8. bölüm · Bedriye Teyze
Tehlikeli Tesadüf
Bünyamin artık sözlüydü.
Bedriye gururla herkese söylüyordu:
— Oğlum sonunda kısmetini buldu, kızı da ben buldum tabii!
Ama Bünyamin’in aklında hâlâ eski bir isim dolaşıyordu: Juli.
Yıllar önce çamur pastası yaptığı, çocukluk aşkı Juli.
“Unuttum” diyordu ama… rüyalarında bile unutmuyordu.
Bir gün sözlüsüyle çarşıya çıktılar. Bünyamin elinde poşetlerle yürürken biri omzuna dokundu.
— Pardon… sen Bünyamin misin?
Döndü… Juli!
Zaman durdu... Julinin sarı saçları, renkli gözleri... Bünyamin’in beyninden bir ses geçti:
“Allah’ım beni test mi ediyorsun, yoksa kamera şakası mı bu?” (Aynen Rabbin sana kamera şakası yapıyor Bünyamin:)
Sözlüsü hemen sordu:
— Kim bu?
Bünyamin kekelemeye başladı:
— Şey… bu… şey… çocukluk arkadaşım… yani şey… komşunun kızıydı ama taşındı…
Juli gülümseyerek elini uzattı:
— Merhaba, ben Juli. Bünyamin’le birlikte çamurdan pasta yaptığımız günleri hiç unutmam!
Sözlüsü kaşlarını kaldırdı:
— Çamurdan pasta mı?
— Yani… şey… o zamanlar pasta pahalıydı… biz de… doğallık tercih ettik...
Juli kahkahayı patlatınca, Bünyamin’in sözlüsü elini beline koydu:
— Demek gülüyorsunuz ha?
Bünyamin:
— Hayır, o değil, ben… sadece… toprak kokusu geldi aklıma!
O sırada Bedriye yoldan geçerken onları gördü.
— Bünyamin! Kızım siz niye ayakta kaldınız, hadi bize gelin bir çay içelim!
Sözlüsü hemen atladı:
— Hadi Bünyamin, annen de burada.
Bünyamin içinden “beni toprak yutsun” derken Juli gülümseyip:
— Ben de geleyim bari, özlemişim o çay kokusunu!
Eve vardıklarında ortalık tam bir kaostu.
Bedriye, Juli’ye sarılıp:
— Ay ne güzel kızmışsın sen! Bünyamin’in eski tanıdığıymışsın değil mi?
Sözlüsü fısıldadı:
— Eski tanıdık mıymış, öyle mi Bünyamin?
Bünyamin ter içinde, gömleği yapışmış halde:
— Evet ama... o zamanlar ben küçüktüm... yani zaten ben hâlâ küçüğüm... ruhen... Beynen...
Sonunda Juli kalkarken, Bedriye arkasından seslendi:
— Juli kızım, bir ara yine gel, Bünyamin’in spor halini gör, göbek erimiş biraz!
Sözlüsü sinirle kapıya yöneldi:
— Göbek değil o pide hamuru !
Bünyamin başını iki elinin arasına aldı:
— Allah’ım, ben sadece pazara gitmiştim, neden dizi senaryosuna döndü bu gün?
Bölüm sonu
Yazardan: Bünyamin o gün her şeyi anladı. Hayatta en zor spor, geçmişi unutup geleceği idare etmekti.
Okuduğun için teşekkür ederim 🕊️
Devamı, sen istersen gelecektir.
Görüşmek üzere…
