11. bölüm · Bağımlı

Sana deliler gibi aşığım

Nisa kurgular

Çıplaktım üzerimde tişörtüm vardı sadece bide iç çamaşırlarım naptığımı hatırlamıyodum bile
ve neden bu haldeydim
akgünle birlikte olmadığıma emindim
çünkü ben sarhoşken yapmazdı böyle birşey

%%%%%%%
Akgün gözünü açınca masum masum ona bakmaya başladım yüzüme bakıp gülümsedi
" günaydın " dedi bende günaydın dedim
ama şuan çıplak olduğum için deliler gibi utanıyordum şeyy akgün dün gece noldu
" Anlatmamı isteyeceğine eminmisin güzelim"
bişeymi yaptım sana dedim
" Bence anlatmayayım "
anlat anlat
" sen üzerini çıkardın sonra kucağıma oturdum sonra beni öptün '

dur anlatma akgün anlatınca gözümün önüne geldi bi anda sanki
şuan utancımdan yerin dibine
girme ihtimali vardı bidaha asla sarhoş olmayı düşünmüyorum
akgün en azından iyi dayanmış

özür dilerim ben
" niye özür diliyonki"
Senide zor duruma sokmuşum. bidaha içmem gerçekten
" iç güzelim ben yanında olduğumda iç hem özüre gerek yok "
dedi diyince hafif gülümsedim
ayıp olmasın diye

Ben kalkiyim en iysi

" dur biraz daha böyle kalalım "
akgün saçmalama
" dün öyle demiyordunda neyse "
akgün tamam şimdi kalkıyim
".tek bi şartla kalkarsın "
diyince merak ettim ne şartı akgün şart ne
" öp dudağımı öyle "
tamam öpeyim diyip dudağına eyildim direk karşılık verdi yavaş yavaş öpüyodu
zevk alarak eliyle belimi tuttu sarıldı belime hala öpmeye devam ediyodu

geri çekilip yeter bence dedim
kafasını olumsuz anlamda sallayıp eliyle boynumu tutup kendine itekledi ve öpmeye başladı yorulduğumdan
karşılık veremiyordum
" yavrum karşılık verirmisin "
diyince öpmeye devam ettim tam o anda kapı tıklatıldı
bi anda korkudan kalbim çarpmaya başladı
annemdi kesin

direk geri çekildim korkulu gözlerle akgüne baktım
oda bana bakıyodu
birden annemin sesi geldi

" kumsal annecim kapın kilitli "

anne üzerim müsait değil de o yüzden kitledim bişeymi diyecektin

" serkan abin akgünü merak ettide odasında değil galiba seslendim ama cevap vermedi girmekte istemedim "

anne dün demiştimya arkadaşlarla partiye gitcez oda geldi biraz geç döndük uyuyodur o gelir yanınıza başı ağırıyodu en son

" tamam annecim "

diyip gitti ödüm koptu bi anda allahtan kapıyı kilitliydi
akgün sırıtarak yüzüme bakıyodu korkudan kalbim durmak üzeriydi ama onun rahatlığına şaşırıyodum
üzerinde kalktım giyinme odasına gittim
üzerime şort giyindim tişortüm vardı zaten

Akgünün yanına gittim aynı şekilde oturuyodu
ne bu rahatlık akgün yakalanıcaktık diyip koltuğa oturdum ve akgüne baktım sence yanlış bişeymi yapıyoruz biz

ayağı kalkıp yanıma geldi
" yanlış olduğunumu düşünüyosun".
yüzü bi anda ciddileşti
ne diyeceğimi.bilemedim bi anda öylece yüzüne baka kaldım
iki eliyle yüzümü kavradı
" bitanem yaptığımız. yanlış değil aramızda kan bağı yok annenle babam evlenmeseler iki yabancı insan gibi tanışadabilirdik yanlış olduğunu düşünme "

diyip yanağıma öptü
ben gidiyim artık diyip. gitti
bende direk aşağı indim annemle serkan abinin yanına gittim salonda oturuyodular
koltuğa geçip oturdum
telefona mesaj gelince ona yöneldim

