3. bölüm · Aynı Gökyüzü Altında
3.Bölüm
Alarmın o korkunç sesine bir son verip zor da olsa yataktan kalktım ve hazırlanmaya başladım. Üstümü giyip saçlarımı taradıktan sonra dağınık çalışma masama geçtim ve okul için gerekenleri çantama koydum.
Dün akşam eve gelince biraz uyumuş sonra da uyanıp sinanı aramıştım ve denemedeki yapamadığım soruları çözmüştük. Tabi sürekli beni teselli edip durmuştu.
Çantamı hazırladıktan sonra mutfağa gittim. Annem ikimize de birer sandviç hazırlamıştı. o işe gidecekti ben de okula.
Kahvaltımı yapıp evden çıktım ve yürümeye başladım. Kulaklığındaki şarkının ne zaman değiştiğini bile anlamamıştım. Kafam çok doluydu ve yol da çok kısa sürmüştü. Okula gelmiştim bile.
Sınıfa girdiğimde herkesin geldiğini gördüm. “Günaydın canım”dedi Ceren neşeyle. “Günaydın rüya iyi misin.”dedi ezgi denememin kötü geçtiğini biliyordu.
Akşam sinanla konuştuktan sonra onlarla da konuşmuştum.
“İyiyim kızlar sadece çok uykum var. Takılmayın bana.”dedim ve kafamı sıraya koyup gözlerimi kapattım.
Aradan ne kadar süre geçtiğini bilmiyordum ama bir süre öylece yattım sonra ise hocanın sınıfa gelmesiyle kafamı sıradan kaldırdım.
Sertap hoca coğrafya öğretmenimizdi ve en son ders nerede kaldıysak oradan anlatmaya devam etti.
Bir anda hava çok sıcak gelmeye başlamıştı ve ben de hala üstümde montumla durduğumu fark ettim.
Montumu tam çıkarıyordum ki cebimde bir ağırlık hissettim. Elimi montun cebine attım ve telefonun hala cebimde durduğunu fark ettim.
Doğru ya sınıfa gelince direk uyumuştum ve telefonumu koymayı unutmuştum kutuya.
Çevremi kontrol ettim ve telefonu cebimden çıkardım. Sıranın altına sessizce koydum. Sınıftakilerin bir kısmı dersi dinliyor bir kısmı da uyuyordu kimse fark etmemişti.
Sertap hoca dahil herkes başka bir alemdeydi. Ben de bunu fırsat bilip kafamı sıraya koydum ve sıranın altından telefonuma bakmaya başladım. Sinana mesaj atacaktım.
Rüya: coğrafya gerçekten çok sıkıcı.
Anında çevrimiçi olmuştu.
🤍: telefonun neden sende?
Şaşırmıştı tabi. Sınıftaki bazı kişiler telefonlarını vermezlerdi ama ben hocalar her an yakalar diye hep kutuya bırakırdım. Bugün hariç.
Rüya: bugün unutmuşum. Boşver iyi oldu.
🤍:dikkat et yakalanma.
Rüya:bir şey olmaz herkesin kafa başka yerde zaten. Sen ne yaptın ?
🤍: ders boş. Edebiyatçı gelmemiş.
Rüya:Hımm iyi bakalım. Boş derslerde ders çalışırsın sen tutmayayım seni.
🤍:seni düşünüyordum.
🤍:özledim.
Mesajlarına sırıtarak bakıyordum. İçim bi hoş olmuştu tam cevap yazıyordum ki o meymenetsizin sesi doldurdu sınıfı.
“Hocam derslerde telefon kullanmak yasak değil miydi? Ben mi yanlış biliyorum?”
Anında arkama döndüm ve Ardaya baktım. Bana bakıyordu yüzünde ukala bir ifade vardı.
Sertap hoca tahtaya yazı yazmayı bıraktı ve sınıfa döndü.
“Kim o ?” Dedi sadece. Ve bana doğru gelmeye başladı.
Derin bir nefes verdim ve bana bakan ezgi ve cerene döndüm.
Sertap hoca benim olduğumu anlamıştı. Elini uzattı “telefonu alayım rüya.”
“Hocam…”derken telefonu eline verdim.
“Senden beklemezdim rüya. Sınıftan çık doğruca müdür yardımcısının odasına.”dedi
Sertap hoca kurallar açısından en sert hocaydı kesinlikle affetmezdi. Sıradan kalktım ve gitmeden önce Ardaya baktım gıcık bir şekilde gülümsüyordu. Göz devirdim ve sınıftan çıktım.
***
