5. bölüm / 6
Aşka Devam Mı Pas Mı?♡ ||4 Eski Sevgili Sorunları|| ♡
Bölümler 6Şu an: ♡ ||4 Eski Sevgili Sorunları|| ♡
Ayza, okulun kütüphanesinde sessiz bir köşede oturmuş, ders notlarını gözden geçiriyordu. Son zamanlarda, Alaz ile geçirdiği zamanlar dışında, derslerine yeterince odaklanamadığını fark etmişti. Alaz’ın ona olan ilgisi ve birlikte geçirdikleri anlar, Ayza’nın kalbinde sıcak bir yer edinmişti.
Bir süre sonra, Alaz kütüphaneye girdi ve Ayza’yı buldu. Gözlerinde her zamanki parlaklık vardı; ancak bu kez, Ayza’nın yüzündeki ciddiyeti fark etti.
“Merhaba Ayza,” dedi gülümseyerek. “Çalışıyor musun?”
Ayza, hafifçe gülümseyerek, “Evet, biraz ders çalışıyorum,” dedi. “Ama son zamanlarda biraz zorlanıyorum.”
Alaz, yanına oturarak, “Neden zorlanıyorsun?” diye sordu. “Belki sana yardımcı olabilirim.”
Ayza, derin bir nefes alarak, “Son zamanlarda derslerime yeterince odaklanamıyorum,” dedi. “Alaz, seninle geçirdiğim zamanlar çok özel, ama derslerimi ihmal etmek istemiyorum.”
Alaz, Ayza’nın elini tutarak, “Anlıyorum,” dedi. “Senin başarını önemsiyorum, Ayza. Eğer sana yardımcı olabileceğim bir şey varsa, her zaman yanındayım.”
Ayza, Alaz’ın desteğinden cesaret alarak, “Teşekkür ederim,” dedi. “Belki birlikte çalışabiliriz. Böylece hem derslerime odaklanırım hem de seninle vakit geçirebilirim.”
Alaz, gülümseyerek, “Tabii, birlikte çalışabiliriz,” dedi. “Hem birlikte çalışmak daha eğlenceli olur.”
Ayza ve Alaz, birlikte ders çalışmaya başladılar. Alaz, Ayza’nın anlamadığı konularda ona yardımcı oluyor, Ayza da Alaz’ın eksik olduğu yerlerde destek oluyordu.
Çalışma sırasında, Ayza, Alaz’a dönerek, “Alaz,” dedi, “Seni seviyorum fakat bu sıralar bana çok farklı davranıyorsun. Sanki biraz şey gibi..
Alaz, merakla “Ney gibi?”
Ayza, gözlerini Alaz'dan kaçırarak “Şeyy... İşte anlarsın ya, bu aralar sanki beni ihmal ediyorsun gibi, bana sevgilimmiş gibi değilde sanki arkadaşımmış gibi davranıyorsun, Bora ileyken hiç böyle değild-” derken Alaz, ona parmağıyla sus işareti yaptı.
Alaz, “Ama Bora Seni aldattı, değil mi? Hemde en yakın arkadaşın Mirayla.”
Ayza kızgın bir şekilde, “Miray konusunu açma, lütfen!” dedi.
Alaz ise ona sevgi dolu bir gülümsemeyle sarıldı, “Tamam, tamam açmam. Merak etme sen.”
Bir anda kapı sert bir şekilde açıldı. İçeriye Bora ve en yakın arkadaşı Bora girmişti
Alaz gözlerini devirerek, sessizce “Kötü insan lafının üstüne gelirmiş” dedi.
Ayza bu durumdan oldukça rahatsız olduğunu belli edercesine, “Hadi gidelim, buradan!” dedi ve hızlıca ayağa kalktı. Ardından sessiz adımlarla kütüphaneden çıktı.
“Alaz, neden sürekli geçmişteki şeyler önüme çıkıyor?” diye sordu. “Bora ve Miray’ı gördüğümde kendimi hala... küçülmüş gibi hissediyorum. Bu kadar güçlü görünmeye çalışıyorum ama...” Sesi titredi, gözleri dolmaya başlamıştı.
Alaz, yanına yaklaşıp Ayza’nın omzuna dokundu. “Ayza, onları unutmanın kolay olmadığını biliyorum. Ama onların yaptıkları seni tanımlamıyor. Sen çok daha fazlasısın.”
Ayza, bir an sessiz kaldı, sonra derin bir nefes aldı. “Haklısın, ama onların varlığı bile beni rahatsız ediyor. Sanki üzerimde bir gölge gibi. Bora, Miray... her şey öyle karmakarışık ki.”