İymisin dün biraz fazla içtin
mesaj arendendi

iyim bi sorun yok

iy tamam annem yazarsa sendeyim

ne yani araslamıydın

evet

tm peki

yazışmamız bitince ayağı kalkıp odaya gittim çantamı alıp dışarı çıktım hastaneye. gitmek için
ne kadar yine akgünle tartışacağımızı bilsemde
benim yüzümden olmuştu
üzerinden bi kaç gün geçmişti merti arayıp hangi hastanede olduğunu öğrendim taksiye bindim

hastane biraz uzaktı ama olsun 1 saat falan sürerdi heralde bi süre gittikten sonra birden telefonuma mesaj geldi
yazan kişi akgündü ona yalan söyleyemezdim

A=Bitanem nerdesin yoksun evde

K=Hastaneye gidiyorum

A=Noldu iymisin bişeymi oldu sana

K=Yok giray için

diyince aramaya başladı direk açtım
" kumsal sinirlerimle oynama hemen taksiyi eve doğru çeviriyorsun "
sesi sinirli geliyodu
Akgün çocuğa naptıysan hala daha hastanede gitmem lazım

" yok sen anlamıyorsun senin derdin beni sinir etmek gitmiyorsun "
Akgün emredip durma artık
" kumsal güzelim bak ayarlarımla oynuyorsun "
oynamıyorum ayarlarınla falan arama gitmiyorum tamamı diyip kapattım
böyle yapması hoş değildi giray arkadaşımdı sonuçta abiye aynı yere geri döneceğimi söyledim

sonrada girayı aradım

giray iymisin

iyim kumsal merak etme

ben çok üzgünüm akgün sinir hastası normalde iydirde birden öyle görünce sinirlendi

kumsal cidden sorun değil hem olsun üzme kendini zaten çıkıyorum bugün

tamam tekrardan geçmiş olsun bays

diyip kapadım bi süre sonra eve varmıştık taksi parasını ödeyip indim arabadan
akgün kapının orda tikiliyodu
eve girmek için yürümeye başladım
tam akgünün karşısına gelince konuştu

" sen manyadın iyce haa "

akgün manyamadım tamamı sende sinirlisin bende sonra konuşalım gitmedim zaten rahatla ama bu emirvakilerinden bıktım bunu bil sadece diyip
eve girdim
ve odaya çıktım gerçektende sinirlenmiştim
beni yönetmeye çalışıp duruyodu sürekli her allahın günü

Kapı tıklatıldı kesin akgün gelmişti asıl kavga şimdi başlıyodu gir dedim
birden annem girdi içeri şaşırsamda
haa anne senmiydin noldu
dedim
" başka birinimi bekliyodun"
yok kimi bekliyicem gel otur dememle annem oturdu koltuğa gergin gibiydi

" kızım sana anlatmam gereken birşey var "
dedi üzgün gibiydi sanki
anlat anne noldu
" Serkan abin ve benim ortağımız var oğlu seninle evlenmek istiyo yoksa ortaklık bozulur "
Dediğiyle annemin yüzüne bakarak kaldım öylece
ortak evlenmek hemde akgüne deliler gibi aşıkken
üzüldüğüm şey annem nasıl kabul etmiş

saçmala anne
" kumsal saçmalamıyorum evleniyosun "
dedi sesi yükselmişti hafif
" gel aşağı serkan abinlede konuş bi "
iy tamam geliyim bakiyim o ne uyduracak
diyip annemle aşağı indik
her zamanki gibi oturuyodu koltukta elindeki dergiyi bıraktı bizi görünce

