1. bölüm / 2
BeingaSözünü tutmalısın!
Bölümler 2Şu an: Sözünü tutmalısın!
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gülüşmeler kafenin duvarlarında yankılanırken Yakuo anısını anlatmaya aynı hızda devam etti.
Yakuo: Ne diyeyim, bende dedim ki senin kadar olamasam da deniyorum bir şeyler işte!
Natsu ve Nana'nın gülmeye başlaması Yakuo'nın hikayesini daha ilgi çekici kılıyordu.
Grup gülmeye devam ederken paravanın ardından yeşil saçlarıyla Ayame grubun önünde belirdi.
Ayame: Haru, çok ses yapıyordunuz gene. Music'a gitsenize siz.
Haru bir iç çekip yerinden kalktı.
Haru: Tamam tamam kızma Ayame-sama!
Ayame, Haru'nun alaycı tavırı ardından derin bir iç çekip kollarını kavuşturatak paravana yaslandı.
Ayame: Sürünü de topla da git salak.
Haru ve diğerleri güldü, gülerek herkes merdivenlerden aşağı kata inerken Miya en arkada kalıp Ayame'ya baktı.
Miya: Kusura bakma Ayame, senin işini de iyice zorlaştırıyoruz.
Ayame iç çekip ensesi ovuşturdu ve omuzlarını silkti.
Ayame: Sakura'nın bugün tezgahta olmadığına şükredin ve aşağıda Mirai'yi çok sinir etmemeye çalışın.
Miya kafasıyla onaylayarak Ayame'ye el salladı ardından grubun peşine düştü. Miya, Music'deki ayrılmış yerlerine geldiklerinde herkesin çoktan oturduğunu gördü.
Haru her zamanki tekli koltuğunda yan oturmuş ayaklarını koltuğun kolluğundan aşağıya uzatarak yatar bir pozisyonda ve elinde gözleriyle aynı renk bir içecekle oturuyordu.
Koltuğun en ucunda Chisato yüzündeki sırıtış ve elindeki sarı içecekle bir kolunu her zamanki gibi Natsu'nun omzuna dolamıştı.
Natsu ise Chisato ve Yakuo'nun arasında oturuyordu, bir yandan Yakuo'nun dediklerini dinliyor bir yandan ise patates kızartması yiyordu.
Natsu'nun hemen yanında oturan Yakuo ise her zamanki gibi hararetle bir şeyler anlatıyordu ve ona karşı şeyler söyleyen Yuki'ya laf dalaşına girmekyten kaçınmıyordu.
Yakuo ve Yuki'nin birbirlerine girme ihtimallerine aralarında oturan Noya onları dinlemiyor ve önündeki, aslında Yakuo'nun olan, hamburgeri yiyordu.
Aralarında Noya olmasa Yakuo'yu dövecek olan Yuki ise elindeki şaraptan birkaç yudum alıp Yakuo'ya laf çakıyordu.
Yuki'yi sakinleştirmeye ve Yakuo ile kavga etmemelerini sağlamaya çalışan Nana ise koltuğun en dibinde oturmuştu.
Miya herkese baktıktan sonra yukarı kattan inen ve elinde Noya'nın çeketini tutan Ayame'ye baktı.
(Görseldeki Ayame)
Ayame: Şu aptal ceketini unutmuş.
Ayame ceketi Miya'ya fırlattı ve Miya havada yakaladı.
(Görseldeki Miya)
Miya: Kusura bakma Ayame, uğraştırdık seni gene.
Ayame omzunu silkti ve yukarıya döndü.
Ayame:Sorun değil Miya. İyi eğlenceler, binayı yakmamaya çalışın.
Ayame yukarı kata geri döndü. Miya iç çekip elindeki ceketle tezgaha yürüdü.
Tezgahın başında birkaç bulaşık yıkayan Mirai kafasını kaldırıp Miya'ya baktı.
(Görseldeki Mirai)
Mirai: Vay be, uzun zaman oldu Miya! Bayadır buralara uğramıyordunuz, beni burada çürümeye bıraktığınızı düşünmeye başlamıştım.
Gülen Mirai ile hafifçe tebesüm eden Miya hafifçe başını sağa sola salladı.
Miya: Biliyorsun sınav haftasındayız, Haru ve Noya'nın tekrar sınıfta kalmasını istemeyiz değil mi?
İkisi birlikte gülürken Miya tezgahın ödündeki bar sandalyelerinden birine oturdu.
