5. bölüm / 6
Beyaz Önlük Ve Renkli Boyalar5. Bölüm
Bölümler 6Şu an: 5. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.144 kelime
- 2 2. Bölüm1.174 kelime
- 3 3. Bölüm895 kelime
- 4 4. Bölüm993 kelime
- 5 5. Bölüm1.044 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. Bölüm939 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Her zaman olduğu gibi eğlenceli ve basit bir okul gününden sonra okul çıkışı arabama binmiştim. Aklıma gelen mükemmel planla eve değil de Aras'ın çalıştığı yere gitme kararı aldım. Arabamı hastane otoparkına yerleştirdiler sonra yavaş adımlarla danışmaya doğru ilerledim. Danışmadaki kız yüzündeki büyük gülümsemeyle bana baktı “Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?” Dedi. Ben de gülümsedim “Aras Demirci görecektim.” Dediğimde kız hafifçe başını salladı “3. Katta sol tarafta.” Dedi.
Gülümseyerek oradan uzaklaştım ve 3. Kata çıkıp Aras'ın odasını aramaya başladım. Sonunda bulduğum odanın kapısını tam tıklatacaktım ki içeriden bir kadın kahkahası yükseldi. Kapıyı tıklamadan hızla açtım. Aras, Ömer ve bir doktor kız gülerek konuşuyorlardı. Aras beni görünce hemen ayağa kalktı ve yanıma geldi “Gözümün nuru.” Dedi. Kız kaşlarını çatarak bana baktı.
Aras'a ters bir bakış attım “Ne oluyor burada?” Dediğimde kız bize doğru yaklaştı ve Aras'ın kolunu tuttu “Sohbet ediyoruz, bir sıkıntı mı var?” Dedi ve başını Aras'ın omzuna yasladı. Bir hemşire geldi ve önemli bir ameliyat olduğu için Aras hızla gitti.
Ben sinirle nefes alırken Ömer yanıma geldi ve beni omuzlarımdan tutup oradan uzaklaştırdı. Beraber kantine indik ve oturduk. Ömer elindeki suyu bana uzattı. Yavaşça suyu alıp sudan bir yudum aldım. Ömer derin bir nefes aldı “Ayça her zaman böyledir, gördüğü her doktora yavşak. Bana bile yavşamıştı.” Dedi. Elimdeki suyu sinirle masaya geri bıraktım “Beni niye bırakmadın? Bıraksaydın da bir güzel yoldaydım.” Dediğimde Ömer derin bir kahkaha attı “İdil, abicim. Sen bir anaokulu öğretmenisin, sakin ol biraz.” Dedi haklıydı, sakin olmalıydım.
Ömer abi ile biraz sohbet ettik ve en sonunda ayağa kalktı “Benim mesaim bitti, dolmuşu kaçıracağım gitmeliyim.” Dedi. Bende ayağa kalktım “Aras'ın geleceği yok, gel ben seni bırakırım.” Dedim ve zorla Ömer abiyi arabama doğru götürdüm. Ömer abiyi evine bıraktıktan sonra evime geldim. Ama kapıda Aras'ı görmeyi beklemiyordum “Aras?” Dedim şaşkınlıkla. Aras kapımın önünde oturmuş beni bekliyordu. Beni görünce hemen ayağa kalktı “Gözümün nuru.” Dedi. Tripli bir şekilde doğrudan kapıya açtım ve içeri girdim. Aras da peşimden geldi “Ne oldu, Gözümün nuru?” Dedi. Çantamı vestiyere bırakırken “Bir şey yok.” Dedim ve odama doğru yürüdüm.
Kıyafetimi değiştirip odadan çıktığımda odanın kapısının önündeki Aras'a çarptım. Belimden sıkıca tuttu ve dudaklarıma yapıştı. Şaşkınlıkla kaskatı kesildim, Aras beni öpmeyi bıraktı ve başını boynuma gömdü “Özür dilerim, Gözümün nuru. Söz veriyorum bir daha o kızla aynı ortamda bile durmam.” Dedi. Derin bir nefes aldım ve Aras'a sarılırken konuştum “Söz mü?” Dediğimde kocaman gülümsemesiyle bana baktı “Söz.” Dedi.
Beraber oturmuş film izliyorduk. Aras belime sarılmış başını göğsüme yaslamıştı. Bense Aras'ın hafif dalgalı saçlarıyla oynuyor, yüzünü seviyordum. Kapının çalmasıyla Aras'tan uzaklaşıp kapıya yürüdüm. Karşımda Masal ve Zeynep ablayı görünce şaşkınlıktan ağzım açıldı. Masal koşarak içeri girdi “DAYI.” Diye bağırdı ve Aras'ın kucağına atladı. Zeynep abla bana sıkıca sarıldı “Kusura bakma, canım. Alel acele geldik ama.” Dedi. Zeynep ablayı da içeri geçirip kapıyı kapatırken konuştum “Sorun değil, abla.” Dedim.
Zeynep abla elindeki poşetle mutfağa girdi “Size yemek yaptım.” Dedi. Yüzümdeki istemsizce oluşan gülümsemeyle Zeynep ablanın peşinden mutfağa girdim “Ne gerek vardı, abla?” Dediğimde Zeynep abla açmakta olduğu saklama kabını bırakıp bana döndü “Duymamış olayım, idilciğim.” Dedi. Gülümsedim ve Zeynep ablaya yardım etmeye başladım.
