9. bölüm · Aşkın kayıp hali

Zindan

Aysel nur

9.bölüm

Telefonum çaldı eceyi dinlemeden hemen odama çıktım arayan ateşti açmak zorunda mıydım degilmiydim hiç bir fikrim yok günlerdir arıyor günlerdir açmıyordu ama artık kaçmanın sonuydu çıkmaz yola girmiştim açtım
Ateş-alo doğa sonunda açtın telefonlarımı neredesin niye haber vermedin ailen de hiç bir şey söylemiyor
Doğa-ateş bu en iyisi ben artık sizle çalışmak istemiyorum zaten istifamı vermiştim mimarlık hayatımın en saçma seçimiydi bu yüzden bıraktım bir daha beni aramanı istemiyorum

Dedim ve yüzüne kapattım çünkü kafamı dinlemek istiyordum buradakiler çok iyi insanlardı aklıma ege ve ece takıldı telefonumdan bir yapay zeka programı açtım ve asiretlerde 2 kişi ailesinin izni olmadan evlenirse ne olur bana ya ölürler yada ailedeki kişiler zorla evlendirilir yazıyordu ece nin bana anlatmak istedigi buydu demekki ama ben birde onlardan dinlemek istedim ve olayları onlardan dinledim baranın her şeyden haberi varmış Cansu beni bu yüzden çağırmış babamda bu yüzden gitmemi istememişti hersey yerine oturdu biz kahveleri dahi unuttuk konağın bahçesinde ege ece Cansu ve ben oturuyorduk kâsım geldi (ne diye hitap etmem gerektiğini bilemedim) "gelin hanım hosgeldin seni doğru düzgün karsilayamadik öp bakayım babanın elini" bana elini uzatmış bekliyordu ben öpmedim elini o büyük ihtimalle sinirlendik cansu beni dürttü "öp elimi zorundasın doğa lütfen arkadaşlığımız için" bu durumlara sadece cansu için katlanıyorum "hosbuldum" dedim ve elini öptüm yerime otururken baran kâsımın arkasında belirdi "baba kaynaşmışsınız bakıyorumda" dedi cansuya bireyler anlatmaya çalışır gibi onu kaldırdı ve yanıma oturdu bende Cansuyla beraber kalktım "karıcığım nereye" bana karıcığım dedi "pardon ben buraya cansuyu görmeye geldim kâsım amca seninde niyetini biliyorum, ama öyle birşey olmayacak baran" dedim ve onların yanından ayrılıp merdivene doğru yürümeye başladim ki kolumdan baran beni kendine çekti ve belimi eliyle tuttu
"öyle bir evleneceksinki" dans eden insanlar gibiydik ben kendimi geri çektim "bak bakalım oluyomu öküz tam bir öküzsün" ona nefret kelimelerimi daha nasil anlatabilirdimki ama anlamadı "iltifatın için teşekkür ederim canım" ondan bir şekilde kurtulup kaçtım odama, odamın kapısını kilitledim ve valizimin içindekileri çok bksaltmamistim içine koydum ama burdan çıkmam imkansızdı emindim kapım çaldı ses vermedim Cansu gelmiş "doğa aç konuşalım lütfen" aslında hiç moralim bozulmadı sadece sinirim bozuldu hiç bir şey demeden kapıya ilerledim ve kapıyı açtım "gelebilirsin sorun yok" cansuyu içeri aldım onla baya konuştuk Cansu odamdan çıktı odamın penceresinin yanına tekli toz pembe renginde bir koltuk çektim telefonumu çıkardım not bölümünü açtım ben normalde günlük tutan biriyim ama günlüğümü evde unutmuşum bu yüzden telefondan yazmaya başladım ben hiç fark etmeden akşam olmuş telefonumu kapattım aslında acıktım ama inip yemek yemiyecegim yatağımın üstüne yattım buraya tatil yapmaya geldim ama tutsak gibiyim