Sinirlenmiştim olmayacaktı böyle bişey
" öğrenmişsin galiba kumsal "
dedi serkan abi ikiside yüzüme bakıyodu
birden salon kapısının ordan ses geldi
" neyi öğrenmiş acaba "
akgündü onun sesiydi dönüp ona baktım meraklı gözlerle bana bakıyodu
sonra gelip koltuğa oturdu

serkan abi konuşmasına devam etti
" yani annen demiştir sana herşeyi kabulde edeceksin "
zorunlu kılıyolardı ve sert sert konuşuyordular istemsizce gözüm doldu babam olsaydı onun yanına giderdim böyle şeyde
ama sahipsizdim annem bile böyle yapıyodu

" banada anlattın bişey artık bi soru sordum size "
akgün konuşunca serkan abi ona döndü
" Ortağımız Selçuk çağ oğlu Furkan ile evlenicekte kumsal onu konuşuyoduk"
demesiyle akgünün yüz ifadesi değişti birden
" saçmladınız iyce siz ne evlenmesi lan "
akgününde sesi yükseldi bi anda

Serkan abi dönüp akgün saygını bozup durma seni ilgilendirmiyo konuya dahil değilsin sen dedi
konuya en çok dahil olması gereken kişiye

" ben konuya gayet dahilim bakın geçmedi bu konuşma "
diyip serkan abiye döndü sinirli gözlerle ona bakıp
" böyle bişey yaparsan bedelini
ne şekil ödeyeceğini bilirsin değilmi ona göre davran artık. bu kız kimseyle evlenemez "
diyip ayağı kalktı ve elimi tuttu
annemle serkan abi şaşkın şaşkın bakıyolardı çünkü akgünün birine dokunduğunu ilk defa görmüştüler

ben ise şaşkınlıktan kalmıştım öylece
" evde bu konu bidaha açılırsa ne benim nede kumsalın yüzünü göremezsiniz "
Kafamı eymiş ağlıyodum annem ise
duygusuz tavırla bakıyodu içim sızlıyodu gözlerimden yaşlar geliyodu
akgün çekiştirerek yürümeye başladı ve yukarı çıktık.

odama geldiğimizde koltuğa oturup elimle yüzümü kapadım ağlıyodum hala
korumasız savunmasız haldeydim
evlenmek asla istemiyodum ama yaparsalar hayatım biterdi

ben bunları düşünürken
akgün sinirden napacağını bilemez haldeydi
yanıma gelip oturdu
" korkma güzelim olmas öyle şey yapamazlar ben varken aç yüzünü sakın ağlama "
diyodı ama ben tutamıyodum sanki kendimi yüzümü açıp göz yaşlarımı sildim
ve öylece kaldım

" ölürüm sana kurban olduğum yapamazlar gerekirse gideriz bitanem üzüp durma kendini "
sen şimdi kal burda. ben bize ev ayarlatıcam kararlarından vaz geçene kadar orda kalırız "

Bırakıp gitmesini istemiyodum
akgün sonra uyuduğumda gitsen şuanlık yanımda kalsan olmazmı
" olur tabi neden olmasın "
diyip sarıldı ve boynuna öpücük kondurdu
dizine kafamı koyup gözümü kapadım bi süre sonra güvenle uyuya kaldım kafamın içinde sadece akgünün benim yanımda olduğu kafamdaydı

Gözlerimi açtığımda yatakta olduğumu anladım akgün yoktu gitmiş hava hafif kararmaya başlamıştı
odanın kapısı birden açıldı
annem içeri girdi elinde mavi kısa ve dekoltesi olan bir elbise vardı
yanıma gelip " kızım serkan abinde bende özür dileriz yemek hazırladım ailecek güzel yemek yiyelim " dedi bi anda
inandırıcı gelmişti kendiside kırmızı uzun bi elbise giymişti

kafamı salladım kabul ettim kararlarından vaz geçsinler diye
gidip elbiseyi giyindim ve akgüne mesaj attım

sevgilim annen özür diledi ve yemek yiyecekmişiz hep birlikte eve gel

mesajı gönderdim ve saçlarımı açık bıraktım
üzerime parfümü sıktıktan sonrada artık hazırdım
kapıyı açıp aşağı indim
serkan abi annem ordaydılar

serkan abi bana dönüp
" oğlum bana hiç dokunamassken sana nasıl dokundu "
cevabı olmayan soruydu
annem serkan abinin elini tutup bu konuları sonradan konuşuruz sırası değil dedi
kapı çalınca akgün geldi sandın heycanla kapıya koşup açtım kapıyı

