🌑Bölüm 2 - Karanlığa İlk Adım🌘

Vaveyla Yazarı: Tuğçe Öztürk

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 🌑Bölüm 2 - Karanlığa İlk Adım🌘

Ben Gece. Yirmi altı yaşındayım.

Hayatımın büyük kısmı Antalya'nın sıcacık güneşi ve tuzlu deniz kokusuyla geçti. Ailemle Konyaaltı'na yakın küçük bir semtte yaşıyorduk. Annemle babam, Liman tarafında denize nazır küçücük ama sıcacık bir kafeterya işletiyorlar.

Her sabah kahve kokusuyla uyanır, her akşam güneşin kızıllığında babamın ızgaradan yükselen dumanlarını izlerdim.

Yazın turistlerle, kışın yerli halkla dolup taşardı kafemiz. Müşterilerimizin çoğu yabancıydı ama annemin gülümsemesi herkesin dilinden daha kuvvetliydi.

Ben, sevginin fincanda servis edildiği bir evde büyüdüm.

Ablam Derin, benden iki yaş büyük. Çocukluğundan beri renklerle, kumaşlarla ve hayallerle yaşıyordu. Moda tasarımcısı olacağım dediğinde herkes gülmüştü. O ise sadece başını eğip çalışmaya devam etti. Şimdi prestijli bir moda şirketinde. Başarılı, disiplinli, şık... Gerçekten hayran olunacak biri.

Benim hayalim başka bir şehirde yazıyordu adını: İstanbul.

Kalabalığı mı cezbetti beni, bilinmezliği mi bilmiyorum. Ama bir şekilde, kendimi ancak başka bir şehirde bulabileceğime inanıyordum.

Üniversite için İstanbul'a geldiğimde kalbim ağzımdaydı. Ama pes etmedim.

Eğitimimi tamamladım. Sonra da hayalini kurduğum işi buldum. Artık büyük bir dijital içerik platformunda yazar olarak çalışıyorum.

Her gün yazıyorum. Hikâyeler, makaleler... Bazen komik, bazen kırılgan. Ama hepsi "benim kelimelerim."

Üç yıldır bu işi yapıyorum. Yorgun ama dolu dolu. Çünkü yazmak benim için sadece bir iş değil, nefes almak gibi.

İstanbul'da şu an bir arkadaşımla kalıyorum. Alya. Doktor. Acil servis nöbetçisidir kendisi... ve çoğu zaman bir hayalet gibi yaşar.

Onunla tanışmam bir kitap sayesinde oldu. Ama o kitabı yazanın ben olduğumu bilmiyordu.

Kadıköy'de ikinci el kitapçıda dolaşıyordum. Rafların birinde kendi kitabımı gördüm: "Kod 2100 - Sistemin Kalbi."

Tam uzanacaktım ki, başka bir el aldı kitabı. Topuz yapılmış dağınık saçları, yorgun gözleriyle bir kadın. "Elinizde kalmasın diye aldım," dedi.

"Okumuş muydunuz?" diye sordum.

"Yok ama kapağı çok iyi. Distopik mi? Bilim kurgu gibi duruyor ama biraz felsefe de kokuyor."

Gülümsedim. "Yazarını tanıyorum. Tarzını biliyorum yani, hoşuna gider."

"Tanıyor musun? Soğuk mu?"

"Sabahları kahvesini içmeden konuşmaz ama mizahı fena değildir."

Bana dikkatle baktı. Sonra gülümsedi.

"Yok artık... sen misin?"

"Evet. Gece. Yazar."

O gün başlayan sohbetimiz kahveyle uzadı. Bir ay sonra aynı evde yaşıyorduk. Uykusuzluklarımız birbirini tamamlıyordu.

Ama... hayatım basit ve sakindi. Ta ki o geceye kadar.

---

Silah sesleri susmuştu. Ama barut kokusu hâlâ burnumdaydı.

Aras'a gözüm takıldı. Artık adını biliyorum.

O sırada takım elbiseli, kulaklıklı adamlardan biri koşa koşa geldi.

"Patron, siren sesleri yaklaşıyor. Hemen gitmemiz gerekiyor!"

Ben sessizce geri çekildim. Sivil, sıradan, sanki orada hiç olmamış gibi. Tam uzaklaşıyordum ki...

"Dur."

Ses tok ve netti. Donup kaldım.

Aras karşımda durmuştu. Kaşları çatık, bakışları keskin.

"Hayırdır? Nereye böyle?"

"Ben... eve gidecektim. Yani... işe falan... Sabah oluyor ya hani..."

