1. bölüm / 1
Arkadaşlar ArasındaA Single Kiss, Just For Fun
Bölümler 1Şu an: A Single Kiss, Just For Fun
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Şşşt sessiz ol, Matteo, kazanı devireceksin şimdi! Teyzeni uyandıracaksın!" Dedi Julian telaşla.
Matteo elindeki çırpıcıyı sallayarak, "Sıcak çikolata yapıyorum şurada, dırdır etme de yardım et!" diye fısıldadı.
O sırada kilerden çıkan Beatrice Teyze ellerini beline koydu. Beni görünce yüzü aydınlandı. "Bella! Güzel kızım, sonunda geldin!" diyerek beni kollarına aldı. "Bak en sevdiğin kurabiyelerden yaptım. Ama yukarıda abiniz uyuyor, gürültü yapıp adamı delirtmeyin."
Beatrice Teyze kurabiye tepsisini masaya bırakıp "Ben odama çekiliyorum, çok yorgunum. Bu gece tek bir çıt duymayacağım çocuklarm." diyerek yukarı çıktı.
Salona doğru ilerlediğimde ise beni her zamanki tanıdık kaos karşıladı. Julian ve Asher di. Dev ekranın karşısında, ellerindeki oyun kumandalarını neredeyse kıracak gibi sıkan iki adam duruyordu.
"Asher hile yapıyorsun pislik, o tuşa basmadım!" diye bağırdı Julian.
Asher ise koltuğa tamamen yayılmış, dudaklarının kenarındaki o sinir bozucu, alaycı playboy sırıtışıyla tek bir parmağını oynatarak Julian'ı ekranda paramparça ediyordu. Bakışlarını ekrandan ayırmadan, "Julian yine kendi yenilgi rekorunu kırıyor, içeri girerken adımlarına dikkat et Bella, her an üzerine fırlayabilir," dedi kısık ve özgüvenli sesiyle.
"Sizin bu bitmeyen geriliminiz yüzünden bir gün bu ev ortadan ikiye ayrılacak," diye mırıldandı köşeden bir ses.
Koltuğun en ucunda, gürültüden tamamen bağımsız bir şekilde oturan Nate, kulaklığının tekini çıkarıp gözlüklerinin üzerinden bana baktı. Dudaklarında "Hoş geldin" der gibi zeki ve sakin bir tebessüm vardı. "İkisi de çocuk gibi davranıyor. Ayrıca burası senin için çok gürültülü, dinlenmen gerekiyordu."
"Ee, "dedim "Bu gece nerede yatacağım? "
Julian esneyerek kollarını iki yana açtı. "Benim koltuk gayet rahat, bütün gece buradayım zaten. Sana feda olsun," dedi göz kırparak.
Asher hemen minderlerden birini Julian’ın kafasına fırlatıp araya girdi. "Saçmalama Julian, kız koltukta mı yatacak? Benim odadaki yatak geniş, senin için hazırladım bile," dedi alaycı bir gülüşle.
Nate gözlüklerini burnunun üzerine itip kitabını kapattı. "İkiniz de yatağınızı hemen teslim etmeye ne kadar meraklısınız," diye fısıldadı lafı gediğine oturtarak.
Julian a döndüm " Julian bana yukarıdan battaniyeleri ve yastıkları taşımada yardım eder misin?"
Julian sanki bu anı bekliyormuş gibi anında ayağa fırladı. "Battaniye mi? Ben bu evin en iyi battaniye taşıyıcısıyım! Ver bakalım, hepsini ben hallederim," dedi ve yukarı koştu.
"Madem ikinizde veriyosunuz , o zaman çekiliş yapalım sisenin ucunu kendine getiren kazanır " dedim
Asher kumandayı bıraktı. "Şişe mi? Meydan okuma kabul edildi."
