1. bölüm / 1
Bazı Yaralar Dikiş TutmazDikiş I
Bölümler 1Şu an: Dikiş I
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sarılı çarşafların ardında saklanmış mevtalar, duvarlara hapsolmuş çığlıklar, acının ateşiyle küle dönmüş mabedler, görülmeyen yerlerde oluşmuş küfler.
Bir revan, bin ölüyü saklar.
Derler ki kötülük, şeytanın insana boyun eğmeyi reddetmesiyle başlamış; şeytan ise insanları kötülükle cezalandırmış. Dünyayı kötüler için cennet bahçesine dönüştürmüş, iyileri sonsuza dek Lezâ çukurunun sönmeyen nârına hapsetmiş. Dünya kötülerin cenneti ve iyilerin cehennemi haline gelmiş.
Kargaların hükmünün geçtiği gecede, oraya ait olmayan bir beden vardı; avucunun zorluk çekmeden kavradığı neşter, zift karası göz bebekleri, donuk yüz hatlarıyla maktulune bakıyordu. Farkında değildi, neşterin onun avuçlarında olduğunu, yerde yatan maktulun katilinin ise kendisinin olduğunun farkında değildi. Zift karası gözleri korkusuzca bakıyorken maktule, yüreğinin ücra köşelerinde korkudan titreyen zerreleri de vardı.
Esen rüzgar maktulun hareketsiz saçlarını canlandırırken kendine gelmiş olmalı ki avuçlarındaki kanlı neştere baktı. Rüzgarın ürpertemediği vücudu dehşetle titrerken birkaç adım geriledi maktulden. Sertçe yutkundu, olamazdı değil mi? Onun katili kendisi olamazdı?
Dizlerinin üzerine düştü, titremeleri arttı. Kafası hızla olumsuz anlamda sallanırken dudaklarından acı dolu bir hıçkırık kaçtı. Elindeki kanlı neşteri hızla maktulun yanına atarak biraz daha uzaklaştı fakat gerçeklerden kaçamadı; katil olmuştu. Bir hıçkırık daha koptu dudak çizgisinden ve bir hıçkırık daha. Göz yaşları akmıyordu, yüreğini delen hıçkırıkların hükmü sürüyordu etli dudaklarında.
"Sen yaptın," arkasından duyduğu ses toprağı sıkıca avuçlayıp çığlık atmasına sebep oldu. "Ben yapmadım!" tırnak aralarına saplanan toprağın acısını hissedemeyecek kadar histeri krizine girmişti.
"Sen katilsin." boğazını sıktı, "Katil değilim!" kimdi bu ses, neden ıstırap çektiriyordu ona?
Gür bir kahkaha sesi işitti kulakları; gökyüzü, her kahkaha sesine korkunç şimşeklerini bahşetti. "Karşında maktul dururken, katil olmadığını mı savunuyorsun?" dilini şaklattı, tekrar bir kahkaha savurdu. "İtiraf et küçük Kül, sen katilsin!" arkasını döndü, ancak kimse yoktu, zifiri karanlık haricinde. Katil oluşuna şahit olan her kimse bunu unutacağa ve ona da unutturacağa benzemiyordu.
"Sen kimsin?" diye bağırdı zifiri karanlığa, korkuyla. Birkaç saniye ses gelmedi, "Hey, orada kim var?" tekrar ses gelmedi.
Düştüğü yerden ayaklandı, hızla maktulun yanına giderek sarstı vücudunu. "Uyan," hıçkırdı. "Uyansana!" uyanmadı. Maktul yaşam belirtisi göstermedi, göğsüne vurdu birkaç defa. "Uyansana aptal, uyan!"
"Küçük Kül, ne kadar acınasısın." Hışımla ayağa kalkarak arkasına döndü. "Her kimsen kes şu aptallığı, katil değilim!" diye bağırmaktan kendini alamadı. Biliyordu, katil olmuştu fakat karşısında her kim varsa bunu ondan silmeliydi.
"Kendi küçüklüğünü öldürecek kadar cani bir kadınsın sen, Kül."
Bölüm etkileşimi
