1. bölüm / 1
Aynı gökyüzünün yabancılarıGERİ DÖNÜŞ
Bölümler 1Şu an: GERİ DÖNÜŞ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fransa'daki ki hayatımı gerçekten çok sevmiştim orada eğitim görmek beni iyi hissetirmişti şimdi Türkiye ye dönme zamanı gelmişti ailem burda olduğu için onları özlemiştim aynı şekilde artık okulum bitmişti fransada çok güzel bir yerdi ama Türkiye doğduğum ve yaşadığım bir yer olduğu için oranın yeri çok ayrıydı beni çoğu insan Rus zannederdi çünkü gözlerim mavi saçlarımı sarıydı ve evet Rusum ama yarı rus annem rus Babam ise türkiyeliydi ruça çok bilmiyorum öğrenmeyi çok denedim ama pek beceremedim 2 tanede abim var en büyüğümüz Kutay abim o da aynı benim gibi masmavi gözleri var dışarıdan bakınca sert biri olarak gözüküyor ama öyle değildir sevdiği kişileri hep korur ve sever. Ortancı çocuk olan yiğit abim o bi tık daha agresif bir insan o da Kutay abimin tam tersi o da çok yumuşak biri olarak gözükür ama çok sinirli biri onunla uğraşan bin yaşasın çünkü ben bile bazen dayanamıyorum abime en küçükleride zaten benim bizim ailemiz çok popüler yani sürekli magazinlerde baş gösteririz ama sadece bizim aile değildi Atahan aileside vardı biz o aileyle hiç konuşmuyoruz bunun sebebi ailelerimiz düşman olması nedenini bende bilmiyorum ama bu iki aile olarak herkes birbirinden nefret ediyor
Sabah uyandığım gibi valizlerimi hazırlamaya başladım sabahın beşinde kalmıştım daha doğrusu bu benim için sabah değil akşamdı mutfağa geçip kendime soğuk kahve hazırladım soğuk kahvemi alarak koltuğa rahatça oturdum acaba ailem yine magazinlere çıktımı diye merak ederek telefonumu elime aldım tabiki bizim aile sıralamada ikinciydi bu duruma şaşırmamıştım atahanlar bizi geçmek için elinden geleni yapıyorlardı ve gerçekten başarıyorlardı birinci sırada Atahan ailesi vardı magazine çıkmalarını sebepi ise büyük ihtimalle gala nın olması ünlü ailelerin galası oluyordu her ay, bana göre çok saçma birşeydi magazine çıkmayı seviyordum ama böyle gala işlerini çok saçma buluyordum telefonumu bırakıp hazırlanmaya devam ettim bütün işlerimi hallederek havalimanına vardım uçaklara tek tek bakmaya başladım acar isimli yazan uçağı görünce ona bineceğimi anladım ailem bir kaç gün önce bizim uçağımızla gel demişti uçak bizim olduğu için benden ve pilot dan başka biri yoktu sessiz bir şekilde 4 saat içinde varmıştım eğer otobüsle ya da kendi arabamla gelseydim 6 veya 7 saat içinde varırdım bahçeye geldiğimde herkes oturuyordu koşarak onların yanına gittim.
" ben geldim canım ailem nasılsınız ?"
Seslendiğim halde kimseden cevap gelmedi
" size diyorum anne,baba abilerim"
Annem farkederek " iyi geç odana dinlen hadi"
" peki sonra sohbet ederiz "diyerek yanlarından gittim İster istemez moralim bozulmuştu insan uzaktan bir kızı geldiğinde sarılırdı en azından düşündükçe gözlerim dolduğu için her zamanki gibi gülümsemeye çalıştım merdivenlerden çıkmak yorucu olmuştu ama başarmıştım daha saat erken olduğu ve hizmetçilerden hiçbiri olmadığı için bütün valizlerimi kendim taşımıştım odama geldiğimde tam Derin bir oh çekiçektim ki buranın benim odam değildi abimin eşyaları vardı heryerde ama net bir şekilde bu taraftaki odanın benim olduğunu biliyordum.
" anne,baba benim odama noldu ?"
