13. bölüm · Ben Geldim
Aref Krallığından Mektup
Atlas'ın Anlatımıyla;
Maya'nın odasından çıktıktan sonra kendi odama geldim. Ama aklım hala Maya'daydı. Biraz bahçeye çıkmak istedim ve bahçeye çıktım. Çıktığımda Maya'nın da avluda olduğunu gördüm ve hemen yanına gittim. Biraz sohbet ettik. Güldük eğlendik. Onunla geçirdiğim zaman o kadar güzeldi ki nasıl geçtiğini fark bile etmedim. Sanırım istemeden ona aşık oluyordum.
Ben bu düşüncelere dalarken odamın kapısı çalıdı ve içeri sarayın ulakçısı girdi.
- Kralım Aref krallığından bir haber var, bir zarf var.
- Getir bakalım Ulak.
Elime zarfı verdikten sonra çıkmasını işaret ettim. Zarf gerçekten Aref krallığındandı. İçimde bir merak vardı neden olduğunu bilmiyordum. Zarf biraz eskimiş bir kağıttan özensiz bir şekilde konulmuştu. Zarfın içindeki kağıt hiçbir şekilde yıpranmamış yepyeni olmuş sanki ben bunu daha iyi okuyayım diye asla ama asla eskitilmemiş.
Zarfı açtığımda şöyle yazıyordu;
Merhaba, Eldor krallığının Kralı,
Nasılsın, iyi misin. Aslında bunlar önemli değil. Tek önemli olan kardeşim Maya.
Duyduğuma göre senin krallığındaymış.
Eyerki Maya'yı geri göndermezsen hastalıklarla, lanetlerle dolu bir sarayın olacak.
Aynı zamanda göndermezsen büyük bir savaş ile karşı karşıya kalacaksın. Eldor Kralı bu bir tehtit değil uyarı. Umarım beni anlamışsındır.
Bu ne saçmalıyordu Anter Maya'nın abisi miydi? Maya'yı neden geri istiyordu? Madem Maya lanetli o niye istiyordu? Peki bu lanet neden benim sarayımda görünmüyordu?
Derim bir araştırma yapmam gerekiyor. En iyisi Maya'ya çaktırmadan bir şeyler öğrenmekti.
Üstümü değiştirip mayanın odasına gitmek için yol aldım. Sarayın koridorlarından geçtim. Muhafızlar bana selam verirken ben onlara selam verdim. Sonunda Maya'nın odasına gelmiştim. Mayının odası neden bu kadar uzaktaydı ki en iyisi yakınlarımdan biri o da vermek olacaktı ona. Mayanın kapısını tık tıkladıktan sonra içeceği girdim. Maya pencerenin oradaki masada oturmuş kahvesinden yudumluyordu.
-Bu gelmeyi neye borçluyuz?
- Sana bir şey sormam gerek.
- Tabii buyur.
- Abin Anter senden ne istiyor?
Dediğim an hizmetçisi Alya'nın gözlerine baktı. Ne olduğunu anlayamadım. Bir süre bakıştıktan sonra Maya bana baktı.
- Abimi nereden tanıyorsun?
- Bunun önemi yok. Sana sorduğum soru daha önemli
- Tamam, sana da anlatacağım ama kimseye söyleme.
- Sana da derken. Bir de ne saklıyorsun ki bu kadar gizli?
- Ben Maya. Aref kral'ın gelecekteki kraliçesi. Aslında şimdi bile kraliçeydim ağabeyim ne yazık ki beni kovdu. Babam öldükten sonra tahta kendisini aldı ve beni saraydan sürgün etti. Babam ve diğer kişiler bana kraliçe diye seslenirken ona sadece prens derlerdi. Bu da her seferinde onun zoruna gider bana için beslerdi. Benim sol omzumda bir orkide doğum lekesi var. Bu bana doğuştan gelen bir yetenek desem daha doğru olur. Ben bu doğum lekem ile şu senin sayılarını koruyorum. Başka krallıklardan gelen hastalıklar neden buraya bulaşmadı sanıyordun? Hepsi benim sayemde dedi ama bunu size anlatamadım çünkü biraz çekindim.
