4. bölüm · ATEŞİN DOĞUŞU
BÖLÜÖ 4
Gamze arabasına bindi. Arabayı sürerken aklında deli düşünceler dolaşıyordu.
“Babam kızacak mı? Babam ne diyecek? Ama ben bir doktorum. Ay, babam bana kızmaz ki. Babam bana kıyamaz,” diye mırıldandı.
Kısa süre sonra evine vardı. Arabasını park etti ve kapıyı çaldı. Hizmetli kapıyı açtı.
“Hoş geldiniz Gamze Hanım,” dedi.
Gamze gülümseyerek, “Hoş buldum,” dedi.
Hizmetli, Gamze’nin çantasını ve ceketini aldı, astı. Gamze içeri geçti. Babası içten bir sesle:
“Kızım!” dedi.
Kollarını açtı ve Gamze’ye sarıldı. Gamze’nin babası ona çok düşkündü. Zaten Gamze evin tek çocuğuydu. Annesi de Gamze’ye çok düşkündü.
Gamze babasına sarıldıktan sonra annesi, “Kıskanıyorum ama,” dedi.
Gamze gülerek, “Anne, kıskanma,” dedi ve annesine de sarıldı.
Sonra annesi, “Hadi, yemeğe geçelim,” dedi.
Yemeğe oturdular ve yemek yemeye başladılar. Ortam sessizdi. Sessizliği bozan Gamze’nin babası oldu.
“Kızım,” dedi.
Babası böyle söyleyince Gamze ne söyleyeceğini anladı. Muhtemelen duymuştu.
“Sen bugün bizim düşmanımızın oğlu Ateş Karahan’ı tedavi ettin,” dedi babası.
Gamze’nin yüzünün rengi attı. Babası her şeyi bu kadar hızlı nasıl duyabiliyordu, şaşırdı.
Babasıyla göz göze geldi ve çekingen bir ifadeyle, “Evet, baba,” dedi.
Gamze, “ bana kızacak mısın baba” dedi.
Ama babası Gamze’nin elini tuttu ve üzerine bir öpücük kondurdu.
“Ben sana kızar mıyım güzel kızım?” dedi.
Gamze şaşkınlıkla, “Gerçekten mi?” dedi.
“Tabii ki gerçekten kızım. Senin mesleğin bu. Sadece merak ettiğim bir şey var: Karahanlar sana bir şey dedi mi? Seni tehdit ettiler mi? Biliyorsun, onlarla düşmanız. Eğer seni tehdit ettilerse dünyayı başlarına yıkarım,” dedi.
Gamze sıcak bir gülümsemeyle, “Hiç öyle bir şey olur mu babacığım? Hayır, tabii ki. Sadece onu tedavi ettim,” dedi.
“Tamam kızım,” dedi babası.
Yemeklerini bitirdikten sonra salona geçtiler.
Gamze, “Baba, ben yukarı çıkıyorum. Üstümü değiştirmem gerekiyor ve biraz da yorgunum,” dedi.
Babası başıyla onayladı.
“İyi akşamlar güzel kızım,” dedi.
Babası Gamze’yi öptü. Gamze de babasını öptü. Ardından annesi, “İyi geceler güzel kızım,” dedi ve Gamze’nin yanağını öptü. Gamze de annesini öptü.
Sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve odasına girdi.
Telefonunu eline aldı. Kuzenine attığı mesaja hâlâ cevap gelmemişti.
“Muhtemelen uyuyordur,” diye düşündü. “Bugün çok yoruldum”
Gerçekten de yorucu bir gündü.
Gamze duşa girdi. Duşta sürekli aynı şeyi düşünüyordu.
“Ateş bana neden öyle bakıyordu? Ateş Karahan… . Acaba bana zarar verecek mi? Hayır, bana zarar veremez.”
Bir an durdu.
“Of, ben neler düşünüyorum?” dedi.
Duştan çıktı, bornozunu giydi ve yüzüne bir maske yaptı. Sonra yatağına oturdu. Telefonuna tekrar baktı. Kuzeninden cevap gelmiş miydi?
Evet, gelmişti.
Gamze, kuzenine bugün olanları anlatmıştı. Ateş Karahan’ı tedavi ettiğini söylemişti.
Kuzeni Ada ona şu mesajı yazmıştı:
“Ne? Ciddi misin?”