^^^
Şişe masanın üzerinde hızla dönmeye başladı. Julian kafasını yastığın arkasından uzatıp merakla izliyordu. Şişe yavaşladı, yavaşladı ve sonunda durdu. Ağzı tam olarak Asher’e dönmüştü.
Julian hemen atıldı: "Vay vay vay! Asher! Sıra sende dostum! Doğruluk mu cesaret mi? Sakın 'doğruluk' deme, çok sıkıcı oluyor!"
Asher Bella ya dönüp hafifçe gülümsedi. "Tamam tamam, sakin ol Julian" dedi ve Bella'nın gözlerinin içine bakarak sordu: "Doğruluk mu, cesaret mi?"
"Ben soruyorum hoop," diyerek araya girdim "Matteo bu oyun şimdi başlıyor dedim ve güldüm. Az önce Sen cesaret dedin, ben veriyorum sana görev: Asher, Julian'ı dudağından bir kez öp. Nasıl öpüyorsan öp, sadece bir defa."
Oda bir anda sesizlesti. Julian'ın ağzı açık kaldı, Matteo kahkahayı patlatırken masaya vurmaya başladı. Asher ise gözlerini kocaman açıp Bell' e baktı, sonra yavaşça Julian' a döndü.
"Bell..." dedi Asher, sesi hem şaşkın hem de gülmekten kırılmak üzereydi. "Bu gerçekten mi? Julian'i mi?"
Julian, bir yandan şok içinde, bir yandan da sırıtmaya çalışarak ayağa kalktı. "Hey! Ben kurban mıyım yani? Asher, sakın yapma, sakın!" dedi ama sesi heyecanını gizleyemiyordu.
Asher yavaşça yerinden kalktı, Julian in yanına doğru ilerledi. Julian'in omzuna elini koydu. "Kızın emri," dedi Asher, sesinde muzip bir tınıyla. "Tek seferlik bir şey, çok değil."
Asher, Julian'in yanağına hızlıca ve hafifçe bir öpücük kondurdu. Julian önce donup kaldı, sonra sanki bir elektrik şokuna kapılmış gibi irkildi.
"Hey! Bu neydi böyle? Asher sen bir adamın duygularıyla oynuyorsun!" diye bağırdı Julian, ama yüzünde kocaman, aptalca bir gülümseme vardı. Kendi kendine mırıldanmaya başladı: "Vay be, Asher beni öptü..."
Matteo, Bella 'nın sırtına vurarak kahkahalar atmaya devam ediyordu. "Bu yılın en iyi anıydı! Bella, sen bir dahisin!"
Asher yerine geri otururken, Bella ya dönüp göz kırptı. "Görev tamamlandı," dedi gururla. "Şimdi şişe sende, Bella. Çevir bakalım, kime kimi veriyoruz?"
"İtiraz itiraz var! Yanağına değil dudağına demiştim ama bu olmaz," diyerek itiraz ettim.
Julian Asher’in yanağına kondurduğu o kısa öpücükten sonra bir anda ayağa fırladı. "Ne?! Dudağıma mı? Asher, sen az önce sadece yanağıma bir vıcık kondurdun!" diye bağırdı, sesi hem şaşkın hem de heyecanlı geliyordu.
Asher ellerini havaya kaldırdı, masadaki kreplerden birini ağzına attı. "Bella, sen ne diyorsun? Ben adamın dudağına mı konduracağım? Asher Blackson olmanın bir onuru var!" dedi ama yüzünde kocaman bir sırıtış vardı.
Matteo kahkahalarla yerinde zıplıyordu. "Oha! Bella, sen gerçekten çılgınmışsın! Asher ve Julian’ı öpüştürmek mi? Bu oyun artık başka bir seviyeye geçti!"
Nate ise odadaki bu çığlıklara sadece derin bir iç çekerek karşılık verdi. Kafasını bilgisayar ekranından ayırmadan, klavyede hızla bir şeyler yazmaya devam ediyordu. "Biriniz şu gerzeğin sesini kısabilir mi? Kod yazmaya çalışıyorum," diye mırıldandı. Ancak odadaki gerginliği sezmiş olacak ki, nihayet kafasını kaldırıp bize baktı. O bile bu ironik durumu ancak o an fark etmişti.
