8. bölüm · AŞK GEÇER Mİ?

8. BÖLÜM : HASTANE

Melodi Duru

Merhabalar 🎉

İyi okumalar❄️

Hemşire doktorun beni beklediğini içeri girebileceğimi söyledi ayağa kalktım doktorun odasına gittim ve içeri girdiğimde doktor hanım beni bekliyordu:

Doktor:.Buyurun güneş hanım tahlil sonuçlarınız çıkmış elimde tam tahmin ettiğim gibi dedi.
Güneş:ne oldu? Birşey mi var doktor hanım Doktor:yok yani endişe ediceğiniz bir durum yok aksine çok sevineceğiniz bir haber.
Güneş: anlamadım nasıl ne demek istiyorsunuz biraz daha detaylı anlatır mısınız?
Doktor: Tebrik ederim güneş hanım anne olacaksınız.
Bir anda şaşkına döndüm anlamadım ne dediniz dedim .
Doktor:Güneş hanım hamilesiniz tebrik ederim.Eşiniz çok sevinecek
Gülümseyip karnıma dokundum ve kafamı kaldırdım" hayır eşimin de kimseninde haberi olmayacak "dedim doktara
Doktor:Ama Güneş hanım eşinizin bilmesi gerekmez mi? Haddini aşmayacaksam eğer .

Güneş: Sizden rica ediyorum kimseye söylemeyin sorarlarsa normal kontrol diyin lütfen yalvarırım doktor hanım size güvenmek istiyorum ne eşim ne bir başkası bunu bilmeyecek gerekirse kayıtlara bile geçmeyin

Doktor: Peki tamam siz nasıl istiyorsanız öyle olsun kimseye söylemeyeceğim dosyayı da gizli tutmaya çalışacağım . Çocuğunuzun kalp atışını dinlemek ister misiniz?
Güneş:(Gözlerim dolarak)Evet isterim dedim

Doktor:Buraya uzanın dedi.
Karnıma yağlımsı bı sıvı döktü ve ultrason cihazıyla bakmaya başladı.
Doktor: Bakın burda görüyor musunuz?
Güneş:Ne kadar da küçük mercimek kadar.
Doktor:Evet şimdi küçük ama büyüyecek onu öpmeye koklamaya doyamacaksınız artık onun için yaşacaksınız ve savaşacaksınız işte o zaman çok daha güçlü olacaksınız eğer güçsüz hisseder düşerseniz aklınıza onun ilk kalp atışı gelsin inanın bu size güç verir.

Güneş:Bu sözünüzü hatırlayacağım. Doktor hanım.
Doktor; Sanırım zor bir süreç geçiriyorsunuz bu yüzden size bu konuşmayı yaptım onu düşünün stresten uzak durun hem sizi hemde bebeğinizin sağlığını etkiler .
Güneş: anladım doktor hanım
Doktor:Kalka bilirsiniz.Bebeğinizin sağlığı ve gelişimi çok iyi size bir kaç ilaç vereceğim bunları düzgün kullanın ve kontrolleriniz aksatmayın lütfen.
Güneş: Tamam doktor hanım teşekkür ederim.
Doktor: Bu benim görevim . Buyrun buda reçeteniz dedi. Odadan çıktım koridorda ilerledim ve bı anda durdum karnıma dokundum sen benim mucizemsin merak etme seni koruyacağım çok iyi bakacam herşeyi unutucam artık sen ve ben varız ve biz seninle çok güzel bir hayatımız olucak dedim .

İlerlemeye devam ettim asansörü çağırdım asansör geldi kapı açıldı asansörde aynada kendime baktım hiç mutlu olmadığım kadar mutluydum bugün o kadar kötü şeyler olmasına rağmen hala içimde herşeyin güzel olacağına dair bir umut vardı dedim içimden senin sayende bebeğim dedim, döndüm düğmeye bastım aşağı indim , tam çıkış kapısına geldim karşımda Serhat ı gördüm elimi hemen karnıma götürdüm sakin ol hiçbir şey bilimiyor seni ogrenmedi ama beni nasıl bulmuştu.Diye düşünürken Serhat yaklaştı ve yenge dedi.
Güneş:Senin burda ne işin var ?Beni takip mi ettiriyosunuz.
Serhat:Yenge abi seninle konuşmak istiyor
Güneş:Ooo bakıyorumda konuşman değişti ben gerçekten anlamıyorum siz benim bu saatten sonra Savaşı dinleyip ona inanacağımı sanıyorsunuz.yanılıyorsunuz. Oradan bakınca alnımda salak falan mı yazıyor. Beni hala yalanalrınızla kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Serhat: Estağfurullah yenge öyle demek istemedim ama abi amannn yani Savaş seninle konuşmak istiyor çok önemliymiş gelmek zorundasın yoksa zorla götürmek zorunda kalırım lütfen rica ediyorum bizimle gel arabaya bin konuş .