Gördüğüm kişiyi tanımıyodum bile beklediğim kişi değildi
karşımda 1 80 boylarında sarışın bir adam vardı yüzü ciddi bakıyodu kaşlarımı çatıp ona baktım
elini uzatıp merhaba ben Furkan dedi
annemin benimle evlendirmek. istediği adamdı
karşımda duruyodu
şaşkın şaşkın onda bakarken annemle serkan abi gelip Furkanı içeri aldılar kapının orda öylece kaldım inanmıştım annemin pişman olduğuna

salona geçtim hepsi oturmuştular Furkan olucak kişi ise saygısız bi oturma şekli sergilemişti
koltukta yayılmış şekilde oturuyodu

telefonun yanımda değildi akgüne yazamazdım bile
ayağı kalkıp gidecekken yan tarafımda olan serkan abi kolumu tuttu fısıltılı sesle
gidersen akgünü sinir hastası diye hastaneye yatırırım yaparım dedi
kaldım bunu yapabilirdi heralde
öylece yerime oturdum gözlerim doldu ama güçlü kalmam gerekiyordu

Kapı çaldı dizlerimin bağı çözülmüş gibiydi kalkıp açamadım annem kalktı ve kapıyı açtı
bi süre sonra içeri akgün girdi
Furkan akgüne bakıyodu akgünde ona

Furkan ayağı kalkıp
akgüne elini uzattı el sıkışmak için
Serkan abi dönüp
temas sevmediğini unuttun heralde Furkan dedi akgün sert bakışlarla Furkana bakıyodu tanımıştı galiba onun

birden konuştu
" sikerim lan sizin temasınzı bu şerefsizin burda ne işi var "
sesini baya yükseltmişti
serkan abi dönüp
akgün odana git abartın sen iyce dedi
" abartım ha lan karşında o 7 yaşındaki çocuk yok odana git diyince gitsin "

ayağı kalktım akgüne dönüp tamam lütfen sinirlenme dedim çünkü sinirlenmesini
istemiyodum
Furkan konuştu
" üvey kardeşler çok sevmişler kendilerini merak etme akgün bey sevicem kardeşini hemde canını yaka yaka "
bunu demesiyle akgün sinir küpüne döndü
Furkana bakıp
" sinirlenince teması ne çok sevdiğimi de biliyorsundur "
diyip yumruk attı Furkan
birden yere düşüp sehpanın üzerine kafasını vurdu
sertçe kafası kanamaya başladı
annem çığlık attı serkan abi ise akgüne
tokat atmak istercesine elini havaya kaldırdığım sıra akgün geri çekilip
Furkanı iki yakasını tuttu ve eline vazoyu alıp yüzünde parçaladı
yüzü kan içine bürünmüştü ve bayılmıştı
annem le serkan abi şaşkınca baka kaldılar

" Yaptıklarınızın bedelini tek tek ödeticem evlendiricem ben sizi "
diyerek bağırdı ve kumandayı alıp duvara fırlattı
sonra birlikte çıktık evden arabaya atladık
ağlıyodum belkide bayılmamış ölmüştü
akgün benim yüzümden katil olmuş olabilirdi

arabayı sürebileceği en hızla sürüyordu
2 saatin sonunda tek kelime bile etmemiştik akgünün sert nefes alışları benim ise ağlama hıçkırıklarımla dolmuştu araba bi süre sonra durduk
indik
bu kadar saaten sonra nereye geldiğimizi bilmiyodum

