3. bölüm · Ben Buyum
Harp olan kasaba~
Evet geldiğimde artık bir evim yoktu. Sadece ev değil bütün kasaba yerle bir olmuştu.
Hemen eve doğru koştum ve annemi aramaya başladım.
Anastasia: anne! Anne nerdesin? Anne lütfen cevap ver.
Hiçbir canlılık belirtisi yoktu. Kendi aldığım nefes sesini duyabiliyordum.
Annemi aramaya devam ettim. Moloz yığınlarını kendim kaldıramayacağımı anladım ve doğruca ormana, lora nın yanına koştum.
Anastasia: lora! Hemen benimle gel kızım. Acele et.
Lora peşimden geldi. Onu Hemen molozyığınlarının yanına götürdüm.
Anastasia: lora bu moloz yığınlarını kaldırabilir misin?
Lora kafasını salladı ve moloz yığınlarını kaldırmaya başladı.
Bir şey gözüme çarptı. Sarı bir saç! Elimle işaret ederek.
Anastasia: lora o tarafa. O taraftaki molozlar.
Lora oradaki moloz yığınlarını kaldırdı ve karşımda annemin parçalanmış bedeni duruyordu.
Anastasia: anne! Anne bu nasıl olur?! Anne hayır ölemezsin.
Sessizce ağlamaya başladım. Lora yanıma geldi ve yanıma uzandı. Beni teselli etmeye çalışıyordu.
Anastasia: lora senden bir iyilik daha isteyebilir miyim?
Lora tabikide der. Aslında demez ama anna lora nın ne demek istediğini anlar.
Anastasia: teşekkürler lora. Lütfen annemin bedenini taşımama yardım et.
Lora nın kanatlarına annemin parçalanmış bedenini koyduk ve lora'yla ilk tanıştığımız yere geldik.
Anastasia: şimdi buraya orta büyüklükte bir çukur açar mısın lora?
Lora dediğimi yaptı ve orta büyüklükte bir çukur açtı. Annemin bedenini oraya koyduk ve üstünü kapattık.
Gidip çalıların arkasından birkaç çiçek aldım. Onları bir demet haline getirdim ve mezarın üstüne koydum.
Sonra lora ile küçük bir moloz parçasını aldık ve mezarın başına diktik. Üstüne şöyle bir not yazdım.
" anne umarım gittiğin yerde mutlu olabilirsin. Seni çok seviyorum. Ben yanına gelene kadar bekle lütfen"
Evet. Moloza tam olarak bunları yazdım. Sonra ise mezarın başına oturup uzun bir süre ağladım...
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Ben bu bölümü gerçekten içim parçalanarak yazdım. Umarım bir sonraki bölümde anna mutlu olabilir.