Ciddiyetini koruyarak konuştu:

"Hiçbir yere gitmiyorsun. Bizimle geliyorsun."

Gözlerim kocaman açıldı. "Hayır? Ben sizinle niye geleyim ki? Birlikte kurşun yedik diye hemen mafya akşamlarına mı katılıyorum?"

Tam uzaklaşacaktım ki, kolumdan tuttu.

"Hiçbir yere gitmiyorsun dedim. Ortalığı karıştırdıktan sonra kolayca gidebileceğini mi sandın?"

Göz göze geldik. Bense sadece eve gidip pijamalarımı giymek istiyordum. Ama hayır... beni araca doğru yönlendirmişti bile.

"Pijamalarım ağlıyor şu an..."

Ve o an... kaderimin yönünü değiştiren araca bindim.

---

Araçta sessizlik hakimdi. Aras camdan dışarı bakıyor, ben de suçsuz bir vatandaş gibi dik oturuyordum.

"Yani... hayat kurtardım diye zorla arabaya bindirildim. Harika. Modern kahramanlık hikâyeleri böyle mi başlıyordu?"

Cevap gelmedi.

"Ben sadece yazarım. Kurşunlardan kaçmam, kurşun metaforu kullanırım. Ama bu gece... bayağı mermiler uçuştu. Gerçek bir mafya filmine düştüm. Bravo."

Aras göz ucuyla baktı.

"Adın ne?"

"Gece."

"Gece..."
Sanki not alır gibi tekrar etti.
"Güzel ama tehlikeli."

"İsmim hakkında şiir yazmanıza gerek yok," dedim. "Ben eve gitmek istiyorum."

"Evin yerini bilmeden zor," dedi.
Sonra gözlerini dikti:
"Sen kimsin? O gece orada ne işin vardı?"

"Bilmiyorum. Belki GPS hatası. Belki sadece yanlış sokakta, yanlış zamanda yürüyordum. Hayatımın özeti gibi."

Bir an sustu. Sonra:

"Önce hayatımı kurtardın, şimdi de laf sokuyorsun."

"Çok yönlüyüm. CV'ye yazdım: Hayat kurtarır, laf çakar."

Aras kısa bir tebessüm etti. Ama hemen ardından ciddileşti:

"Bu gece seni eve bırakamam. Artık seni hedef alabilirler."

"Farkındaysanız benim yüzümü görmediler, yani bu ne demek oluyor?
Beni tanımıyorlar..."

Bu söslerimin ardından ağzından tek kelime çıktı " farketmez."

"Ne demek fark etmez."
Gözlerimi devirdim. "Bir insanın hayatını kurtarırsın, sonra onu rehine alırsın... Masallar böyle başlamıyor."

"Ben masallara inanmam."

---

Araba yavaşladı.

Yüksek demir kapılar açıldı. İçeride büyük bir bahçe, köşelerde kameralar ve karanlıkta yükselen bir villa...

"Geldik mi şimdi? Beni kalene mi götürdün? Uyuyamadığım geceler için başka yöntemlerim var."

Cevap vermedi. Aras indi, sonra benim kapımı açtı. Elini uzattı. Tereddütle tuttum.

İçeri adım attığımda serin bir hava omuzlarıma çarptı. Sessizlik... rahatsız edici düzeydeydi.

Ayakkabılarımın topukları mermer zeminde yankılandı. Burası bir ev değil, sığınak gibiydi.

Merdivenlerde durdu, arkasını dönmeden:

"Konuşmayı seviyorsun, herhalde."

"Hayır," dedim. "Sadece... sessizlik beni ürkütüyor. İnsanların iç sesleri bazen en tehlikeli silahlarıdır."

Bana döndü. Gözlerinde fark edilmek istemeyen bir kırılganlık vardı.

"Sen düşündüğümden daha tehlikeliymişsin," dedi sessizce.

İçimde bir ürperti gezindi. Ama bu kez korkudan değil... hissetmekten.

"Ben sadece yanlış zamanda, doğru yerde olan biriyim," dedim.
"Hikâyeme biri dahil olur diye değil... biri okuyacak mı diye yazanlardanım. Ama galiba bu gece, hikâyemi biri değil, kader yazdı."

Aras başını yana eğdi.

"Artık geri dönemezsin, biliyorsun değil mi?"

Uzun bir sessizlik oldu. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Sonunda:

"Zaten hiçbir şey bıraktığım gibi değil..."

Ve o an...
Geriye dönüş diye bir şey kalmadı.

---

> ❝ Aşk bazen bir kurşunla başlar...
Ama bazı kurşunlar, kalbi delmeden önce kaderi değiştirir. ❞

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18