1. bölüm / 1
Beni Yıkamazsın“Geçmişin Aynasında”
Bölümler 1Şu an: “Geçmişin Aynasında”
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-𝐆𝐢𝐫𝐢𝐬-
"Adım Eda.
Bu hayatta yıkıldım sandılar ama ben yalnızca büyüyordum.
Babam hiçbir zaman beni duymadı, ama ben kendimi hep duydum.
Annemin sessizliğini bile savundum, onun adına bile ayakta kaldım.
İçimdeki güçlü kız ne zaman ortaya çıkıyor biliyor musunuz?
Ben değil, sevdiklerim incindiğinde.
Çünkü ben başkasının acısıyla yanarım.
Ve işte o zaman gerçek Eda ortaya çıkar.
Yani… benim gibi biri.”
Eda geçmişinden kaçmadı.
Ama her gece onu takip eden o hatıralarla yaşamayı öğrendi.
Bazı anlar vardı… gözlerini kapattığında hâlâ içini acıtan.
Mesela babasının o soğuk sesi:
“Ben seni hiçbir zaman kızım olarak görmedim.”
O an içindeki bir şey kırıldı.
Ama sonra iç sesi fısıldadı:
"Sen bu değilsin Eda. Sen neleri başardın, bu mu seni yıkacak?"
O gün kendi kendine söz verdi:
“Bir gün bu cümleyi duyduğumda ağlamayacağım, sadece gülümseyip diyeceğim ki;
‘İyi ki sadece ben bana inandım.’”
Annesine tek kelime ettirmeyen Eda,
o gün bir çocuğun değil, bir savaşçının ruhuyla konuştu babasına:
“Sen beni görmedin ama ben annemi hep gördüm.”
Ve böylece geçmiş, onu yıkmak yerine
kendi kalelerinin taşlarını sundu Eda’ya.
Şimdi geçmişin aynasına baktığında artık gözyaşı değil,
gurur görüyor.
____________________________________________
Eda'nın hayatında bazı insanlar vardı…
Seslerini duyduğunda huzur sandığı, omzuna başını yasladığında sırtını dayadığını sandığı…
Ama meğer o güven, ince bir camın üstüne kurulmuşmuş.
En çok güvendiği kişi…
Bir gün tam da ihtiyacı olduğu anda,
“Ben senin arkandayım” dediği yerde yoktu.
Eda ilk kez orada öğrendi:
“Güven bazen gözle değil, kalple tartılır.
Ve bazı kalpler sadece konuşur ama taşımaz.”
İçinden şöyle geçti:
“Ben onun için her şeyi göze almıştım…
Peki o benim kırıldığımı bile fark etmedi.”
O gece uzun sürdü.
Kalbi ağırlaştı, ama sabaha karşı fark etti ki:
Kalbindeki en sağlam duvarlar en büyük yıkımlardan sonra örülürmüş.
Ve kendine dedi ki:
“Birine güvenmek güzel, ama artık kendi sırtımı ben sıvazlayacağım.
Çünkü ben düştüğümde bile elimden ilk tutan yine kendim oldum.”
____________________________________________
Mezuniyetinden sonra yıllarca bunun hayalini kurmuştu.
Eda o sabah aynaya baktığında yalnızca bir avukat değil,
bir ömür savaş vermiş bir kızın zaferini gördü gözlerinde.
Cüppesini omzuna attı, saçlarını topladı, alnındaki ışık yüreğindeki inançtan geliyordu.
İlk duruşması…
Mahkeme salonunun kapısından girerken kalbi hızlı ama kararlı atıyordu.
Sanki içinden biri şöyle diyordu:
“İlk davam… ilk adımım… ve ilk gerçek ‘ben’ bu salonun içinde doğacak.”
Yürürken avukatlar, müvekkiller ve karşı tarafın gözleri ona çevrilmişti.
Ama o sadece bir kişiye takıldı…
Salonun kenarındaki sırada, ciddi ama huzurlu bir yüz.
Elinde kalem, gözleri sadece Eda’da.
Sanki yıllardır onu beklemiş gibi.
Eda ne hissettiğini anlayamadan içinden bir cümle geçti:
“Bu kalbin adalet için çarptığını biliyordum… ama onunla çarpacağını bilmiyordum.”
Duruşma başladı.
Eda ilk kelimesini söylediğinde sesi titremedi.
Çünkü sadece adaletin değil, aşkın da tanığıydı o an.
Duruşma bittiğinde salon boşalmıştı.
Ama o gözler yerindeydi.
Ve o an, o kişi yanına gelip sadece şunu söyledi:
“Bugün yalnızca bir dava kazanmadınız, kendinizle gurur duymanın hakkını da kazandınız.”
Eda gülümsedi.
Bu bir başlangıçtı…
Hem meslek yolculuğunun,
Hem de kalbinin yol arkadaşlığına.
Devam edecek... 🌸
Bölüm etkileşimi