Annem pis pis sırıtarak yanıma geldi " ay ben sana söylemeyi unuttum burası artık yiğit abinin odası burayı o istedi"
" ben nerede kalıcam"
" sende yiğit abim nin odasında kalırsın alaracım hadi çık odadan"
Annemle ilk günden kavga etmek istemediğim için birşey demeden eşyalarımı alarak yiğit abimin odasına gittim neyse ki oda temizdi 4 saatlik bir yolculuktan geldiğim için ve eşyalarımı ordan buraya taşıdığım için çok yorulmuştum üstümü bile değiştirmeden yatağa attım ama çok kötü anneme sinirlerim bozulmuştu neden peki önceden söylemiyordu odaya çıktığımda söylüyordu daha fazla birşey düşünmemek için hayaller kurup uyumaya çalıştım
Uyandığımda güneş heryere ışıklar saçıyordu bu görüntü hoşuma gittiği için yüzümde bir tebessüm olmuştu
Güneşin açması hoşuma giden bir görüntü olduğu için yatağımdan kalkarak biraz eşyalarımı yerleştirme kararı verdim eşyalarımı yerleştirmem neredeyse günümün yarısını aldı böylelikle akşam etmiştim annem in seslenmesiyle işim yarıda kaldı
" alara hadi yemek yeniyor" demesiyle hızla bütün işimi bıraktım çünkü gerçekten çok açıkmıştım ve bugün çok yorucu Bir gün geçirmiştim hızla aşağıya inerek sandelyeme oturdum abilerim ise bana ters gözlerle bakmaya başladı dayanamayarak
" birşey mi yaptım abi?"
Kutay abim sertçe konuşarak
" Biraz terbiye öğren alara "
" ama çok açıkmıştım "
" tamam kes anladık "
Babam bu duruma son vermek istediği için
" tamam kızım sen abini takma yemeğini ye hadi uzun yolculuk yaptın yorulmuşsundur "
Babama gülümseyerek " yani çok da yorulmadım ama yinede enerjim gitti "
" yoksa hasta mısın alaram"
Annem babamla sohbetimizi bölerek
" neresi hasta kızın turp gibi görmüyor musunuz"
" hasta değilim zaten sadece biraz bitkin düştüm o kadar " annem hemen " ay dinlen o zaman sanki zorla yaptırdık. " demeyide ihmal etmedi
Babam anneme sus derecesine bir bakış attı annem ise banane tavrındaydı moralimi bozmamaya çalışarak gülümsemeye çalıştım bu konuda gerçekten çok yetenekliyim
Babamın aklına birşey gelmiş olacak ki heycanla konuşmaya başladı.
" alara kızım seni manken olmanı istiyorlar yarın olacak olan galada ki mankenler yetersiz olduğu için senin katılmanı istediler dediler manken gibi kızın var katılsın sende eğer istersen "
Hiç bekletmeden
" tabi ki isterim yani çok mutlu olurum"
Annem bu durumdan memnun olmamış gibi konuşmaya başladı .
" Allah aşkına mete bizim kızımız nereden anlasın moda işlerinden "
Annem öyle dediği için moralim bozulmuştu ama belli etmemeye çalışarak gülümsedim
" yapabilceğime inanıyorum anne o yüzden de bi günlük manken olsam nolcak ki "
Babam daha fazla uzatmak istemediği için "tamam o zaman bu iş olacak " dedi babamın bunu demesiyle neşem yerine geldi annem ise babama ve bana kötü kötü bakıyordu annemin kötü bakışlarına dayanamadım, kaçmak için yöntemler düşünmeye başladım neşeli çıkan sesimle
" ben arkadaşlarımla gezmeye gidicem afiyet olsun size " diyerek ortamdan uzaklaşıyordum ki yiğit abim sertçe kolumdan tutarak kimsenin görmediği bi yere çekti
" sen annemin niye moralini bozuyorsun alara" diyerek kolumu daha çok sıktı gözlerim dolmaya başlamıştı bile
" abi ben birşey yapmadım kolum acıyor lütfen bırakır mısın?"
Koluma daha çok sıkarak " bir daha annemin moralini bozacak birşey yaparsan canını daha çok yakarım" abim biraz daha kolumu sıkarsa dayanamayıp ağlardım o yüzden hızla
" tamam abi bir daha annemin moralini bozmayacağım "
Kolumu sertçe bırakarak yanımdan gitti abim gittiği gibi bende hemen kendimi odama attım hızla yere çöküp ağlamaya başladım abim ve annemin bana kötü davranmasını daha fazla kaldıramamıştım telefonumun çalmasıyla bütün ağlamam hemen gitti telefonumu aldığımda ebru nun aradığını gördüm sesimi neşeli yaparak konuşmaya başladım.