Yemek yedikten sonra Zeynep abla ve Aras çay içerken ben Masal ile resim yapıyordum. Masal resmini bitirdi ve Aras'ın yanına gidip kucağına oturdu “Dayı, resmime bak.” Dedi. Aras gülerek kağıdı eline aldı ve incelemeye başladı “Kim bunlar?” Diye sordu. Masal hevesle cevap verdi “Bu damatlık giyen sensin, gelinlik giyen İdil Öğretmenim, siz evleniyorsunuz. Arkadaki alkışlayanlarda annemle beniz.” Dedi. Bunu Dediğinde Aras ile birbirimize şaşkınlıkla baktık.
Bir süre sonra Masal koltukta uyuyakaldı. Zeynep abla yavaşça ayağa kalktı “Misafirliğin kısası makbuldür, biz kalkalım.” Dedi. Ayağa kalkarken nazikçe konuştum “Biraz daha otursaydınız, abla.” Dedim. Zeynep abla bana sıkıca sarıldı “Bundan sonra sürekli beraber olacağız, idilciğim.” Dedi. Aras kucağındaki Masal ile yanıma geldi ve alnımı öptü “Dikkat et kendine, Gözümün nuru.” Dedi ve evden çıktılar.
Oturup tüm gün olanları düşündüm. Hayatımın en iyi günü olabilirdi.
Ertesi gün Masal'ın doğum günü vardı. Okuldan sonra bir avm'ye gittim. Bir oyuncakçı girdim ve Masal için bir barbie evi ve birkaç barbie bebek aldım. Onları hediye paketi yapıp yola çıktım. Zili çaldığımda kapıyı Zeynep abla açtı, elimdeki kocaman paketi görünce gözleri büyüdü “İdil, bu kadar büyük hediyeye ne gerek vardı?” Dedi. Ben elimdeki büyük hediye paketini Zeynep ablanın gösterdiği dolaba saklarken konuştum “Olsun, bence Masal'ın mutlu olması paradan daha önemli.” Dedim ve içeri geçtim. İçerisi fazlasıyla kalabalıktı ama tanıdığım bir kaç kişi vardı. İlk gördüğüm kişi Ömer abi oldu yanına gidip sarıldım “Ömer abi.” Dedim. Ömer abi şaşkınlıkla konuştu “Hoşgeldin, abim.” Dedi.
Gözlerimi Aras'ı aradı. Zeynep abla bunu fark etmiş olmalı ki eğilip kulağıma fısıldadı “Balkonda kalabalıktan bunalmış.” Dedi. Zeynep ablaya gülümsedim ve neredeyse koşar adımlarla balkona çıktım. Aras beni görünce edildiği balkon demirlerinden kalktı ve bana döndü. Ben tam Aras'a doğru koşarken topuklu ayakkabımın topuğu kırıldı ve yere düştüm.
Aras koşarak yanıma geldi ve yanıma diz çöktü “Gözümün nuru, iyi misin? Canın yandı mı?” Dedi. Ben yavaşça topuklu ayakkabılarımı çıkarıp ayağa kalktım ve Aras'a sıkıca sarıldım “Seni gördüm ya çok iyiyim.” Dedim. Aras bana sarılırken güldü “Gözümün nuru, sen bana sarılmak istediğinde bana söyle ben sana koşarım. Senin topuğun kırılmasın.” Dedi
Biraz orada sohbet ettikten sonra Aras’ın elinde benim kırık topuklu ayakkabımla içeri girdik. Masal beni görünce koştu ve bana sarıldı “Öğretmenim.” Dedi. Ben Masal'ı kucağıma alıp sıkıca sarılırken yanağını öptüm “İyiki doğdun doğum günü kızı.” Dedim.
Bir süre sonra pasta getirildi, mumlar ünlendi ve sıra hediyeye geldi. Herkes hediyesini vermişti sadece ben ve Aras kalmıştık. Dolaba sakladığım büyük hediye paketini alıp yavaşça Masal'a verdim “İyiki doğdun, Masal.” Dedim ve yanaklarından öptüm. Masal kocaman açılmış ağzıyla heyecanla hediye paketini açtı. Büyük barbie evini ve birkaç çeşit barbie'yi görünce heyecanla zıpladı ve bana sarıldı “Teşekkür ederim, öğretmenim.” Dedi.
Doğum günü bitti ve herkes gitti bir ben ve Ömer abi kalmıştık. Ben Aras'a sarılırken, Zeynep abla ve Ömer abi utangaç bir şekilde sohbet ediyorlardı. Masal ise hediyeleri ile meşguldü. Bir süre gözüm Zeynep abla ve Ömer abi arasında gezdi “Çok yakışıyorlar.” Dedim. Arasda bir süre onlara baktı ve kıskançlıkla konuştu “Belki biraz.” Dedi. Gülerek Aras'ın yanağını sıktım “Senin kıskanç kardeş damarın mı tuttu?” Dediğimde Aras istemsizce gülümsedi.
Biraz daha orada durduktan sonra son kez hepsine sarıldım ve arabama binip evime geldim. Eve girer girmez telefonumu elime alıp Aras'a mesaj attım.
Gözümün nuru: Ben eve geldim, Sevgilim.
Aras♡: Tamam, Gözümün nuru.
Aras'ın mesajını beğendim ve mutlulukla yatağa uzandım. Çok mutluydum.
Bölüm etkileşimi
