın kavgasını dinliyordum.
Babam anneme kızmıştı.
Ben annemin önüne geçtim.
Babam anneme bardak fırlattı bardak annemi sıyırdı ama bana denk geldi.
Ben ağlıyordum Babam daha da kızıyordu.
Hemen dışarı çıkıp sağanakta koşmaya başladım. Çıplak ayak ailemden kaçıyordum.
Onlardan uzaklaştıktan sonra bir ağacın dibine oturup ağlamaya başladım.
"Anne baba beni bırakmayın"
"Lütfen canım çok yanıyor"
Babam beni sürekli dövüyordu o yüzden kollarım bacaklarım sırtım yara bere ve morarıklarla kaplıydı.
Ben ağacın dibinde ağlarken yanıma bir çocuk geldi.
"Sen niye ağlıyorsun?"
"Sanane"
"Senin adın ne?"
"Liyan"
Bana beyaz bir şakayık uzattı. Teşekkür edip aldım.
"Tamam liyas gel beraber gidelim"
"Nereye gidicez?"
"Benim kaldığım yurta"
"Yurt ne ki?"
"Orda bizim gibi çocuklar var"
"Tamam gidelim"
Sonra yurt a gittik
Ben konuştum
"Senin adın ne?"
"Arel"
"Tamam Ayel"
O günden sonra hep benim abim gibiydi.
Sonra o yurttan kaçtı çünkü ailesi onu bulmuştu.
Ve Areli götüreceklerdi.
Arel bir gece sadece bir mektup yazıp ortadan kayboldu.
Ben 10 yaşındayken gitti.
12 yaşıma girdiğimde ise annem ve babam trafik kazası geçirip ölmüşlerdi
Sonra ben yurttan kaçtım.
Ve ailemi öldürenleri aramaya başladım.
Ararken ceo bile oldum Yeterince param vardı. Sonra ailemi öldürenleri bulamayınca başka çocukların hayatını mahveden Ebeveyn leri bulup öldürmeye başladım.
Ve çocukları kendi paramla büyütüyorum.
Şimdiki zaman
"Ayel?"
"Liyas"
Konuşmaya başladım.
"Niye yaptın he söylesene ben ailemden ayrıldıktan sonra kahroldum ama sen yoktun"
Tekrar konuştum
"Sonra sana sığındım ama sende beni terk edip bir not bırakıp gittin."
Ve ekledim.
"Şimdi karşıma çıkmaya hakkın yok sonra gidip ailemi tamamen yok ettin Niye yaptın?"
"O zamandan beri seni seviyorum Seni korumak istedim."
Dedi Arel
"Arel sen beni korumadın!!! kabul et sadece acı verdin!!"
"Özür dilerim liyas çok özür dilerim"
Gözlerim doldu
"Niye herkes gibi beni terk ettin?"
"Ben sadece-"
"Sen benim güvendiğim tek limandın Arel sönmez"
Bağırırken sesim yankılanıyordu.
Hiç bir şey söylemedi sadece gözlerime gözlerini kitledi.
Ve derin derin baktı sonra aramızdaki mesafeyi kapatarak bana sarıldı.
Ve tam ayrılacağım sırada konuştu.
"Lütfen biraz daha böyle kalalım Başımı omuzlarına yaslamama izin ver"
Onu dinlemedim ve kendimi geri çektim.
"Ben gidiyorum"
Elindeki beyaz şakayıkları bana verdi.
Ve şöyle dedi.
"Kalbimin sahibi kendine iyi bak"
Sonra gitti saat 22.19 du Defne uyumuştu ben ise odama çıkıp şakayıkları bir saksıya ekip suladım.
Sonra ise saksıyı pencereme koydum.
Kendim ise Telefonumu şarja takıp yatağa uzandım sonra uyuya kalmışım.
Bölüm etkileşimi