" efendim kuzum birşey mi oldu ?"
Ebru neşeli çıkan sesiyle konuşmaya başladı " yok ya aşkım nolucak seni aradım çünkü beraber denize gidiyoruz nedersin biraz gelmeyelim mi hem fransa dan geldin okulun bitti bi kutlama yaparız "
Normalde hiçbiri bi şekilde havam ya da keyfim yoktu ama kafamı dağıtmak istediğim için kabul ettim
" tamam kuzum ben yirmi dakikaya hazırlanırım gelirim görüşürüz "
Aynaya baktığımda maskaram akmış berbat bir haldeydim makyejimi temizleyip tekrar yaptım ve yüzüme her zaman ki gülümsememi ekleyerek giyindim ve şimdi asıl ben olmuştum dışım iyi gözüküyor olabilir ama içim öyle değildi herkes bana zengin olduğum için moralimin hiç bozulduğunu düşünmüyordu ama herkesin bana yaşatmadığı şey kalmamıştı
Her yerde ebruyu ararken birinin bana el sağladığını gördüm sonunda ebruyu bulmuştum Derin bir oh çektim ebru bana koşarak gelince bende ona koşarak gittim ikimiz birbirimize o kadar sıkı sarıldık ki yere boyladık ikimizdende neşeli bir kahkaha çıktı ebru mutlulukla konuşmaya başladı
" yaa seni çok özlemişim" diyerek sulu sulu öpmeye başladı
" dur bi kızım yaa hem bende seni özledim ordan sana hediyeler aldım"
Ağzı beş karış açıldı " gerçekten mi?"
Daha çok gülümseyerek " tabi ki kızım ama hepsi evde çünkü biraz fazla kaçırmışım o yüzden bizim eve gelmen lazım "
" olsun aşkım ben gelirim sana "
Uzun uzun ebruyla sohbet ettik, denize girdik, güneşlendik,dans ettik bugün bi yandan güzel bir yandan kötü bir gün geçirmiştim yorgun bir şekilde eve gittim eve geldiğimde kimseden çıt yoktu.ses olmadığı için bende odama gittim daha doğrusu abimin eski odasına odaya girdiğim gibi kendime banyoya attım duş almak bana iyi gelmişti yorgunluğumu az da olsa aldı keşke bugün kendimi o kadar yormasaydım yarın çünkü galaya gideceğimiz için daha çok yorulacaktım ama birşey olmaz ben yine toparlanırdım.yarın ki galaya düşünerek uykuya daldım
Sabah annemin zoruyla uyanmıştım gala için hazırlanmam gerekmiş halbuki ki gala akşam bu kadar aceleye gerek yoktu ama bizim ailemiz böyleydi herşeyi önceden planlamış ve hazırlıklı bu bi yandan güzel birşey ama aksilikler olabilirdi ve olursa annemi düşünemiyorum yatağımdan kalkıp kendime günlük bi kıyafet seçtim saçlarım her zaman ki gibi dalgalıydı saçımın dalgalı hali hoşuma gidiyordu aşağıdan sesler gelmeye başlamıştı bile büyük ihtimalle kahvaltıya başlamışlardı bende hemen aşağıya indim her zaman ki gülümsememi
" günaydın benim canım ailem" dedim ama kimsenin umurunda olmadı Babam hariç Babam gülümseyerek
" günaydın canım kızım hadi otur bakalım"
Sandalyeme oturarak tabağıma birşeyler doldurmaya başladım iştahla yemek yemeye başladım ama birinin bakışlarını üzerimde hissediyordum göz ucuyla baktığımda annem iğrenerek bana bakıyordu
Babam ın konuşmasıyla annemin bana bakan bakışları Babama döndü
" neyse size afiyet olsun ben işe gidiyorum "
Annem hemen sandalyesinde kalkarak babamın yanağına öpücük kondurdu
" görüşürüz hayatım Allah zihin açıklığı versin"
Babamda annemin saçına bir öpücük kondurup gitti Babam gidince annem hızla yanıma geldi kolumdan sertçe tuttu odama doğru sürüklemeye başladı.
