1. bölüm · Başrol Sensin

Salon Savaşları ve Pota İnadı

𝓑𝐞𝐥𝐥𝐚 𓍯

1. Bölüm: Salon Savaşları ve Pota İnadı
Festival öncesi prova takvimi panoya asıldığı an bir aksilik çıkacağını biliyordum. Derin ile birlikte ellerimizde tiyatro dosyaları ve dekor planlarıyla okulun ana gösteri salonuna doğru yürüdük. Ancak kapıyı açıp içeri girdiğimizde karşılaştığımız manzara tam bir felaketti.
Rüzgar ve Bora, sahnenin tam ortasına taşınabilir bir basketbol potası kurmaya çalışıyorlardı.
Rüzgar, elindeki anahtarı tek parmağında çevirip bana doğru döndü. Yüzünde o bildiğim, sinir bozucu ama bir o kadar da alaycı gülümsemesi vardı.
"Ooo, Alya Hanım ve tiyatro ekibi... Yanlış saatte geldiniz galiba? Salon bugün ve bu hafta tamamen bizim antrenmanımıza ayrıldı. Sahneyi boşaltırsanız seviniriz, top çarpabilir."
Bora da arkadan basket topunu parmağında çevirip Derin'e bakarak sırıttı: "Evet gençler, dekorları dışarı alalım lütfen!"
Dosyaları göğsüme bastırıp kaşlarımı çattım ve sahneye doğru birkaç adım attım. "Sen öyle san Rüzgar Bey! Müdür yardımcısıyla bizzat konuştum, bu salondaki ışık ve ses düzeni olmadan tiyatro provası yapamayız. Takvimde aynı saatler yazıyor olabilir ama burası 'gösteri salonu', spor salonu değil! O potayı da hemen sahneden kaldırıyorsunuz."
Rüzgar potanın vidasını son kez sıkıp elindeki aleti kenara bıraktı. Sahnenin ucuna kadar gelip ellerini ceplerine soktu. Bana üstten üstten bakarken yüzündeki o muzip ifade iyice belirginleşti.
"Burası okulun tek büyük alanı Tiyatro Başkanı. Turnuvaya bir hafta kalmışken bizim sahne ışıklarına değil, şut atmaya ihtiyacımız var. Ayrıca bu pota buradan kalkmıyor. Çok istiyorsanız yan tarafta dekorların arkasında replik ezberleyebilirsiniz, biz topa yön veririz merak etme."
Derin arkamdan söylenmeye başlarken ben doğrudan Rüzgar'ın gözlerinin içine baktım. "O top benim dekoruma bir kere bile değerse Rüzgar, o potayı kulüp odana ben taşırım haberin olsun!"
"Denemesi bedava Alya," dedi gülerek. İşte her şey tam olarak o gün, o salonda başımızdan aşağı top yağarken başladı.