Güneş:Ne saçmalıyorsun sen ben hiç bir yere gelmiyorum anladın mı beni?
Bir anda kolumdan tuttu "gidiyoruz yenge" dedi .Bırak kolumu bağırırım dedim ve kolumu çektim" bana bak sana dedim ki hiç bir yere gelmiyorum"Serhatta ardından "anlamıyormusun yenge gelemek zorundasın abi öyle emretti. Ben emir kuluyum yenge "dedi ve birkaç araba hızlı bir şekilde geldi. Hepimiz oraya doğru bakarken hızlıca kapılar açıldığı gibi birkaç silahlı adam indi ateş etmeye başladılar .Serhat" yenge "diye hemen önüme geçti. Kolumdan tutu ve yakınımızdaki arabanın arkasına koşarak geçtik yere çöktük. Serhat silahını çıkardı . Bir anda yanımda ateş etmeye başladı ben ise o an sadece bebeğimi düşünüyordum sıkıca ellerimi karnımda birleştirdim.Serhat adamlara bağırarak bu "arabanın lastiği patlamış diğer arabaya götürücem yengeyi birkaçınız bizimle gelsin."

dedi onlarda "tamam" dedi "hadi yenge karşıdaki araba gidiyoruz.dedi "deli misin "
dedim "oraya nasıl geçicez kafamızı çıkaramıyoruz "Serhat ise "araba çok yakın bana güven yenge biz nerelerden çıktık sadece oraya geçicez arkamda ol hızlı hareket et yeter" dedi . Bende bebeğimi düşündüm ve "tamam" dedim .Bağırdı korumalar ateşi açın . dedi birkaç adam öne geçip ateş etmeye devam etti bizde diğer arabanın oraya geçtik yere çöktük kapıyı açtı ben bindim Serhat" kafanı kaldırma" dedi "biliyorum merak etme "dedim Oda hızlı bir şekilde şoför koltuğuna bindi ve arka koltuğa da iki tane adam bindi .Serhat hızlıca arabayı sürdü. Oradan çıktık . Bizim gittiğimizi farketmişlerdi . onlar da hemen ateşi durdurup peşimize takıldılar .Serhatta "kahretsin" dedi .Gaza daha hızlı bastı "arabaların arasından geçiyorsun yavaş ol trafikteyiz" dedim" kaza yapıcaz olamam mesafeyi açmamız lazim yoksa lastiği patlatırlar "dedi. Kavşak vardı trafik yoğundu ve tam köşede bir ağaç vardı. ilerde tam dönecektik ki birkaç araba üstümüze doğru gelmeye başladı arabayı diğer tarafa doğru çevirdi anda karşımızda tır olduğunu gördük ve görmemizle çarpışmamız bir oldu. Araba yuvarlandı ve diğer birkaç arabada bize çarpmamak için çarpıştı.Araba ters döndü etraftaki herkes birbirine yardım etmeye çalışıyordu peşimizde olan arabada gitmişti.Ben yarı baygın ayık gibiydim derken ambulans geldi .
ilk beni sonra diğerlerini çıkarıp sedyeye aldılar.Herkesi hızlı bir şekilde ambulansa bindirdiler sadece şunu çok net duyuyordum "acil kana ihtiyacı var "diyorlardı bir süre sonra hastaneye geldik yavaşça gözümü açıp kapıyordum sadece boğuk bir şekilde konuşmalarını ve tavanda ki ışığı görüyordum, acile girdik doktor geldi .Konuşmaya çalışarak tek birşey söyleyecektim orada ki hemşire doktor beye "hasta yarı baygın yarı uyanık bir şey söylemek istiyor bir bakar mısınız ? "dediğini duydum.
Doktor bey yanıma geldi. Zor bir şekilde konuşarak
"Bebeğimi kurtarın nolur"dedim.
Doktorla konuştuktan sonrası yoktu. Herşey simsiyahtı.

