6. bölüm · Aşk savaşı

5. Bölüm bella

Selina

- evet.
- Bir asker geldi su istiyor senden .
- iyide su getirdim ya az önce.
Boş guğümu görünce şaşırdımadan edemedim daha yarım saat önce getirmiştim. Boş guğumu alıp ormana gittim çeşme olmadığı için kuyudan su çekiyordum.tam kuyu ya vermiştim ki bir çift kol beni kolumdan tutup omzumu ağaca dayamişti. Şok içinde beni tutan adama baktım komutan alexti.
- şss benim dedi yavaşça ağzımı kapatan elini çekti.
- Ne yapıyorsunuz.
- üzgünüm seninle başka türlü konuşmanın bir yolu yoktu.
- hepsi yalandı su falan istemiyorsunuz.o askeri sen gönderdin.
- evet
- ama neden ?
- çünkü neden benden kaçtığını öğrenmem gerek .
- kacmiyordum
- emin misin
- lütfen bırakın beni
- söylemeden bırakmam ne oldu da artık benden kaçıyorsun.
- rahatsız oluyordunuz? dedim kendimi kurtarmaya çalışarak. Anlamamış gibi bana bakıyordu.
- rahatsız olduğumu düşündüğün için mi
- evet.ben siz yani öyle anladım ben .
Gülümseyerek bana daha yaklaştı aaaaaaa hayır gerçekten bunu mu yapacakti tam beni ölecekti ki ellerimde dudaklarını kapattım.
Afallayarak bana baktı.
- rahatsız olmuyormusunuz.dedim siz beni seviyor musunuz.
-cevabını seni optukten sonra öğreneceksin dedi ve beni öpmek için tekrar eğildi tam ölecekti ki bir öksürük sesi ayrılmamız neden oldu. Gelen komutan Steven di . Utançtan yanaklarım kızarmışti hızlıca oradan ayrıldım. Kalbim yerinden çıkmak üzereydi beni öpecekti çok az kalmıştı. Ama kendime gelmeliyim. İki gün gün sonra buradan gidecektim.çunku kısa bir ateşkes dönemine girdik en sanki görevden dolayı burayı bosalticakktik ben de Başkentteki askerler için özel olan bir hastaneye gidecektim.sabretmem gerekiyordu çünkü ateşkes imzalanması olasılığı var bu yüzden bende ülkeme geri gidebileceğim.sabaha kadar neredeyse hiç uyuyamadım. Mutfak çadırına gittim.henuz kimse yoktu ancak yarım saate utanacaklar di bu yüzden yemeği hazırlamaya başladım. 55 dk sonra çadırın örtüsü açıldığını farkettim muhtemelen gelen selinay di .
- günaydın selina gelirken tabakları dolaptan tabakları çıkarsana.
Birden arkamdan biri sarıldı ve bir anlık refleksle ayağımla bacaklarına güçlü bir şekilde vurdum ondan ayrılarak.
- Ne yapıyorsun be dedim kendimi tutarak.
(Ancak bana bakanın yüzündeki gülümsemeyi görünce şok oldum .) Şaşkınlıkla Alex diyebildim.
- üzgünüm seni korkutmak istemedim.ancak bakıyorumda kendini koruyabilecek kadar gicluymüşsun.
- bir daha bunu bana yaparsan işte o zaman güçlü olup olmadığımı anlayacaksın. Dedim bir anlık öfkeyle sinirlenmesini bekledim ancak söylediklerim hoşuna gitmişti.
- bir dahaki sefere o zaman daha dikkatli olmalıyım.
- Ne istiyorsun dedim konuyu değiştirerek.
- ne istediğimi biliyorsun dedi edepsizce dudaklarımı süzerek.uzerime doğru gelmeye başladığında omzum dolaba çarpıyordu.hayir olamaz yinemi . Beni öpmek için edildiğinde istemiyorum diye başımı cektim.anlamayan gözlerle bana bakıyordu.
- ben beni sevdiğini sanıyordum.
- seviyorum ama olmaz .
- neden?
- çünkü yakında gidiyorsunuz ben de öyle.
-sorun bu mu
-anlamıyorsunuz
- seni de yanımda götüreceğim zaten.
- peki kim ya da ne olarak.ben sizin metresiniz değilim.
- metres mi bella böyle düşündüğünü bilmiyordum.
- ama böyle düşünecekler. Olmaz bizden lütfen sizde beni anlayın. Dedim ve cadirdan çıktım.
Neyseki durumu atlattım bazen zekama hayranım. Şimdi benden gidiş günüme kadar uzak kalacak.tek yapmam gereken madur hassas kızı gidiş günüme kadar oynamak.