Alaz, kararlı bir sesle, “Eğer seni rahatsız eden bir şey varsa, birlikte çözeriz,” dedi. “Ama kendini onların yüzünden kötü hissetmene izin vermem. Onlar senin hayatında sadece birer hatadan ibaret. Şimdi seninle olan kişi benim ve senin yanında her zaman duracağım.”
Ayza, Alaz’ın bu sözleriyle biraz rahatlamıştı. “Teşekkür ederim,” dedi sessizce. “Ama Bora’nın bana doğru bir şey söylemeye çalıştığını hissettim. O kadar kararlı bir şekilde buraya geldi ki... sanki konuşmak istiyordu.”
Alaz kaşlarını çattı. “Ne konuşabilir ki? Yaptıkları yetmedi mi?”
Tam bu sırada, kütüphaneden Bora çıktı ve Ayza ile Alaz’ı koridorda gördü. Yanında Miray yoktu, bu da Ayza’nın biraz olsun rahatlamasını sağladı. Bora, ellerini cebine sokmuş, gergin bir ifadeyle yanlarına yaklaştı.
“Bir dakika konuşabilir miyiz?” diye sordu Bora, doğrudan Ayza’ya bakarak.
Alaz, hemen bir adım öne çıktı. “Ne konuşacaksın ki? Ayza’nın seninle konuşacak bir şeyi yok.”
Bora, Alaz’ın tavrından rahatsız olmuş gibi görünüyordu ama sesini alçak tuttu. “Sadece birkaç dakika. Lütfen.”
Ayza, bir an Alaz’a baktı, sonra Bora’ya dönerek, “Pekâlâ, konuşalım,” dedi. “Ama burada, koridorun ortasında değil. Daha sakin bir yerde.”
Alaz, buna itiraz etmek ister gibi bir adım attı ama Ayza’nın kararlı bakışlarını görünce durdu. “Ben buradayım,” dedi Alaz. “Bir sorun olursa sevgilin olarak hemen müdahale ederim.”
Ayza, Bora’yı kütüphanenin sessiz bir köşesine götürdü. Bora, derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı.
“Bak, Ayza,” dedi, sesi yumuşak ama bir o kadar da pişmandı. “Ne yaptığımı biliyorum. Sana ve bize yaptığım şeyin affedilir bir yanı yok. Ama... o günlerden beri kendimle savaşıyorum. Miray’la olanlar bir hataydı. Seni kaybettiğimde ne kadar büyük bir aptallık yaptığımı anladım.”
Ayza, soğukkanlı bir şekilde Bora’ya baktı. “Bora, yaptıkların bir hatadan fazlasıydı. Bana ihanet ettin, güvenimi yok ettin. Şimdi gelip neyi değiştirebileceğini sanıyorsun?”
Bora, başını öne eğdi. “Haklısın. Ama seni kaybettikten sonra hayatımın en önemli parçasını kaybettiğimi fark ettim. Belki bir şansım yoktur, ama bunu sana söylemem gerekiyordu. Eğer içimde tuttuğum bu duyguları anlatmazsam kendimi asla affetmeyeceğim.”
Ayza, bir an Bora’nın gözlerindeki pişmanlığı gördü ama bu, içinde hissettiği acıyı hafifletmedi. “Bora, geçmişteki biz... artık yok. Ben devam ettim. Sen de etmelisin.”
Bora, derin bir nefes alarak başını salladı. “Haklısın. Ama bunu bilmeni istedim. Sadece bilmeni.”
Ayza, sessizce başını salladı. “Tamam. Ama lütfen, artık geçmişi tekrar tekrar önüme getirme.”
Bora, bir şey söylemeden arkasını döndü ve sessizce kütüphaneden çıktı. Ayza, olduğu yerde bir süre kaldı, sonra Alaz’ın yanına döndü.
Alaz, sabırsızlıkla bekliyordu. “Ne dedi?” diye sordu.
Ayza, hafif bir gülümsemeyle, “Sadece pişmanlıklarını dile getirdi,” dedi. “Ama önemli olan şu ki... benim için artık hiçbir şey ifade etmiyor.”
Alaz, Ayza’nın elini tuttu. “İyi. Çünkü senin için önemli olan kişi şu anda yanında duruyor.”
Ayza, Alaz’a baktı ve gülümsedi. “Evet, haklısın. Ve bu yeterli.”
Bölüm etkileşimi
