2. bölüm / 3
Aşk-ı DerunSavrulmak
Bölümler 3Şu an: Savrulmak
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yıl 1518...
Ryaza (Rusya Toprakları)
(Ryaza'nın dar ve karışık sokaklarının birinde svetlana diye bir kız yaşıyordu.Svetlana annesiz ve babasız olarak büyümüştü, onun çilesi küçük yaştan itibaren başlıyordu.Onun dillere destan bir güzelliği vardı ryazan halkının arasında "bu kız normal bir kız değil,kendi kaderini değiştirecek" gibi laflar dolaşıyordu.Turuncu alev alev saçları,adeta bir ormanı andıran yeşil gözleri ve kar tanesi gibi beyaz teniyle bakanları hayrete düşürürdü ama o yeşil gözlere kimse uzun uzun bakmaya cesaret edemezdi...)
-Svetlana için normal bir gündü.
Sabah erkenden kalkıp işlerine halletmiş ve ortodoks kilisesine çok sevdiği amcası pop richard'ın yanına gitmişti.
-Svetlana:Batyuşka (babacığım)
-Pop Richard:Svetlana benim tatlı yeğenim seni görmek ne hoş
-Svetlana:Bugün ailem için dua etmeye geldim.
-tam o esnada dışarıdan bağırış sesleri yükseldi ryaza halkının ve kilise çanlarının sesi birbirine karışmıştı.
-Svetlana:Neler oluyor dışarıda?
-Pop:Sen dur ben şimdi bakacağım.
-birden içeriye ağır bir gürültü ile askerler girdi daha ne olduğunu anlamadan pop richardı ve orda bulunan masumları katlettiler.Amcamı kanlar içinde görünce hemen yanına çöktüm.
-Svetlana:Batyuşka n'olur uyan
Pop Richard gözlerini tam kapatmadan önce
-"Tanrı seni korusun" diyebildi.
-Orda ki askerlerden biri Svetlana'nın kolundan sertçe çekip kaldırdı,bunlar barbar tatarlardı svetlana feryat etsede zorla sürükleyip dışarıya doğru çıkardılar etraf kan gölüne dönmüstü ryaza halkı cansız bir şekilde soğuk toprakta yatıyorlardı gözümden yaşlar geldi artık sadece bir yetim değil vatansız da kalmıstım.
-Beni Tatar gemilerinden birine bindirdiler orda benim gibi ryazanın bir kaç kızı vardı çok çaresizdim göz yaşlarıma engel olamıyordum ryazanın hür ruhlu kızı şuan esirmiydi? Bu bir rüya olmalıydı askerlerden biri konuştu:
-Siz artık bizim esirimizsiniz akıllı olan hayatta kalır olmayanlar ise ezilip gider*
Bir hışımla ayağa kalkıp bunu diyen askerin üzerine doğru yürüdüm
-Biz köle değiliz tanrı sizi lanetlesin barbar pislikler
Diye haykırdı ve adamın yüzüne tükürmemle yediğim tokat bir oldu yerde aciz bir şekilde yatıyordum adam bağırdı.
-Bu kadına ne yemek ne su verilecek aklı başına gelir belki
Bir köşeye çekilip ayaklarımı kendime doğru çektim o an gözüm boynumda ki vaftiz haç kolye ne takıldı bunu bana pop Richard bebekken vaftiz edildiğimde takmıştı o andan itibaren hep boynundaydı koleyemi sıkıca tutup
-Yüce rab n'olur bana yardım et ben ne yaparım diye feryat ettim.
Aradan neredeyse neredeyse bir haftayı doldurmuştuk belki de daha fazla osmanlı denilen cehenneme gelmiştik.Bizi limanda indirip meydan gibi bir yere getirmişti burada bizim gibi kızlar satılıyordu o an analdım kı burası köle pazarıydı bizi de burda satıcaklardı içimde belli belirsiz bir korku vardı içlerinden bir adam bağırdı.
-Şu sarı saçlı olanı istiyorum kaç akçeye vermeye razıyım diyip sırıttı.
Kanım donmuştu bu nasıl bir zalimlikti? Hemen sarı saçlı o kıza döndüm hayır anlamında başına sallıyordu ama nafileydi.Neredeyse 1 saat sonra güzel giyinimli bir adam geldi görünüşe bakarsa zengin olmalıydı bir kaç kızı seçmeye başladı benim yanıma gelip "şu tutuncu saçlı hatunu da isterim" hayır diyemedim çünkü beni susturmuşlardı zaten.En sonunda o meşhur osmanlı sarayına gelmiştik benim hikayem şimdi başlıyordu
İyi okumalar canlarım hatalarım için üzgünüm 🍁
Bölüm etkileşimi
