1. bölüm / 1
AŞKA TUTSAK1. Bölüm
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çalan alarmın sesiyle gözlerimi araladım. Alarmı kapatmak için yanıma dönmeye çalıştığımda üstümde hissettiğim ağırlıkla kıpırdayamadım. Kafamı kaldırdığımda Sanem üstüme havyan gibi yatmış soluksuz uyuyordu. Çalan alarm Sanem’i hiç etkilemez hep ben uyandırırdım. Sanem’i bir kaç kez tokatladıktan sonra uyanmasını sağlamıştım. Kısa sarı saçları havalanmış baygın gözlerle bana bakarken bu görüntü gülmeme sebep olmuştu. Ben kahkahalarla gülerken Sanem ne olduğunu anlamaya çalışıyor kocaman yeşil gözleriyle bana garip garip bakıyordu.
Sanem’e biraz yaklaştım. yanağına hızlı ve hafif bir öpücük bırakmıştım.” Günaydın.” Dedim. Yüzünde bır gülümseme oluştuğunda o da beni öperek “Günaydın” dedi. Günaydınlaşma merasimini bir kenara bırakıp hazırlanmaya başladık. Kahvaltımızı da yaptıktan sonra üniversiteye gitmek için yola koyulmuştuk.
***
Başımın ağrısıyla yüzümü buruşturdum. Şu sıralar başımın ağrısı dinmek bilmiyordu. Sanem ile birlikte üniversiteden çıkarken bu döngü canımı sıkmaya başlamıştı. Evden okula, okuldan eve derken kendimize hiç vakit ayıramıyorduk. Pek çalışkan olduğumuz söylemezdi ama çalışmaktan başka bir çaremizde yoktu. Maalesef dersler konusunda pek iyi değildik. Vizeler sonunda sorunsuz geçmiştik.
“Lavinya gerçekten çok bunaldım.” Sanem’in bitkin çıkan sesiyle gözlerimi yumdum. Gerçekten katlanılacak bir kız değildi. Sanki ben çok eğleniyordum ve tek sıkılan o gibi davranıyordu. Sanem benim çocukluk arkadaşımdı. Annemle Zarife Teyze önce ilkokul daha sonra ortaokul en sonunda da liseyi birlikte okumuşlardı. İlkokuldan bu yana hem aynı sınıfı hem de aynı sırayı paylaşmışlar. Evlendikten sonra da ayrılmayıp komşu olmuşlar. Doğal olarak Sanem’le benim yediğim içtiğim ayrı gitmedi. Sanem benim kardeşimdi. Onunla aramda kan bağı yoktu ama can bağı vardı. Bu can bağı kan bağından daha güçlüydü bizim için. Bazen düşünüyorumda bir kardeşim olsaydı bu kadar severdim. Ne yazık ki bütün bunlar onun ne kadar katlanılamaz biri olduğunu değiştirmiyordu.
Aniden aklıma gelen fikirle “ Akşam bir şeyler mi yapsak?” Dedim. Yeşil gözleri anında irileşti. “Evett! Ne yapalım?” Dedi. “Her şeyi devletten beklemeyelim. Onu da sen düşün”. Dememle gözleri kısıldı. Anında düşünceli bir ifadeye büründü. Bir süre düşündükten sonra aklına birşey gelmiş olacak ki gözleri tekrar büyüdü. Normalde zaten büyük olan yuvarlak gözleri bu hareketiyle daha da büyümüştü. Sarı saçları yeşil gözlerine çok uyum sağlıyordu. Benden biraz uzun olup kıvrımlı vücut hatlarına sahipti. “Yalın konserine ne dersin?” Gülümseyerek bana bakıyor ve uzun kirpiklerini kırpıyordu. Gürültülü ortamlardan pek hoşlanmasamda hiç de fena bir fikir değildi. Hem biraz eğlenip kafa dağıtmış olurduk. Sanem başını omzuna doğru yatırarak bana bakınca “ Tamam, gidelim.” Sanem sevinç hareketleri yaparken aklımdaki soruyla ona döndüm. “İyi de biletler çoktan tükenmiştir.” Yüzünde haylaz bir ifade oluştuğunda “Sen arkadaşını hiç tanımamışsın. O işi hallettim çoktan.” Diyerek yanağımdan makas aldı. Tabii ya her şeyi çoktan planlamıştı zaten. Bide bana soruyor sanki istemesem gitmeyecektik. “Ne zaman?” Soruma karşı gözlerini kaçırdı. Sessiz bir sesle “Bu akşam” demesileyle hayretler içinde ona baktım “NEE!”
3 saat sonra…
Konser başlayalı 15 dakika olmuştu. Neyse ki geç kalmadan yetişmiştik. Sanem yüzünden her yere geç kalıyorduk. Tamam çok dakik bir insan olmadığımı kabul ediyorum ama Sanem kadar da değildim. “İstemem… istemem solsun Ümitlerim…” sesiyle Sanem’le birbirimize baktık. En sevdiğimiz şarkılardan biriydi. Önümüze döndük ve şarkıyı söylemeye başladık. Nakarat kısmı geldiğinde hem dans ediyor hemde bağırarak şarkıya eşlik ediyorduk. Herkes konseri video kaydına alırken biz anın tadını çıkarıyorduk.
