2. bölüm / 2
Arkamdaki Sessiz GöllgeSaklanan Sır
Bölümler 2Şu an: Saklanan Sır
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sanırım bu Bir sır olarak kalacak. Aslında geçmişi hatırlasam belki de aklıma gelebilir. Bunları düşünürken parmaklarımın klavyeye gidiş sesini duyabiliyorum. Tekrardan dosyaya tıkladım, bu sefer girdi. İçinde ne yazdığını gördüğümde ise kalbim yerinen fırlayacak gibi oldu. Dosya bir anda aşağı doğru kaydı. Metnin altında tek bir şey vardı: bir fotoğraf. Nefesim kesildi. Ekrandaki yüz… ifadesizdi. Soğuk. Gözleri doğrudan bana bakıyordu. Azılı katil. Yıllardır aranan, kimliği bulunamayan o kişi.Parmaklarım hareket etmedi. Vücudum sanki kilitlenmişti. Kalbim atmayı unutmuş gibiydi. Çünkü o yüz bana fazla tanıdık geliyordu.Tam o anda kapı sertçe açıldı. “Tuba!” Lale Hanım’ın sesi koridoru yardı. “Çabuk, yanıma gel. Hemen.”Sandalyem geriye doğru sürüklendi. Gözlerimi ekrandan ayıramıyordum ama ayaklarım istemsizce kapıya yöneldi. Bilgisayarı açık bırakıp odadan çıktım. Lale Hanım’la piyonun yanına doğru ilerlerken, arkamda kalan odada ekran bir anlığına karardı. Dosya imleci hareket etti. Bir pencere açıldı. “Dosya siliniyor…” Ve birkaç saniye sonra ekranda sadece masaüstü kaldı. Ne fotoğraf vardı. Ne dosya. Ne de biraz önce gördüğüm yüz. Sanki hiç var olmamıştı. Ama ben biliyordum. Ve birileri, benim bildiğimi fark etmişti. İşte burda bütün fırtınalar koptu. Çünkü bunu yapan kişi benim o fotoğrafı gördüğümü biliyordu. Benim şüphelerim Lale Hanım'a karşıydı, ne yaparsa yapsın tüm oklar onu gösteriyordu. Benim şüphelerim mi yanlış diye düşünüyorum da değilim. Ama evraklarla tek o ilgileniyor. Belki şüphelerim yanlıştır? Bunları düşünürken işten çıkış saatim gelmiş. Sadece Lale Hanım'a bakıp çıktım. Taksi çevirdim. Eve doğru gitmeye başladım. Taksici abi bana "İşten mi çıkıyorsun?" Dedi bende normal bulup "Evet abi çok yorucu ve karmaşık bir gündü." Dedim bakış atıp cevap vermeden yola devam etti. Garip gelmişti, sorup cevap vermeden devam etmişti. Zaten yorgundum o dalgınlıkla hiç bir şey ne düşünebiliyorum ne de başka bir şey yapabiliyordum. Meğersem taksici abi çok farklı yere sürüyormuş, kafamı telefondan kaldırdım, normal yoldu ama benim evimin tersine giden bir yoldu. Tam tekrardan telefona bakacakken beynime sinyal çok geç gitti... abiye hemen sesim biraz yüksek sesle "Hey nereye gidiyoruz,benim evim ters yönde!?" Çok sakin bir tonla "Biliyorum, bilerek seni bu yoldan getiriyorum." Dedi çok sakindi. Çok sinirimi bozmuştu. Sinirle ona "Beni ya burada bırak yoksa bu arabadan atlarım!" Diye bağırdım. Benim ciddi olmadığımı sandı ve yola devam etti. Bir hışımla arabanın kapısını açıp atladım... işte o an birden midem bulandı, başım dönüyordu ve bum gözlerim karardı... gözlerimi hastanede açtım hemşire serumumu değiştiriyordu. Benim uyandığımı görünce "Uyandınız sonunda, merak etmeyin en yakın zamanda taburcu olursunuz." Dedi. "Tamam" anlamında başımı salladım. Başım çok ağrıyordu. Neden ağrıdığını biliyordum. Arabadan atlamıştım. Ve vücudum buna dayanamadı.bu çok normal. Ve vücudum anlamanın etkisiyle beraber dayanamamış ve bayılmıştım. Ama beni buraya kim getirmişti? Hemşire tam çıkmadan ona seslendim "Hemşire hanım" bana dönüp baktı ve "buyurun" dedi. "Beni hastaneye getiren kimdi?" Hemşire bir anlığına sustu ve "bilmiyorum bu bilgiler bize gelmiyor." Dedi. Ama yalan söylediği çok cazip ve görünürde. Hiç ısrar etmedim ve sadece kafamı salladım. Çünkü zorlasam da aynı şekilde devam edicekti. Peki beni buraya getiren belli değilse beni götüren kimdi?Bu belli miydi? Aklıma sorular gelmişti, ama cevaplayan yoktu ben ve sadece beynimdeki ses konuşuyordu. Elbette bunun peşini bırakmayacaktım bunu çok iyi biliyordum...
Bölüm etkileşimi
