8. bölüm / 8
Berdel isfadNişan
Bölümler 8Şu an: Nişan
Kapıdaki o sert darbeler müjdeli bir haberin değil, iki ailenin üzerine çöken ağır bir hükmün sesiydi Fırtınalar gelmişti evdeki Sessizlik bir bayram telaşı değil alacaklı Bir Mezarın başındaki o sessizce kabullenişti mutfaktan ne bir kahve kokusu yükseliyor Ne de yüzlerde tek bir tebessüm vardı kız isteme dedikleri şey Mardin'in bu acımasız toprağının bir berber pazarlığının mühürleşmesinden başka bir şey değildi. Iki genç dökülen kanlar dursun diye ömürlerini ateşe atıyordu gözlerindeki o soğuk nefret ve çaresizliği gizlemeye gerek bile durmayan damat aday Salonu bir yabancı gibi duruyordu Ne o kızı istiyordu ne de kız onu. Iki tarafta da birbirlerine bakarken Karşısında bir eş değil özgürlüklerin ellerinden alınan bir Cellat görüyordu Yüzükler takılırken dualar mırıldandı ama o sözlerle bereket için değil sanki fırtına uyuttuğu iki hayatın arkasında okunan bir Fatiha gibiydi kurdele kesildiğinde salonda tebrik sesleri değil sadece fırtının pencerelerini döven Ulusu yankılandı her iki tarafta oturmuştur bir süresizlikten sonra şirin hanım konuştu aleyna ve orucun düğünü olmayacak yaptıkları hatanın bedelini ödeyecekler sadece Fadime ve İsmail'in davullu zurnalı gösterişli fırtına altına yakışır bir düğün olacak salondaki herkes onu onayladı iki kişi hariç İso ve Fadime çünkü ikisi de istemiyordu şimdi hiç ama bunların yanında Fadime ve ismail'e sürekli destek veren iki kişi vardı baran ve Dilan salondaki Bir Ölüm Sessizliği içinde ikisinin gözleri bir an buluştu ama sonra hemen kaçarım gözlerini fırtınalar biraz daha oturup tarak krallarını konuştuktan sonra gece yarısı kalkıp gittiler ve dilangilde kendi evlerine gittikten sonra Fadime hiç kimsenin Yüzüne bakmadan odasına gitmişti abisi Aleyna kendi odalarını gitmiş annesi babası ise aynı şekilde kendi odalarına gitmişti koca konakta tek bir ses bile yoktu Fadime odasına çıktığında üzerindeki o ağır nişan elbisesini bile çıkarmadan tavanı izliyordu parmağındaki metal parçası parmağını değil kalbini kesiyordu sanki çağırdı Rüzgar camları zorlarken sıkılmış bir tür geçilmiyordu Zihni Bu gerçeği reddetmek için direniyordu hala bunun kötü bir kabus olduğuna sabah uyandığında her şeyin eski hayatına döneceğine inanmak istiyordu ama parmağındaki o soğuk halka kabusun Uyanınca da bitmeyecek kadar gerçek olduğunu yüzüne vuruyordu
İki düşman hayatı aynı berdeli ödeme Küsürü aynı fırtınaya hapsedilmişti
* İso dan*
Aleyna kaçmıştı hem de bizim Can düşmanımız olan oruç Koçari ile bunun sonucu yakan dökülecek masumların canı yanacak ya da berdel olacak ilk başta buna karşı çıktım tanımadım bir kadınla asla evlenmem dedim ama işin sonunda kendi ailem vardı onları da kaybedemezdim bu yüzden mecbur olarak kabul ettim Mardin'in en büyük ağası kardeşinin hatası yüzünden zorla evlendirilmek üzere olan biriyim Töreye karşı gelemedim daha fazla kan dökülmesin ailemin canı yansın istemedin ve bu cehennem gibi evliliği kabul ettim şimdi koçerilerin kapısındaydık ben bu Koçari kızını ne kendisini duymuş ne de adını duymuştum biraz sonra Nişanlım olacaktı ne ben onu istiyordum ne de o beni isteyeceğini düşünmüyorum kapıyı çaldık ve kapıyı bize 1.68 boylarında beyaz tenli siyah giyinmiş yüzü Solgun bir kız açtı bu Koçari kızıydı içeri girdik ve ben her zamanki soğuk ve mesafeli tavrını tıkındın içeri girip oturduk söz kesildi aleyna ve orucun düğünü olmayacak sadece bizim düğünümüz olacak diye sözleştiler ve artık nişanlıydık o kızarır sesini bir saniye bile duymadım ne başını yerden kaldırdı ne detek kelime etti biraz daha konuştular ve gece yarısına doğru kalkıp gittik yarın Çeyiz için pazara gidecektik ama ben hiç gitmek istemiyorum
Odaya geçip üzerimi değiştirdim ve yatağa uzandım ona mesaj attım numarasını Baran'dan istemiştim o da bir şekilde bulmuştu