Ada, Gamze’nin en yakın kuzeniydi. Gamze’nin iki kuzeni vardı: Ada ve Duru. Bu üçlü her zaman çok yakın olmuştu.
Bir süre sonra Duru da yazdı:
“Gerçekten onu tedavi mi ettin?”
Gamze, “Evet,” diye yazdı.
Ada ve Duru aynı anda yazınca Gamze cevap yetiştiremiyordu. En sonunda bir grup oluşturdu ve görüntülü aradı. Her şeyi tek tek anlattı.
İkisi de aynı anda, “Peki amcam ne dedi?” diye sordular.
Gamze gülerek, “Babam ‘Sen bir doktorsun, tabii ki böyle şeyler olabilir’ dedi. Ama ‘Eğer sana bir şey yaparlarsa bana söyle’ dedi,” diye anlattı.
Duru şaşkınlıkla, “Gerçekten mi? Oha! Olaylar nasıl gelişmiş böyle?” dedi.
Gamze omuz silkti.
“Ben de aynı şeyi düşünüyorum. Hatta o bakışları… Hiç normal değildi.”
Sonra esnedi.
“Her neyse kızlar, ben üstümü değiştirip uyuyacağım. Hadi, öptüm.”
“Bay bay kuşlarm öpüyorum sizi,” dedi.
Ada ve Duru da, “İyi geceler balım” dediler.
Gamze telefonu kapattı. Üstünü değiştirdi, yüzündeki maskeyi çıkardı ve yatağa uzandı. Kısa süre sonra uykuya daldı.
Gerçekten de bu uyku ona çok iyi gelecekti.
Gamze sabah uyandığında kendini tuhaf hissediyordu. Sanki dün hiçbir şey yaşanmamış gibiydi. Dün gördüklerinin hepsi bir rüya gibi geliyordu.
“Nasıl dün Ateş Karahan’ı tedavi ettim?” diye düşündü."Ya ben niye dün den bu odun adamı düşünüyorum"dedi
“Tamam, doktorlukta böyle şeyler olabilir. Ama koskoca hastanede gelip beni mi buldular? . Bence başka bir amaçları var…”
Gamze elini yüzünü yıkadı, üstünü değiştirdi ve aşağı indi. Kahvaltı masasındaydı.
Babası gülümseyerek, “Günaydın, güzeller güzelim,” dedi.
Annesi de, “Günaydın güzel kızım,” dedi.
Gamze ikisine gülümseyerek, “Günaydın babiş, günaydın anne,” dedi.
Annesi sordu:
“Bugün boş günün değil, değil mi?”
Gamze başını salladı.
“Hayır anne, boş günüm değil.”
Sonra babasına döndü.
“Baba, bugün hastanede fazla mesai yapacağım. Bir sürü dosya ve rapor beni bekliyor. Şu hastaların raporları gerçekten beni öldürüyor.”
Babası gülerek, “Sana özel bir klinik açalım dediğimizde neden reddettin o zaman kızım?” dedi.
Gamze göğsünü kabartarak, burnunu hafifçe havaya kaldırdı.
“Klinik bana göre değil. Ben yoğun bir iş kadınıyım.”
Babası kahkaha attı.
“Öyle mi küçük hanım?”
“Öyle babiş.”
Gamze telefonunun ana ekranına baktı. Saat iyice ilerlemişti.
“Hadi, ben kaçıyorum!” dedi.
Hızlıca kalktı, arabasının anahtarını aldı, ceketini giydi ve çantasını alıp çıktı.
Gamze çıktıktan sonra babası endişeyle, Gamze çıkar çıkmaz Gamzenin babası koruöaları çağırdı
“ kızımı takip edin hastanede onu izleyin eğer onun başına bir şey gelirse sizi baş aşağı gömerim” dedi.
Sonra adamlara döndü.
“Tamam efendim,” dediler.
Gamze hastaneye ulaştı. İçeri girer girmez Ateş’in annesi ve babası hızla yanına geldi.
Gamze şaşırdı.
“Ne oluyor?” diye düşündü. “Acaba Ateş’e bir şey mi oldu? Ama bana gece hiçbir telefon gelmedi. Eğer kritik bir durum olsaydı mutlaka haber verirlerdi…”
Tam o sırada Ateş’in annesi sert bir sesle:
“Sen!” dedi.