Mirai: Vay be, baya büyüdünüz he! Koskocaman insanlar olup üniversiteye başlama vaktiniz geldi de çattı. Var mı hedefin?
Miya iç çekti ve ceketi tezgaha koydu.
Miya: Henüz yok sanırım.
Mirai hafifçe kıkırdadı ve Miya'nın içeceğini hazırlamaya başladı.
Miya: Ne yapacağımı bilmiyorum gerçekten. Sen nasıl geçirmiştin bu seneni?
Mirai: Sence?
Mirai bir eliyle ortamı gösterdi.
Mirai: Hiçbir zaman masa başına geçip düzgünce çalışmadım, burada bu işi bulabilmem bile mucize bence!
Miya gözlüğünü çıkarıp yüzünü ovuşturdu ve offladı.
Mirai: Bu kadar sıkıntı yapma. Sınıf öğretmeninle konuştun mu bu konuları?
Miya: Nakamura Üniversitesi'ni öneriyorlar.
Mirai'nin gözleri bir anlığına büyüdü.
Mirai: Bekle, ne?! Sen o kadar zeki misin be ya!
Miya Mirai'ye bakıp offladı.
Mirai, Miya'nın içeceğini tezgaha koyduktan sonra bir elini Miya'nın omzuna koydu.
Mirai: Kötü bir anlamda söylememiştim Miya! Senin zeki olduğunu biliyorum ama Nakamura Üniversitesi bu bölgedeki en yüksek puanlı üniversite, şaşırdım sadece.
Miya iç çekti ve içeceğinden bir yudum aldı.
Miya: Sorun değil.
Miya bir yudum daha aldı ve içeceğindeki buzları izledi.
Bir buzun nasıl diğerlerinden biraz daha ayrı durduğunu görünce içeceğini tezgaha koydu ve koltukların olduğu tarafa baktı ve arkadaşlarını eğlenirlerken gördü.
Miya: Ben... Ben onlardan ayrılmak istemiyorum.
Mirai hafifçe iç çekti ve dirseklerini tezgaha koyup bir eliyle Miya'nın alnına hafifçe vurdu.
Miya elini Mirai'nin vurduğu yerin üstüne koyup Mirai'ye baktı.
Miya: Niye vurdun ki?
Mirai sırıttı ve Miya'nın ellerini kendi elleri içinde tuttu.
Mirai: Seni aptal, onlardan ne kadar uzak dursan bike seni asla bırakmayacaklarını biliyorsun değil mi?
Mirai'nin yüzündeki sırıtış bir tebessümme dönüştü ve Miya'nın bir elini bırakıp kafasını okşadı.
Mirai: Güven bana, onlardan istesen de kurtulamazsın. Onlar senin en yakın arkafaşların, ne yaparsan yap arkanda olacaklar ve seni destekleyeceklerdir.
Miya hafifçe gülümsedi ve kafasıyla onayladı.
Miya: Teşekkürler Mirai, bana hep öğüt verdiğin için.
Mirai son bi kez daha Miya'nın saçını okşayıp ellerini kalçadının üstüne koydu.
Mirai: Yaşlı olduğumdan bol bol tecrübem var!
Mirai gülerken Miya da gülümsedi.
Miya: O kadar yaşlı değilsin Mirai, sadece 26 yıllıkcık tecrüben var o kadar.
İkisi de gülerken aniden Miya omzunda bir kol hissetti kafasını çevirdiğinde Haru'nun yüzünü gördü.
Haru: Nereye gidiyormuşsun sen bakayım?
Miya: Haru..
Miya, Mirai'ye baktı ve Mirai kafasıyla onaylayınca Miya Haru'ya baktı ve derin bir nefes aldı.
Miya: Haru, ben Nakamura Üniversitesi'ne gideceğim.
Haru'nun gözleri büyüdü ve gözündeki renk biraz daha koyulaştı.
Haru: Diyosun...
Haru derin bir nefes aldı ve kolunu kaldırıp Mirai'ye bardağını uzattı.
Haru: Eğer sen kararını verdiysen benim yapabileceğim bir şey var, seni desteklemek. Nakamura Üniversitesi'ne gidebilecek potansiyelin olduğunu biliyorum.
Haru kafasını tekrar Miya'ya döndürüp yavaşça gülümsedi
Haru: Kendimi tutayım dersen döverim seni. O üniversiteye gidip zengin ol da bize bi villa al, tamam mı?