Konser devam ederken başım ağrımaya başlamıştı. Gürültülü ortamlara tahammül edememe nedenim de bu yüzdendi. Bu tür ortamlara başım bir süre dayanıyor ve daha sonra ağrımaya başlıyordu. Başım ağrıdığı için bir süre sonra konserden zevk de alamıyordum. Elimi başıma attığımda Sanem bende ki durumu direkt anlamış ve destek olmak ister gibi elini omzuma koymuştu.
Bir süre bekledikten sonra ağrı geçmeyince Sanem’e döndüm. “Ben bi eczaneye gidip ilaç alıyım.” Dedim. Gelmek için ne kadar ısrar etse de kabul etmedim. Sanem bu konseri çok önceden planlayıp biletleri bile almıştı. Ben de zaten çok uzun sürmeden dönücektim. Sanem kendi başına da eğlenebilen çok enerjik biri olduğu için burda kalmasını sorun etmedim. Sanem de sorun etmezdi zaten.
Eczane aramaya yola koyulmuştum. Buralar bana pek yabancı olmadığı için konum açma ihtiyacı hissetmedim. Yürümeye devam ederken konserden uzaklaşmıştım. Sesleri artık duyamıyordum. Yürüdüğüm yerler ıssızlaşmaya başlarken eczaneyi hala bulamamıştım. Yürüdüğüm sokağın sağına dödüğümde birbirinin ardı ardına sıralanan dükkanları gördüm. Dükkanlar siyah ve griye boyanmış ortamda kirli bir görüntü oluşturuyordu. Tahminimce sanayideydim.
Sonuç olarak eczaneyi bulamamıştım. Çok geç olmadan konsere dönmem gerekiyordu. Bu yüzden hemen yola koyuldum. Hava karamaya başladığında dönüş yolunu hala bulamamıştım. Saat iyice geç olmuş konser de bitmek üzereydi. Sanem canıma okuyacaktı.
Sonunda pes edip konum açmaya karar vermiştim. Elimi cebime atıp telefonu aldığımda güçlü bir çığlık sesi duydum. Duyduğum sesle telefonu elimden düşürüp dona kalmıştım. Bir erkekten geldiğine emin olduğum ses tüğlerimi diken diken etmişti. Ses sağımdaki depodan geliyordu. Merakıma yenik düşüp deponun olduğu tarafa gittim. Deponun önünde durduğumda içeriden gelen sesleri tam olarak duyamıyordum. Kulağımı kapıya yaslayıp yere düşmem bir oldu. İki elim yere koymuş bir halde duruyor kafamı kaldırmaya korkuyordum. Kafamı kaldırdığımda sandelyeye bağlı etrafı takım elbiseli adamlarla çevrili çığlığın ondan geldiğini anladığım adama baktım. Adamın alnının ortasından kanlar akıyordu. Adamın başı omzuna düşmüş üstü başı kan içindeydi. Adam ölmüştü. Bravo lavinya zaten hiç anlaşılmıyordu.
Gördüğüm görüntülerle anında ayağa kalkıp koşmaya başladım. Başları olduğunu düşündüğüm adam “Yakalayın!” Dedi. Koşu konusunda iyiydim aslında. Onları atlatabilirdim. Aramızda çok fark yoktu ama ben daha öndeydim. Avantaj bendeydi. Arkama döndüğümde adamlar deponun önünde bana bakıyorlar koşmuyorlardı. Sanki bu işte bir terslik vardı. Koşmaya devam ederken bacağımın arkasında bir yanıcı bir ağrı hissettim. Koşarken hissettiğim bu şey öne doğru sendeleyerek düşmeme neden oldu. Öne doğru düştüğümde elimi ağrının olduğu yere bacağımın arkasına koydum. Elimde bir ıslaklık hissettiğimde elimi bacağımdan çekip baktım. Bacağım kanıyordu. Vurulmuştum.
Bacağımda hissettiğim ağrı artmaya başlarken başım dönüyor ve gözlerim kapanıyordu. Yere yattığımda bayılmadan önce gördüğüm son şey etrafıma dolaşan takım elbiseli adamlardı.
Merhabaaa. 🥳
Ben Ceylin
Bu benim ilk kitabım ve ilk kez bir kitap yazıyorum. Eleştirilerinizi bekliyorum. Eksiklerimizi ve hatalarımızı beraber tamamlayacağımıza inanıyorum.🫠
Bir diğerki bölüme görüşmek üzere. Umarım beğenirmişsinizdir.
Hoşçakalın 🫶🏻🫶🏻🫶🏻
Bölüm etkileşimi