Akgün gelip elimi tuttu ve yürümeye başladık önümüzde 2 katlı bir dubleks ev vardı
akgün anahtarı çıkarıp kapıyı açtı ve içeri girdik
ona bakıp
akgün nereye geldik dedim

cevap vermeyip yüzüme baktı birden üzerime gelip dudağıma yapıştı yavaşca öpüyodu yine ben ise karşılık verdim direk şuan buna ihtiyacım vardı sanki öptükten sonra anlamıştım

duvara yaslıydım bedenlerimiz birbirine değiyodu
akgün çenemi kavrayıp hızlanıp öpmeye başladı
öyle zevk alıyodumki bırakmak istemiyodum
birden akgünün elini çıplak bacaklarımda hissetim içimden ürperti geçti sanki
elbise baya kısaydı ve akgün elleriyle bacaklarımı kavramıştı birden yukarı kaldırdı ve ayaklarımı beline doladım
dudağımı hiç bırakmıyodu

içeri. girip koltuğa oturdu
ve sırtını yasladı beni kucağına yerleştirdi
ve eliyle kalçamı tuttu sıktı birden hafif ce inledim
bi eli ise belimdeydi ince belime sarmıştı elini ve kendine pastırıyodu
bastırdığından dolayı erkekliğini hissediyodum
elbisenin altında bi Tek iç çamaşırım vardı

bi süre sonra bıraktık akgünün dudakları şişmişti sanki birden sarıldı bende sarıldım aynı şekilde
eyilip boynunu öptüm kokusu tüm
korkumu yok etmişti sanki
sarılarak bi kaç dakika kaldıktan sonra

bıraktık artık birbirimizi hala akgünün kucağındaydım
akgüne bakıp biraz uyusam burda olurmu dedim
" bakıyorum heralde geçen geceden sonra rahat geldi " offf tamam koltukta uyurum
" dur yavrum şaka yaptık "
ne kadar moreli bozuk olsada daha fazla üzülmiyim diye.
mutlu gibi davranıyodu ama değildi

Kafamı boynuna gömüp uyuyakaldım
gözlerimi hafif araladım
akgün uyandığımı görmemişti
kendisi uyanmıştı

yanağımı öpüyodu eğilip boynumu öptü öyle yavaş öpüyoduki sakince
kafamı kaldırdım akgün yüzüme bakıp
" Günaydın uykucu ".
diyince bende günaydın dedim

burda giyicek bişey yokmu elbise çok kısa
" kalsın güzelim bu "
diyince
yok ama rahatsız ediyo
" giyicek bişey yok çıkar öyle gez güzelim "
Dediği şeye inanamayarak
çıplakmı gezicem akgün
" evet aşkım nolcak "

Yok akgün sen iyce sapıttın ben kalkıyim diyip üzerinden kalktım piç gülüşü yapıp güldü
sonra birden üzerindeki tişörtünü çıkardı
ona dönüp akgün napıyosun
" al bunu giy sana bişeyler alana kadar zaten boydan elbise gibi olur sana ama daha rahat geçen yakışmıştı "
aklıma sadece üzerimde tişörtle kucağına oturduğum aklıma geldi
yok sen üşürsün olmaz

sarhoş değilken asla böyle bişey yapamazdım bunu biliyodum ve bilerek giy diyodu
dediğim şeye. karşı cevap verdi
" Üşürsem sarılarak ısıtırsın sevgilini"
Her türlü çözüm yolu buluyodu ve şuanda diyecek 0 kelimem vardı öylece yüzüne baka kaldım

Ayağı kalkıp bana doğru geldi ben ise bakıyodum ona " kurban olduğum şaka yaptım sen bize kahvaltı hazırla ben sana getiricem rahat giyebileceğin şeyler"
birden rahatladım kafamı salladım tamam anlamında
" başka bir şeye ihtiyacın varsa söyle alırım "
yok teşekür ederim dedim tamam diyip gitti

mutfağa gittim baya geniş bi mutfaktı masa sandalye takımı bi terası vardı dolaplar gri tonlarındaydı kapalı renkte hiç birşey yoktu
Terasa çıkıp baktım karşıdan denize bakıyodu