Miya hafifçe gülümseyip kafasıyla onayladı.
Mirai Haru'nun içeceğini doldurup ona geri verdi.
Üçü bu kısa süren sessizliğin içindeki söulenmesi gereken sözleri bir kenara koyup sadece sustular, belki de susmamaları gerekirdi.
Bu sessizlik aniden aralarında belirip ikisinin de omuzlarına kollarını atan Yakuo ile bitti.
Yakuo: Bensiz önemli şeyler konuşuluyormuş gibi hissediyorum.
Yakuo hafifçe kıkırdadı ama ikisinin arasındaki gerginliği fark edince bir sandalyeyi ikisinin arasına çekip oturdu.
Yakuo: Gene üniversite mevzusu mu yoksa?
Haru sessiz kaldı ve içeceğinden bir yudum aldı.
Miya ise iç çekip kafasıyla onaylayıp Yakuo'ya baktı.
Miya: Yaku, ben...
Miya kafasını çevirdi ve içeceğini sıkıca tutarak gözlerini de sıkıcı kapattı.
Miya: Yaku ben Nakamura Üniversitesi'ne gitme kararı aldım.
Yakuo'nun gözleri büyüyor ama iç çekip sağ eliyle Miya'nın çenesinden tutup onun kendisine bakmasını sağladı ve sol eliyle Miya'nın elini tutup eklemlerini öptü.
Yakuo: Senin kararını değiştirecek değilim Miya. Her zaman arkanda olduğumu sakın ama sakın unutma.
Yakuo'nun sağ eli Miya'nın yanağını kavradı ve Miya'nın alnını öptü.
Yakuo: Ne olursa olsun seni sevdiğimi ve sevmeye devam edeceğimi unutma.
Haru: Bide sevişin isterseniz! Hâlâ sap olduğumu unutup bu yür şeyler yapmaya nasıl cüret edersiniz!
Haru derin bir nefes verip içeceğini tek yudumda içip bardağını tezgaha vurdu.
Diğer üçü gülmeye başlayınca Haru da kıkırdadı.
Miya: Sen önce bi sınıf atla sonra bulurum ben dana sevgili.
Haru elini göğüsüne koyup tezgahın kenarına tutunuyor.
Haru: Kanayan yarama tuz basıyorsun, seni hain arkadaş!
Tekrar hep beraber gülmeye başladılar. Ancak Yuki'nin sesi onları böldü.
Yuki: Ben bücürleri evlerine bırakmaya gidiyorum.
Yuki'nin yanında Noya ve Nana vardı. Noya tezgahtaki ceketini görünce koşup ceketini aldı.
Miya: Bi daha ceketini rastgele yerlere koyup gitme, Noya.
Noya: Hay hay efendim!
Yuki iç çekti.
Yuki: Şu arkadaki ikisine de gidin bakın, sakınyalnız bırakmayın geçenki gibi olmasın.
Yuki peşinde Noya ve Nana ile merdivenlere ilerledi. Nana da Noya da arkasını dönüp diğerlerine el salladılar.
Yakuo, Yuki'nin uyarısı üzerine paravanların arkasındaki az önce hep beraber oturdukları koltuklara baktı.
Natsu ve Chisato'yu yalnız bırakmanın güvenli olmadığını tekrar hatırlatan bir görüntü ardından ve Yakuo'nun uzun azarından sonra herkes gene koltuklara oturdu bu sefer Mirai de onlarla oturuyordu.
Miya, Chisato ve Natsu'ya da üniversite tercihinden bahsetti.
Natsu: Oldukça mantıklı bir seçim, Miya. Hangi bölümü okumayı planlıyorsun?
Miya: İç mimarlık.
Chisato: Nakamura Üniversitesi'de iç mimarlık he? Demekki hepimiz salak değilmişiz.
Haru: Biz sen miyiz?
Chisato: İstesende olamazsın, canım.
Chisato alaycı bir tavırla söyledi ve güldü, onunla birlikte diğerleri de güldü.
Natsu: Gene de böyle bir karara varmış olabilmek bile bir başarı, Miya. Kabul mektubunu beraber açabiliriz ve kutlayabiliriz umarım.
Mirai: Eğer Miya kabul edilirse kutlamadaki bütün içecekler benden!
Haru ve Chisato alkışlamaya başladı ve Miya ve Yakuo güldü.
Natsu: Teşekür ederiz Mirai-san. Sözünü tutmalısın!
Bölüm etkileşimi
