13. bölüm · ATEŞLE&BARUT

BÖLÜM 11

Yagmur Melis

Kapıyı açmamla gördüğüm kişi ile neye uğradığımı şaşırdım olduğum yerde kala kaldım kalbim ağzımda atıyordu oydu buradaydı tam karşımda beni nasıl buldu niye burdaydı yarım kaldığı işi tamamlamaya mı gelmişti aklımda bin tane soru vardı.

Ona fırsat vermeden kapıyı hızlıca kapatıp kitledim kapıya vurmaya başladı kırmaya çalışıyordu hemen mutfağın balkonundan dışarı çıkarak koşmaya başladım nereye gittiğimi bilmeden ağaçların arasına doğru koştum hava karardığı için önümü net göremiyordum tüm gücümle durmadan koştum kalbime bir ağrı saplandı hayır şuan sırası değil başım dönmeye nefesim daralmaya başladı arkama baktım kimse yoktu yavaşladım bir ağaca tutunup destek aldım bir elimle de kalbimi tuttum derin nefesler almaya çalıştım
O sırada omzum da bir el hissettim soğuk soğuk terler akıttığımı fark ettim o an korkunç bir ses yankılandı kulaklarında

-Misafir sevmiyorsun galiba ben senin için onca yol geleyim sen yüzüme kapıyı çarp ayıp ayıp

O an herşey durdu hayat devam etmiyordu sanki hemen cevap verdim ben kimseden korkamazdım

-sen kimsin, neden burdasın, beni nasıl buldun, ne istiyorsun benden cani adam

o kadar hararetli ve hızlı konuştum ki nefes nefeseydim ama o karşımda durmuş pişkin pişkin sırıtıyordu ve bu benim ayarlarımla daha fazla oynuyordu

- NE SIRITIYORSUN BE

Diye bağırdım elimden başka birşey gelmiyordu çünkü sonra o korkunç sesiyle konuşmaya başladı…

-Bu kadar gevezelik yeterli gidelim artık

Diyerek kolumdan çekiştirmeye başladı ben de çırpınıyordum

-Bırak beni adi herif İMDATTTT

Diyerek bağırmaya başladım ve bağırmamla kendimi havada bulmam bir oldu ben ne olduğunun farkına bile varamamıştım ki o korkunç adam beni omzuna almış gidiyordu tüm gücümle sırtını yumruklamaya başladım ama nafile hissetmiyordu bile

-bırak beni katil sana söylüyorum indir beni duymuyor musun

Dediklerimi umursamıyordu bile
O yürümeye devam ediyordu bende bir yandan hâlâ çırpınıyordum biraz daha yürüdükten sonra beni yavaş bir şekilde yere indirdi etrafıma baktığımda tanımadığım bir sürü adam vardı hiçbir kaçış yolu yoktu son çare ağlamaya başladım bir yandan da yalvarıyordum

-lütfen bırakın gideyim yemin ederim kimseye bir şey demem o akşam olanları da kimseye söylemedim zaten

Cani adam yüzüme bir süre baktıktan sonra gür sesiyle bana bağırmaya başladı

-sana bu kadar gevezelik yeter dedim ağlamayı kes bin şu arabaya

Sesi korkunçtu bağırınca daha çok tırsmıştım dediğini yapmadım boş boş yüzüne baktım daha çok sinirlendi

Kolumdan tutup beni zorla arabaya bindirdi kalbim acımaya başlamıştı zor nesef alıp veriyordum elimle tekrar kalbimi tuttum acaba beni nereye götürecekti peki Yağmurla Toprak onlara bişey yapacak mı başım dönmeye başladı kendimi sakinleştirmeye çalışırken araba ani fren ile durdu