2. bölüm / 4
BENLİKBenlik 2 bölüm
Bölümler 4Şu an: Benlik 2 bölüm
- 1 Benlik 1 bölüm401 kelime
- 2 Benlik 2 bölüm225 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Benlik 3 bölüm167 kelime
- 4 Benlik 4 bölüm218 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Benlik - Bölüm 2: Renklerin Hafızası
Akademinin devasa salonundaki adaylar, hayatlarının fırsatını yakalamışçasına tuvallerine saldırıyordu. Bense üzerimdeki beyaz elbiseyle, bir yabancı gibi duruyordum orada. Bu işi gerçekten istiyor muydum, yoksa sadece kaçıyor muydum? Bilmiyordum. Eris ise zihnimin köşesinde fısıldıyordu: “Onlara seni değil, onu göster.”
Fırçayı elime aldığımda aklımda ne bir manzara ne de bir otoportre vardı. Sadece sabahın ilk ışıklarında gördüğüm o bakışlar... Tuvalin tam ortasına tek bir çift göz yerleştirdim. Bunlar benim kehribarlarım değildi; ışığa göre kahverengiden yeşile dönen o derin ela gözlerdi. Gözlerin etrafını, sanki o bakışlardan filizleniyormuş gibi küçük, vahşi çiçeklerle ve birbirine dolanmış sarmaşıklarla donattım. Kendimi bu tablonun hiçbir yerine koymadım; ben sadece o anın şahidiydim.
Mülakat bittiğinde ellerimi hızlıca sildim. Kalbim göğsümü dövüyordu. Jüri üyeleri fısıldaşırken arkama bakmadan çıktım. Binanın çıkışında, bahçe duvarına yaslanmış Aras’ı gördüm. Güneş ışığı, siyah saçlarının arasındaki o gizli kestane pırıltıları iyice belirginleştirmişti. Saçları her zamanki gibi "yapılmamış" ama kusursuz bir dağınıklıktaydı.
"Bitti mi?" dedi, kâğıt bardağındaki kahveden son yudumu alırken.
"Bitti," dedim, sesimdeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Pek benlik bir yer değilmiş sanırım. Zaten kimin kazandığı umurumda da değil."
Aras hafifçe güldü; o kütüphanede arkadaşlarına güldüğü gibi, içten ve sıcak bir gülüştü bu. "Öyle mi? Ama ellerindeki o yeşil boya lekeleri pek öyle demiyor Vera. Sanki birinin bakışlarını tuvale hapsetmişsin gibi duruyor."
Başımı eğip parmaklarıma baktım. Haklıydı. O ela gözlerin yeşili, parmak uçlarımda hala taze duruyordu.
Bölüm etkileşimi