~1 GÜN SONRA ~

Yavaş bir şekilde gözlerimi açmaya çalıştım. Kendimi halsiz hissediyordum. Ne olmuştu bana.
Bir anda neler olduğunu tek tek hatırladım en son ne olduğuna kadar . En son kaza yapmıştık Serhatgille.Elim karnıma giderek bebeğim bebeğime bir şey oldu mu? Doktor da hala gelmedi. Ben bunu düşünürken önce hemşire hanım ve ardından ise doktor bey içeri girdi ve hemen sorumu ona ilettim
Güneş bebeğim iyimi birşey oldu mu ona lütfen birşey olmamış olsun nolur
Doktor bey sakin olun lütfen öncelikle derin nefes alın ve sakinleşin. Dedi ardından lafına şöyle devam etti.
Doktor bey üzgünüm maalesef bebeğinizi kurtaramadık. dediği andan itibaren başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Ne demişti hayır olmazdı hayır hayır ben onu yeni öğrenmiştim. Ben onu koruyamadım Biz onunla en baştan başlayacaktık. Sadece ikimiz olucaktık ama Savaş tek tutunacağım dalıda elimden almıştı artık. Elimle ne kadar zamandır kafama vuruyordum bilmiyordum sadece ağlıyordum . İçimden merak etme bebeğim sana bunu yapanlardan er ya da geç hesabını soracağım. Bir anda ellerimi yatağa bağladılar doktor beyin uğultulu duyduğum sesiyle hemen sakinleştirici iğnesi hazırla hemşire çabuk dedi. Ne ara yanıma dışarıdan iki tane daha hemşire geldi bilmiyordum ama ben kendimde değildim . Bebeğimi benden alanlardan hesap sormam gerektiğiyle ilgili düşüncelerdeydim. Etrafımda neler olduğunu bilmiyordum. Aklımı kaybetmek üzereydim neredeyse.

~1 gün sonra ~

Uyandığımda hava yeni yeni aydınlanıyordu. En son hatırladığım ağladığımdı. Hızlıca elimi karnıma götürerek sana verdiğim sözü bir şekilde o sözü tutucağım bebeğim deyip yataktan yavaş bir şekilde doğruldum ve yine yavaş bir şekilde ayağa kalktım. Ağır adımlarla odanın oradaki giysi dolabına gidip elimi dolap kapağının kulpunu tutum açtım . İçini baktığımda ise kazada giydiğim kıyafetler vardı. Onları elime alarak dolabı kapattım ve yavaş bir şekilde giyindim . Ardından beni görmemleri içinse çantamda şal vardı onu da kafama örtüp çıktım odadan. Hızlı hareketlerle asonsöre gittim . Düğmesine basıp asonsörün gelmesini bekledim . Gergindim ya eğer ben hastaneden çıkamadan yakalarlarsa Serhatgile ne olmuştu bilmiyordum sonuçta tedbirli olmakta fayda var diyerek etrafı kontrol ettim. dikkat çekmemeye çalışarak etrafa ve sakin bir şekilde sanki hastaneden kaçmıyormuşum gibi bakarken asansör gelmişti . Hızlı bir şekilde asönsöre binip 1 kata basıp kapanamasını izledim. Asansör açılınca çıktım. Hastanedeki güvenlikler yoktu şansıma danışmanın orada danışmanla konuşuyorlardı. Hazır orada değillerken çıktım. Çıkınca biraz ilerleyip hastaneden uzaklaşınca rahatladım. Yakalansaydım yani eğer Serhat gelseydi oda benimle aynı hastanedeydi sonuçta ve yine Savaşla konuşmam gerektiğini diretip beni onunla yine zorla götürmeye çalışacaktı zorla da olsa onu dinlememi istiyorlardı asla vazgeçmeyeceklerdi.
Ben rahatlamış bir şekilde ilerlerken şimdi ne yapacağımı düşünüyordum. Aslında düşündüm de benim bir değil iki planım vardı . Öncelikle hangi planımı uygulamalıydım?...

🌚 BÖLÜM SONU 🌨️

- Sizce Güneşin aklında olan iki planı ne?🤷