"Sen kasindin Julian" dedim ikisine bakarak" sadece bir kere sadece eğlence," dedim hevesle.
Julian Bella nin "Sadece bir kere, sadece eğlence" demesiyle birlikte derin bir nefes aldı. "Tamam, tamam! Sadece eğlence diyorsan tamam!" dedi ve Asher in yanına gidip kolunu omzuna attı. "Ama sonra bana borcun var, haberin olsun."
Asher ise yüzünü buruşturarak Julian'a baktı. "Gerçekten mi? Julian senin o yapış yapış ağzına yaklaşmak istemiyorum," diye söylendi ama yine de yerinden kımıldamadı.
İkisi birbirine yaklaştığında Matteo heyecanla masaya vurdu. "Hadi! Hadi! Hadi!"
Julian , Asher in çenesini tutup onu kendine doğru çekti ve hızlıca dudaklarına kısa bir öpücük kondurdu. Asher hemen geri çekilip elinin tersiyle ağzını sildi. "Öğğğ, iğrençti! Bella, sen gerçekten bir delisin"
Asher ağzını silmeye devam ediyordu
Matteo "istersen sana deterjan getirebilirim " dedi hâlâ gülerken,
Dişarıda kulakları sağır edici bir gök gürültüsü koptu. Hemen ardından kapı büyük bir gürültüyle vuruldu.
Güm. Güm. Güm.
Matteo "Bu saatte kim olabilir ki?"
"Ben bakarım," diyen Julian hemen ayaklandı. Asher da hâlâ ağzını silerek huysuzca onun arkasından koridora yürüdü. İkisi birlikte kapıya yaklaşırken Julian kapıyı yavaşça araladı. "Kim var orad—"
Lafı havada kesildi.
Devasa bir şimşek çaktı ve kapının önünü aydınlattı. Tam önlerinde, sırılsıklam olmuş yağmurluğuyla, başına kapüşonunu tamamen geçirmiş ve ayağında çizmeleri olan biri duruyordu. Ve en korkuncu... Elinde kocaman bir inşaat küreği tutuyordu.
O görüntüyü görür görmez ikisinden de aynı anda bir çığlık koptu.
Julian o panikle geriye kaçmaya çalışırken ayağı paspasa takıldı ve sendeleyerek kapının dışına, ıslak betonun üzerine yuvarlandı.
Kapının önündeki gölge küreğiyle birlikte ona doğru bir adım atınca, Asher'ın gözü döndü. Can havliyle, arkasında tamamen Julian in olduğunu unutarak ileri atıldı ve kapıyı tüm gücüyle çarparak kapattı. Kilit sesinin koridorda yankılanmasıyla sırtını kapıya yasladı, nefes nefese kalmıştı.
O şiddetli gürültü ve çığlık sesleriyle birlikte, merdivenlerde bir hareketlilik koptu. Damian, o kalıplı ve heybetli cüssesiyle basamakları üçer beşer inerek bir fırtına gibi koridora fırladı. Yüzündeki o her zamanki sert, umursamaz ifade gitmiş, yerini saf bir panik ve öfkeye bırakmıştı. Gözleri hızla koridorda, ardından salonda gezindi. Sanki deli gibi birini arıyordu.
Matteo ve ben şok içinde Asher’a bakarken, Damian büyük adımlarla ileri atıldı. Asher’ın o panikle titreyen omuzlarını kavrayıp onu kapıdan sertçe uzaklaştırdı. Gözlerini Asher'ın gözlerine diktiğinde, sesindeki o gizli, korumacı öfke koridoru titretti:
"Julian nerede? Onu dışarıda mı bıraktın?!"
Bölüm etkileşimi