" annem napıyorsun ah canım acıyor " dememe rağmen beni dinlemedi odaya geldiğimizde sertçe kolumdan itti yere sülük gibi yapışmıştım maalesef ki annemde dün yiğit abimin sıktığı yeri yeniden sıktığı için morarmıştı dolu gözlerimle anneme bakmaya başladım annem ise aynı sertlikle bakıyordu
" seni manken olarak galaya çağırıyorlar sen napıyorsun öküz gibi yiyorsun napıyosun sen alara, sen benim kızım mısın!"
" anne çok yemedim bile " dememe izin vermeden tokat attı ama attığı tokat gerçekten çok sertti ve yanağımın kızardığına emindim çünkü vücudum hassasdı küçücük birşeyde bile kızarır ve morardı başımı kaldırarak anneme baktım anneme baktığım gibi yeniden konuşmaya başladı.
" bu kadar çok yemek yok alara " önüme eğilerek saçımdan sertçe çekince bu sefer acıdan bağırmıştım
" anladın mı beni!"
Acıdan kekeleyerek " anladım anne"
Sertçe yeniden yere itti saçımda ki elini çekerek kapıyı çarparak gitti daha fazla dayanamayarak boğazım acıyacak bir şekilde bağırdım
" naptım ben size naptım ya ne istiyorsunuz benden ne " diyerek tekrardan bağırdım ağlamaktan gözlerimin altları şişmişti hava kararma üzereydi ayağa aniden kalkmamdan dolayı başım dönmüştü başım döndüğü için duvara tutunma gereği duydum elbise dolabıma baktığımda özel dikiş olan elbisemi görmüştüm çok güzel büyüleyici bir elbiseydi ama bunu giyecek halim yoktu lakin mecburdum mor simli bir elbiseydi arkasında sırt dekoltesi ve önünde de göğüs dekoltesi vardı bacağında da Derin bir yırtmaçı vardı Derin bir nefes verip iki saat boyunca hazırlanmaya uğraştım ve sonunda hazırlanmam bitmişti aynadan kendime bakınca çok güzel gözüküyordum ama hiç moralim yoktu aşağıya indiğimde herkes bana bakıyordu Babam gurur duyuyormuş gibi bakıyordu.annem ise sanki sabah olan hiç bişeyi o yapmamış gibi mutlulukla bakıyordu abilerimin ise bana baktığı yoktu telefonlarınla ilgileniyorlardı bakışmalara son vererek aceleyle galaya gittik galada hazırlanma odası vardı mankenlerin bende bugünlük manken olacaktım bu yüzden mutluydum tabiki benden başka ailelerinde çocuklarıda vardı odada, tekrardan makyejimizi tazeleyip podyum yürüyüşüne sırayla gitmeye başladık sıra bana gelince heyecandan az daha yapamıyordum içerde ebru nun bana olan bakışlarını görünce ondan özgüven alarak dimdik yürümeye başladım yürümeye başlarken herkes bana bakıp benim hakkımda konuşuyordu herkes bana bakıyordu ama birinin bakışı çok yakıcıydı benim gibi yirmili yaşlarda kahverengi,beyaz tenli ve kehribar gözlerinle çok dikkatli bakıyordu ona baktığımı farkedince sırıtarak göz kırptı umursamadan bakmaya devam ettim bakmamın sebepi ise bu adam bana çok tanıdık geliyordu ama bir türlü aklıma gelmemişti podyum yürüyüşü boyunca o bana ben ona baktım podyum yürüyüşleri bitince hızla kendimi hava alacağım yere gittim ışığı açma gereği duymadan gökyüzünü izlemeye başladım arkamdan ise ayak sesleri gelince hızla arkama döndüm
" seni korkutmak istemedim "
" korkmadım zaten de siz kimsiniz ?"
" herhangi biri yakında öğrenirsin podyum yürüyüşünde çok iyiydin"
" Teşekkür ederim siz beni tanıyor musunuz?"
" hayır ama tanışmak çok isterim"
Gülümseyerek " alara acar " dedim
" ismin çok güzel miş buralara ilk kez mi geliyorsun ?"
" hayır normalde ailem burda ve burda yaşıyorum ama 4 yıllık üniversite eğitimimi fransada gördüm eğitimim bittiği için artık burdayım"
" o zaman daha çok görüşcez "
Şaşkın şaşkın " anlamadım ? "
" yakında anlarsın güzelim"
Adamın arkasından şaşkın şaşkın bakakaldım çünkü tanımıyordum karanlıktan dolayı da yüzünü görememiştim acaba kimdi diye düşüncelere dalmaya başlamıştım......
Bölüm etkileşimi
